Ulaştırma Bakanları İmzayı Attı: Sultan 2. Abdülhamid’in Yaptırdığı Tarihi Hicaz Demiryolu Yeniden İnşa Ediliyor, İsrail Bu Hamlenin Hindistan-İsrail IMEC Projesi’ni Çöpe Atacağını Yazdı

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Riyad’da imzalanan mutabakat zaptıyla tarihi Hicaz Demiryolu’nun yeniden canlandırılması için önemli bir adım atıldı. Ankara ve Riyad’ın öncülüğünde şekillenen yeni ulaşım koridorunun Körfez’i Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlaması hedeflenirken, İsrail basınında projeye ilişkin dikkat çekici analizler yayımlandı. Bazı değerlendirmelerde, hattın hayata geçmesinin Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) için ciddi bir alternatif oluşturabileceği belirtildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında demiryolu iş birliği ve bağlantıların geliştirilmesine yönelik imzalanan mutabakat zaptı, Osmanlı döneminin en önemli ulaşım projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu’nu yeniden gündeme taşıdı. Riyad’da düzenlenen törende Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı Salih bin Nasır el-Jasser, ulaştırma ve lojistik alanlarında iş birliğini derinleştirecek anlaşmalara imza attı.

Mutabakat kapsamında demiryolu teknolojileri, altyapı yatırımları, eğitim, insan kaynağı ve lojistik ağların geliştirilmesi alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Suudi Arabistan tarafı ayrıca Körfez ve Kızıldeniz limanları arasındaki ticari hareketliliğin daha akışkan hale getirilmesi için operasyonel esneklik sağlanacağını vurguladı. Yeni hatla birlikte Körfez bölgesinin Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına daha hızlı bağlanması hedefleniyor.

1900 yılında Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla inşa edilmeye başlanan Hicaz Demiryolu, İstanbul’u Şam üzerinden Medine’ye bağlayan stratejik bir ulaşım ağı olarak tarihe geçmişti. Birinci Dünya Savaşı sırasında büyük ölçüde zarar gören hattın modern şartlara uygun şekilde yeniden canlandırılması, son yılların en kapsamlı bölgesel ulaştırma projelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Projenin yalnızca Türkiye ve Suudi Arabistan arasında değil, Suriye ve Ürdün’ü de kapsayan geniş bir ticaret koridoruna dönüşmesi bekleniyor. Uzun vadede hattın Riyad’dan Körfez bölgesine ve Umman’a kadar uzatılması planlanırken, Kızıldeniz ile Akdeniz arasındaki ticaret akışının önemli ölçüde hızlanacağı öngörülüyor.

Öte yandan proje, bölgesel ticaret koridorları üzerindeki rekabeti de yeniden gündeme taşıdı. İsrail basınında ve çeşitli analizlerde, Türkiye öncülüğünde geliştirilen yeni ulaşım ağlarının İsrail’in dahil olduğu Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na (IMEC) güçlü bir alternatif oluşturabileceği ifade edildi. Bazı değerlendirmelerde Ankara’nın Suriye, Ürdün, Irak ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ulaştırma projelerinin Tel Aviv’de yakından takip edildiği belirtilirken, yeni demiryolu ağının bölgesel lojistik dengeleri değiştirebileceğine dikkat çekildi.

Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesinin yalnızca tarihi bir hattın restorasyonu anlamına gelmediği, aynı zamanda Asya, Körfez ve Avrupa arasındaki ticaret yollarını yeniden şekillendirebilecek stratejik bir hamle olduğu değerlendiriliyor. Riyad’da atılan imzaların ardından gözler, projenin fizibilite çalışmalarına ve uygulama takvimine çevrildi.

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA