Zman Yisrael gazetesinde yayımlanan güncel verilere göre, İsrail Merkez Bankası'nın yaptığı hesaplamalar, "Demir Kılıçlar" olarak adlandırılan savaş döngüsünün ülkeye olan maliyetini net bir şekilde ortaya koyuyor. Doğrudan askeri harcamalar İsrail hükümetine 134 milyar dolardan fazlasına mal olurken, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) kayıpları bu faturaya 67 milyar dolar daha ekledi.
Toplam bütçe kırılımları incelendiğinde; savunma mekanizmalarına 81 milyar dolar, tazminat fonları ile mülk vergilerine 11 milyar dolar, sivil harcamalara 19 milyar dolar ve artan ulusal borcun faiz ödemelerine 6 milyar dolardan fazla kaynak ayrıldı. Bu devasa bilanço, 10,2 milyonluk İsrail nüfusunda vatandaş başına yaklaşık 13 bin dolarlık bir maliyet anlamına geliyor. Ayrıca eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde onaylanan ve tüm iç tepkilere rağmen sevk edilen 26 milyar dolarlık Amerikan askeri yardımı da bu bilançonun içinde yer alıyor.
Trump’tan Kongre’ye 67 Milyar Dolarlık Acil Talep
Savaşın küresel ve bölgesel maliyeti sadece Tel Aviv ile sınırlı kalmadı. Beyaz Saray, çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre’den Amerikan ordusunun İran ve bölgedeki direniş hareketlerine karşı yürüttüğü askeri operasyonlar için 67,15 milyar dolarlık bir ek bütçe istediğini duyurdu.
Söz konusu acil fonun askeri personelin operasyonel giderleri, eriyen mühimmat stoklarının yeniden ikmal edilmesi ve gizli yürütülen askeri programların finanse edilmesi için kullanılacağı belirtildi. Paketin 21 milyar dolarlık kısmının ise doğrudan mühimmat tedariki ve ABD savunma sanayii altyapısının güçlendirilmesine ayrılacağı kaydedildi. Trump yönetimi, bu yılki ulusal bütçeden orduya 1 trilyon dolar tahsis etmişken, önümüzdeki yıl için bu rakamı 1,5 trilyon dolara çıkarmayı hedefliyor.
Savaş Ekonomisinin Kazananları Silah ve Gaz Şirketleri Oldu
İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin analizlerine dayandırılan bilgilere göre, ABD’nin doğrudan dahil olduğu bu bölgesel çatışmaların sadece Washington cephesindeki maliyeti 40 milyar doları aşmış durumda. Küresel piyasalarda büyük bir ekonomik sarsıntıya yol açan bu süreç, belirli sektörler için ise devasa kazanç kapılarına dönüştü.
Silah teknolojilerini modernize eden savunma sanayii yüklenicileri karlarını katlarken, Hürmüz Boğazı’nın nakliyeye kapanmasıyla birlikte gaz ihracatçıları büyük gelir elde etti. Ayrıca Beyaz Saray’ın hava saldırılarına ilişkin sızdırılan kritik askeri istihbaratları ve bilgileri kullanan büyük borsa spekülatörlerinin ve tüccarların da bu kriz ortamından yüksek kazançlar sağladığı bildirildi