Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Askerî İttifakı İsrail’in Kabusu

Bloomberg’te yayımlanan bir habere göre, Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan karşılıklı savunma anlaşmasına katılmasının “çok muhtemel” olduğu, Ankara’nın bu paktın bir parçası olmak üzere ileri düzey görüşmeler yürüttüğü bildirildi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Riyad ile nükleer silahlara sahip tek Müslüman ülke olan Pakistan arasında Eylül ayında imzalanan savunma anlaşmasının, İsrail’in Katar’da Hamas liderliğine yönelik başarısız saldırısının ardından gündeme geldiği belirtiliyor. Söz konusu saldırı, Körfez ülkelerinde ciddi güvenlik endişelerine yol açmıştı. Anlaşma doğrudan nükleer silahlara atıf yapmasa da, taraflardan birine yönelik saldırının tüm ülkelere yapılmış sayılmasını öngörüyor. Türkiye’nin bu pakta katılması hâlinde, Ankara’nın fiilen İslamabad’ın nükleer caydırıcılığıyla aynı güvenlik şemsiyesi altında yer alabileceği değerlendiriliyor.

ABD’ye Güven Tartışması ve Trump Dönemi

Bloomberg’in haberinde, ABD Başkanı Donald Trump döneminde Washington’ın güvenilirliğine ilişkin müttefik ülkelerde artan soru işaretlerine vurgu yapılıyor. Ankara merkezli güvenlik analisti Nihat Ali Özcan, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, ABD’nin bölgede önceliğini kendi çıkarları ve İsrail’e vermesinin, ülkeleri yeni güvenlik mekanizmaları geliştirmeye ittiğini ifade ediyor.

Buna karşın Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın ilişkilere sahip olduğu ve Türkiye’nin bölgede daha aktif rol üstlenmesini teşvik ettiği belirtiliyor. Trump yönetiminin Türkiye’yi yeniden F-35 savaş uçağı programına dâhil edebileceğine yönelik mesajları ise İsrail’de ciddi rahatsızlık yaratıyor.

Gazze ve Suriye Gerilimi

Türkiye, Gazze savaşı nedeniyle İsrail’in en sert eleştirmenlerinden biri konumuna gelirken, Erdoğan’ın İsrail’in eylemlerini Holokost’a benzetmesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da germiş durumda. Ayrıca Aralık 2024’te Türkiye destekli grupların, İran destekli lider Beşar Esad’ı devirmesinin ardından Suriye’de yaşanan gelişmeler de Ankara–Tel Aviv hattındaki tansiyonu yükselten unsurlar arasında yer alıyor.

İsrail Basını: “Oyun Değiştirici”

İsrail basını, Ankara’nın Suudi Arabistan ve Pakistan merkezli savunma ittifakına katılma ihtimalini “oyun değiştirici” olarak yorumladı. İsrail medyasında yer alan analizlerde, Türkiye’nin bu yapıya dâhil olmasının Tel Aviv açısından ciddi bir stratejik tehdit oluşturabileceği vurgulandı.

Bloomberg’in geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin bu savunma ittifakına katılmayı talep ettiğini öne sürmesinin ardından, İsrail basınında konuya dair değerlendirmelerin yoğunlaştığı görülüyor. Üç ülke arasında kurulması planlanan yapının karşılıklı savunma esasına dayandığı ve bir ülkeye yönelik saldırının tüm ülkelere yapılmış sayılacağı özellikle öne çıkarılıyor.

“İsrail’in Bütün Hesapları Altüst Olur”

İsrail’de yayın yapan News1 ve Sadanews’te yer alan yorumlarda, Türkiye’nin ittifaka dâhil olması hâlinde İsrail’in Orta Doğu’daki stratejik planlarının ciddi biçimde zarar göreceği ifade edildi. Yorumlarda, Netanyahu yönetiminin süreci yakından takip ettiği ileri sürüldü.

Ynet’te yayımlanan değerlendirmede ise Türkiye’nin savunma ittifakına katılması hâlinde üç ülke arasındaki askerî bağlarda yeni bir dönemin başlayacağı belirtildi. Türkiye ile Pakistan’ın uzun süredir yakın askerî ilişkilere sahip olduğu hatırlatılarak, Ankara’nın Pakistan donanması için korvet gemileri inşa ettiği, F-16 savaş uçaklarını modernize ettiği ve iki ülke arasında insansız hava aracı teknolojilerinin paylaşıldığı vurgulandı. Ayrıca Türkiye’nin, Pakistan ve Suudi Arabistan’ı beşinci nesil savaş uçağı projesi KAAN’a dâhil etmeye çalıştığı da hatırlatıldı.

Maariv: Türkiye Merkezde, İsrail Dışarıda

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Maariv de konuya geniş yer ayırdı. Gazetede yer alan yorumda, Türkiye’nin yeni güvenlik mimarisinin merkezinde yer alacağı, İsrail’in ise bu yapının dışında kalacağı ileri sürüldü.

Analizlerde, Türkiye’nin NATO içindeki en büyük ordulardan birine sahip olduğu, gelişmiş savunma sanayisi, insansız hava araçları, deniz platformları ve beşinci nesil savaş uçağı projeleriyle ittifakta belirleyici bir aktör olacağına dikkat çekildi. Suudi Arabistan’ın mali gücü ile Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve balistik füze yeteneklerinin, Türkiye’nin sahadaki askerî tecrübesiyle birleşmesi hâlinde Orta Doğu’daki dengelerin köklü biçimde değişebileceği ifade edildi. Haberde konu ile ilgili şu ifadeler yer aldı: "Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattında kurulacak savunma bloğu, Orta Doğu’da İsrail merkezli denklemi sona erdirebilir. Tel Aviv’in uzun süredir dayandığı askeri ve siyasi üstünlük algısı sarsılmanın eşiğinde"

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumu ve Gazze’ye yönelik politikalarının da bu yeni güvenlik denkleminde belirleyici unsurlar arasında yer aldığı vurgulandı.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA