Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, Ortadoğu’daki gelişmeler üzerine gerçekleştirdikleri olağanüstü video konferansın ardından ortak bildiri yayımladı. Toplantı, AB Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile üç saat sürdü.
Cumartesi günü İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik bombardıman başlatmasının ardından bölgede belirsiz sayıda Avrupa vatandaşı mahsur kaldı. İran ise saldırılara ve dini lider Ali Hamaney’in ölümüne karşılık olarak Ortadoğu’daki çeşitli hedeflere misilleme düzenledi. Gelişmeler, başta Dubai ve Abu Dabi olmak üzere bölgedeki büyük havalimanlarında binlerce uçuşun iptal edilmesine yol açtı.
AB’nin ortak açıklamasında, “Gerekirse AB Sivil Koruma Mekanizması’nın devreye alınması da dahil olmak üzere, bölgedeki AB vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için tüm gerekli adımlar atılmaktadır” denildi. Açıklamada ayrıca İran’daki gelişmelerin daha geniş bir çatışma sarmalına dönüşmemesi gerektiği vurgulandı.
Bildiride, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda olası bir kesintinin ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceği belirtildi ve bu koridorun açık tutulması çağrısında bulunuldu.
Ortak metin, ABD ve İsrail’in İran’da rejim değişikliği yönündeki hedeflerine açık bir destek içermedi. Bildiride, “AB, İran halkıyla dayanışmasını yineler ve evrensel insan hakları ile temel özgürlüklerin tam anlamıyla güvence altına alındığı bir gelecek yönündeki meşru taleplerini güçlü biçimde destekler” ifadesi yer aldı.
Buna karşın, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen pazar günü sosyal medya paylaşımında İran’da “güvenilir bir geçiş sürecine acil ihtiyaç” bulunduğunu belirterek rejim değişikliği çağrısında bulundu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise federal hükümetin, “molla rejiminin” sona erme ihtimalinin birçok İranlıda yarattığı “rahatlama” duygusunu paylaştığını söyledi. Merz, ABD ve İsrail saldırılarının hukuki boyutunun tartışmalı olduğunu kabul etmekle birlikte, “küresel güvenliği tehdit eden bir terör rejimi karşısında müttefiklere ders vermenin anlamlı olmadığını” savundu. Dışişleri Konseyi toplantısının ardından İspanya ve Slovenya ise gerilimin düşürülmesi ve diplomasi çağrısı yaptı.
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “Savaş ve şiddet, çatışmaların çözüm yöntemi olarak normalleştirilemez. İspanya uluslararası hukuka saygı çağrısı yapmaktadır” dedi.
Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon da güç kullanımının masum sivillerin hayatını tehlikeye attığını ve barış ile güvenlik üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade ederek itidal çağrısı yaptı.
Her iki ülke de İsrail’in Gazze’de Hamas’a yönelik askeri operasyonlarını eleştirmiş ve Filistin’i tanıma kararı almıştı.
Diğer İçerikler