Trump Pekin’i ABD Seçimlerine Müdahale Etmekle Suçlamıştı, Çin, Trump'ın Seçimlere Müdahale Suçlamalarını Reddetti: "Tamamen Uydurma"

Çin yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'i Amerikan seçimlerine müdahale etmek ve milyonlarca seçmenin verilerini ele geçirmekle suçlayan iddialarını kesin bir dille reddetti. Çin Dışişleri Bakanlığı, iddiaların hiçbir gerçekliği olmadığını ve tamamen karalama amacı taşıdığını açıklarken, Washington'ı iç siyasi çekişmelerine Çin'i alet etmeyi bırakmaya çağırdı.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian düzenlediği basın toplantısında, Donald Trump'ın ortaya attığı suçlamaların hedefinin Pekin'i uluslararası kamuoyunda karalamak olduğunu belirtti. ABD'nin iç işlerine karışmak gibi bir niyetlerinin hiçbir zaman olmadığını vurgulayan Lin, şu ifadeleri kullandı:

"ABD tarafından dile getirilen ilgili iddialar tamamen uydurmadır ve Çin'i karalamayı amaçlamaktadır. ABD seçimlerine müdahale etmek gibi bir çıkarımız yoktur ve bunu hiçbir zaman yapmadık. ABD'yi, seçimlerinde Çin'i bir gündem konusu yapmayı bırakmaya ve Çin-ABD ilişkilerine olumlu katkı sağlayacak adımlar atmaya çağırıyoruz."

Sözcü Lin Jian, Trump'ın bu sert çıkışının, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in eylül ayında ABD'ye yapması planlanan kritik ziyareti etkileyip etkilemeyeceğine yönelik soruya ise net bir yanıt vermekten kaçınarak, Washington'a ikili ilişkileri germeme uyarısında bulunmakla yetindi.

Trump'ın "Gizli Belge" ve Milyonlarca Seçmen Verisi İddiası

Gerilimi tırmandıran süreç, Donald Trump'ın perşembe akşamı gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasıyla başladı. Konuşmasında, daha önce 2020 seçimlerindeki yenilgisini kabul etmemek için de öne sürdüğü seçim yolsuzluğu ve dış müdahale iddialarını yineleyen Trump, "Amerika geri döndü ve gerçekten çok iyi gidiyor. Ancak hâlâ acilen ele alınması gereken büyük bir sorunumuz var. Çünkü hiçbir ülke adil ve dürüst seçimler olmadan büyük olamaz," ifadelerini kullandı.

Suçlamalarını bir adım öteye taşıyan Trump, Çin'in yasa dışı yollarla 220 milyon ABD seçmenine ait gizli kayıt dosyasını ele geçirdiğini iddia etti. Bu dosyalarda seçmenlerin isimleri, adresleri, telefon numaraları, siyasi parti tercihleri ve resmi seçmen kaydı bilgileri bulunduğunu öne süren Trump, bu casusluk faaliyetini kanıtladığını iddia ettiği gizli belgeleri yakında kamuoyuna açıklayacağını duyurdu. Ancak Trump'ın ısrarla dile getirdiği bu iddialar, kendi eski Adalet Bakanı William Barr'ın dönemsel raporları da dahil olmak üzere, geçmişte yapılan ve 2020 seçimlerinde yaygın bir sahtekarlık bulunmadığını ortaya koyan resmi denetim sonuçlarıyla açıkça çelişiyor.

Asya-Pasifik Hattında Diplomatik Trafik Hızlanıyor

Washington ve Pekin arasında seçim suçlamaları üzerinden karşılıklı restleşmeler yaşanırken, ABD diplomasisi Asya-Pasifik bölgesindeki müttefikleriyle bağlarını güçlendirmek için yeni bir hamle başlattı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, Dışişleri Bakanlığı koltuğundaki Marco Rubio'nun gelecek hafta Filipinler'e giderek Güneydoğu Asyalı mevkidaşlarıyla bir araya geleceğini duyurdu.

Ziyaretin amacını "bölge ve Amerikan halkı için güvenlik, emniyet ve refah sağlayan özgür ve açık bir Hint-Pasifik vizyonunu ilerletmek" olarak açıklayan sözcü, programın detaylarına dair ayrıntı paylaşmadı. Geçtiğimiz yıl ASEAN toplantısında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya gelen ve son olarak Trump'ın ilkbahardaki Çin ziyareti sonrası Pekin ile telefon diplomasisi yürüten Rubio'nun bu seyahati, bölgedeki Çin nüfuzunu dengeleme arayışı olarak yorumlanıyor.

Kaynak: Euronews

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA