Ünlü araştırmacı ve yazar Dr. Muhammed Muhtar Şankıti, bir YouTube kanalına verdiği röportajda Hamas liderlerinden Yahya Sinvar’ın İran’ın bölgesel stratejisini açık biçimde gördüğünü ve bunu dile getirdiğini belirtti. Şankıti’ye göre Sinvar, Hamas’ın, Hizbullah’ın ve Esad rejiminin İran’ın “ileri savunma planı”nın bir parçası olduğunun farkındaydı.
Şankıti’nin aktardığına göre Sinvar şu ifadeyi kullanmıştı: “Biz İranlılar açısından sadece bir kalkanız.” Bu sözle Gazze’nin ve bölgedeki direniş güçlerinin, İran açısından İsrail’e karşı bir ön cephe işlevi gördüğünü kabul ettiğini savundu. Bu stratejinin mantığına göre İsrail İran’ı uzaktan hedef alırsa, İran da Gazze, Güney Lübnan veya Golan üzerinden dolaylı karşılık verebilecekti.
Şankıti, Sinvar’ın İranlıların özel yazışmalarda açık şekilde “Tufan operasyonuna katılmayacağız” mesajı verdiğini söylediğini aktardı. Buna rağmen Sinvar’ın İran’ı sürece sürüklemeyi hedeflediğini ileri süren Şankıti, “Bu, onları zor durumda bırakmayacağımız anlamına gelmiyor. Biz onları bu işe sürükleyeceğiz. Önemli olan bizim ilerlememiz” sözlerinin bu stratejiyi yansıttığını ifade etti.
Şankıti’ye göre Sinvar, “Aksa Tufanı”nın etkilerinin Gazze sınırlarıyla sınırlı kalmayacağını biliyordu. Her savaşın hem amaçlanan hem de amaçlanmayan sonuçları olduğunu belirten Şankıti, Tufan’ın beklenmeyen sonuçlarından birinin Suriye’deki gelişmeler olduğunu savundu. Ona göre bazen savaşların öngörülmeyen sonuçları, planlanan sonuçlarından daha büyük etkiler doğurur.
“İran Katılmayacağız Dedi, Sinvar Onları Sürüklemek İstedi”
Şankıti’nin değerlendirmesinde en dikkat çekici noktalardan biri, İran’ın İsrail’le dolaylı değil doğrudan bir savaşa sürüklenmesi ihtimali oldu. Bunun Filistin meselesinde tarihî bir gelişme anlamına geleceğini savunan Şankıti, asıl sorunun İran’ın doğrudan bir savaşa girmesi halinde bunun Filistin davasına etkisinin ne olacağı olduğunu söyledi.
Bölgedeki devletlerin son olarak 1973’te İsrail’le doğrudan savaştığını hatırlatan Şankıti, son 50 yılda çatışmaların devlet dışı aktörler üzerinden yürüdüğünü belirtti. Filistin Kurtuluş Örgütü, Hamas ve Hizbullah’ın direniş gösterdiğini; ancak bir devletin doğrudan İsrail’le savaşmadığını vurguladı.
Bu nedenle İran gibi bir bölge devletinin İsrail’le doğrudan savaşa girmesinin 1973’e dönüş anlamı taşıyacağını ifade eden Şankıti, İsrail’in son yarım yüzyıldır yalnızca Güney Lübnan’daki veya Gazze’deki direniş güçleriyle karşı karşıya kalmaya alıştığını söyledi. Ona göre bölge devletlerinden biriyle gerçek bir savaş ihtimali hem İsrail’i hem de ABD’yi ciddi biçimde rahatsız ediyor.
Şankıti, “Tufan”ın yol açtığı en önemli gelişmelerden birinin, İsrail ile bölgedeki önemli bir devlet arasında doğrudan savaş ihtimaline kapı aralaması olduğunu savundu. Ayrıca bunun gelecekte Suriye ve hatta Türkiye ile olası doğrudan çatışma ihtimallerini de gündeme getirebileceğini belirtti.
Dr. Muhammed Muhtar Şankıti Kimdir?
1968 yılında Moritanya’da doğan Dr. Muhammed Muhtar Şankıti, küçük yaşta Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek icazet aldı. Moritanya’daki tanınmış âlimlerden fıkıh, fıkıh usulü ve nahiv dersleri aldı. 1989 yılında Şeriat Fakültesi’nden mezun oldu ve uzmanlık alanı olarak fıkıh ile fıkıh usulünü seçti.
1994 yılında Arapça-Fransızca-İngilizce tercüme diploması aldı. ABD’nin Alabama eyaletindeki Güney Kolombiya Üniversitesi’nde işletme alanında yüksek lisans yaptı. Teksas Tech Üniversitesi’nde doktora programını tamamlayan Şankıti, “Haçlı Savaşları’nın Sünni-Şii İlişkileri Üzerindeki Etkisi” başlıklı akademik çalışmasıyla dikkat çekti.
1997-1998 yıllarında Yemen’in başkenti Sana’daki İman Üniversitesi’nde tefsir ve nahiv dersleri verdi, aynı dönemde Yemen Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Katar’ın başkenti Doha’da İslami Araştırmalar alanında akademik görevlerde bulundu.
Siyaset fıkhı, İslam düşüncesi ve Sünni-Şii ilişkileri üzerine çok sayıda Arapça ve İngilizce eseri bulunan Şankıti’nin birçok kitabı Türkçeye çevrildi. Batı ahlak ekollerini Kant’ın kategorik imperatifi, Bentham ve Mill’in yararcılığı, sözleşmecilik kuramı ve ilahi buyruk teorisi İslam ahlak anlayışıyla karşılaştırmalı biçimde ele aldığı ders ve çalışmalarıyla da tanınıyor. Aynı zamanda şiirle ilgilenen Şankıti, İslam edebiyatına dair çalışmalarıyla da biliniyor.
Diğer İçerikler