İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Milli Uçak Gemisi Forumu’nda, Türkiye’ningeliştirdiği milli uçak gemisinin teknik özellikleri ilk kez paylaşıldı. Donanma için stratejik bir güç çarpanı olacak bu platform, denizlerde uzun süreli operasyon kabiliyeti ve ileri savunma sistemleriyle öne çıkıyor.
Projede görevli Mühendis Üsteğmen Aykut Demirezen, geminin 10 bin deniz mili menzili ile yakıt ikmali yapmadan New York’a gidip geri dönebileceğini belirtti. Bu menzil, harekât şartları ve sürat analizleri doğrultusunda oluşturulan makina konfigürasyonu sayesinde sağlanacak. Kimyasal, biyolojik ve nükleer tehditlere karşı koruma sağlayan atmosfer kontrol sistemleri gemiye entegre edilecek. Bu özellik, personelin tehlikeli koşullarda dahi güvenle görev yapmasını mümkün kılacak.
40 MW kurulu elektrik gücüne sahip olacak gemi, yaklaşık 3 bin konutun enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olacak. Elektrik sistemleri yüksek gerilimle (6.600 volt) çalışacak ve tümü sensör destekli uzaktan kontrol imkânına sahip olacak şekilde tasarlandı. Milli uçak gemisi, ÇAFRAD radar sistemi ile 750 kilometre menzilde hava ve suüstü hedeflerini tespit edebilecek. Ayrıca 32 hücreli milli dikey atım sistemi, elektro-optik gözetim, sonar ve elektronik harp yetenekleri geminin savunma kabiliyetlerini güçlendirecek. Yakın hava savunma sistemleri ve sualtı karıştırma sistemleri de platforma entegre edilecek.
Tasarımda düşük radar görünürlüğü için özel malzemeler kullanılacak ve olası patlamalara karşı perdeleme sistemleri ile dayanıklılık artırılacak. Bu özellikler, gemiyi sadece saldırı değil, yükseksavunma dayanımıyla da öne çıkaracak. Ayrıca gemi, en az 50 yerli SİHA taşıyabilecek ve TB-3 gibi katlanabilir kanatlı insansız hava araçlarıyla birlikte geniş bir operasyonel esneklik sağlayacak. Milli uçak gemisinin hayata geçmesiyle Türkiye, açık denizlerde daha uzun süre kalabilen, bağımsız hareket edebilen ve yüksek teknolojik üstünlük sağlayan bir platforma kavuşmuş olacak.
Diğer İçerikler