Lübnan ve Suriye, Lübnan Başbakanı’nın kısa süre önce Şam’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında varılan anlaşma ve mutabakatları hayata geçirmek için yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda iki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan “Lübnan-Suriye Yüksek İş Konseyi”nin kurulması için çalışmalar başladı.
Lübnan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Amir el-Bassat, eş-Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu konseyin kurulması konusu bir süredir gündemdeydi ve ilk toplantısının gelecek haziran ayının sonunda yapılması konusunda mutabakata varıldı” dedi.
El-Bassat, konseyin özel sektör temsilcilerinden oluşacağını belirterek, “Ekonomi Bakanlığı ise konseyi denetleyecek, destekleyecek, çalışmalarını takip edecek ve gündeminin belirlenmesine yardımcı olacak” ifadelerini kullandı.
Lübnan ile Suriye arasındaki ilişkilerin stratejik önem taşıdığını söyleyen Bassat, “Lübnan ile Suriye arasındaki ilişkiler büyük önem taşıyor. Çünkü iki ülkeyi hem coğrafya hem de tarih birbirine bağlıyor. Bu nedenle ilişkilerin geliştirilmesi hükümetimiz için stratejik bir hedeftir” dedi.
Ekonomik ilişkilerin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Bassat, “Şu anda işler doğru bir zemine oturtuldu ve uzun sürebilecek bir sürece girdik” diye konuştu.
Bassat ayrıca, Suriye yönetiminin Lübnan’ın ilişkileri geliştirme isteğine olumlu yaklaştığını ifade ederek, “Her iki taraf da Suriye’nin başarısının Lübnan’ın başarısı olduğuna, aynı şekilde Lübnan’ın başarısının da Suriye’nin başarısı olduğuna inanıyor. Bugün kurulan ilişkiler ortak çıkarlar, yeni ve sağlıklı temeller ile karşılıklı saygı üzerine inşa ediliyor” dedi.
Suriye, Ekim 2025’te 1991 yılında imzalanan “Kardeşlik, İş Birliği ve Koordinasyon Anlaşması” kapsamında kurulan Lübnan-Suriye Yüksek Konseyi’nin çalışmalarını askıya aldığını duyurmuştu.
Mali ve ekonomik konular uzmanı akademisyen Marun Hater ise, yeni iş konseyi girişiminin yalnızca ekonomik bir adım olmadığını belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin niteliğinin de yeniden tartışıldığını ifade etti.
Hater, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin düzenlenmesinin coğrafi ve stratejik nedenlerle gerekli olduğunu vurgulayarak, yüksek iş konseylerinin ticaret, yatırım, enerji, ulaşım, sınır kapıları ve gümrük koordinasyonu gibi alanlarda kamu ve özel sektör arasında kalıcı bir diyalog platformu oluşturduğunu söyledi.
Diğer İçerikler