Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı'nı resmen onaylamasının ardından Yunan kamuoyunda ve Doğu Akdeniz diplomasi trafiğinde geniş yankı uyandıran tartışmalar sürüyor. Yunanistan merkezli iEidiseis.gr platformunun "Insight" yayınına katılan Yunan Uluslararası Hukuk Profesörü Petros Liakouras, sürecin hukuki ve siyasi yansımalarına dikkat çekti. Onay kararının Yunanistan'da ciddi bir hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan Liakouras, Libya'nın parlamenter onayla birlikte Türkiye ile daha uyumlu bir çizgiye kaydığını ve Ankara'nın hamlesiyle Atina'nın tüm bölgesel hesaplarının bozulduğunu kaydetti.
Söz konusu kararın yalnızca idari bir onay süreci olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Liakouras, bu adımın Doğu Akdeniz'deki jeopolitik güç dengelerinde Türkiye'nin elini belirgin biçimde güçlendirdiğini dile getirdi. Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini çerçevesinde izlediği kararlı diplomasinin ve Libya içindeki dengeli tutumunun siyasi bir kazanıma dönüştüğünü belirten Yunan akademisyen, Atina'nın Libya makamlarıyla diyalog kurmakta zafiyet yaşadığını ve gelişmenin Yunan tarafında şaşkınlık yarattığını aktardı. 2019'da imzalanıp Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde tescil ettirilen mutabakatın Libya parlamentosu tarafından da kabul görmesiyle birlikte, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bölgedeki tek taraflı tezlerinin büyük yara aldığı değerlendiriliyor.