Macaristan siyasi tarihinde son on yılların en büyük kırılması yaşandı. 2010 yılından bu yana ülkeyi yöneten Viktor Orban ve partisi Fidesz, resmi olmayan sonuçlara göre iktidarı kaybetti. Seçim süreci boyunca "rejim değişikliği" ve "Avrupa ile tam entegrasyon" vaatlerini ön plana çıkaran muhalefet lideri Péter Magyar, Budapeşte’de binlerce kişinin katıldığı zafer kutlamasında Macaristan halkının "Avrupa'ya evet" dediğini ilan etti.
Tisza Partisi'nden "Süper Çoğunluk" Başarısı
Açılan sandıklardan çıkan veriler, ülkede tam anlamıyla bir siyasi deprem yaşandığını gösteriyor. Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, 199 sandalyeli parlamentoda 138 sandalye kazanarak, anayasal düzenlemeler yapma yetkisi veren üçte iki çoğunluğu elde etti. Orban’ın partisi Fidesz ise 55 sandalyede kalarak ağır bir yenilgi aldı.
|
Siyasi Parti |
Tahmini Sandalye Sayısı |
Kazanılan Seçim Bölgesi |
|
Tisza Partisi (Péter Magyar) |
138 |
93 |
|
Fidesz (Viktor Orban) |
55 |
13 |
Orban Yenilgiyi Kabul Etti: "Seçim Sonucu Acı Verici"
Seçim gecesi rakibi Magyar’ı telefonla arayarak tebrik eden Viktor Orban, destekçilerine yaptığı konuşmada yenilgiyi kabul etti. Orban, "Seçim sonucu açık ve acı verici" ifadelerini kullanırken, pes etmeyeceklerini ve muhalefette mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Ancak Magyar’ın "başbakanlık görevini iki dönemle (8 yıl) sınırlandırma" vaadi, Orban’ın siyasi geleceğini kalıcı olarak değiştirebilir.
Magyar'ın zaferi Avrupa başkentlerinde büyük bir sevinçle karşılandı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Macaristan Avrupa'yı seçti" derken; Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Magyar'ı tebrik ederek "güçlü bir Avrupa" mesajı verdiler.
Buna karşın, seçim sürecinde Orban’a açık destek veren Washington kanadında tepkiler karışık. ABD Başkanı Donald Trump ve yardımcısı JD Vance’in son ana kadar Orban’ın yanında yer almasına rağmen, seçim sonuçlarının ardından Demokratlar Magyar’ı tebrik etti. Elon Musk ise sonucu "Soros organizasyonu Macaristan'ı ele geçirdi" diyerek eleştirdi.
Péter Magyar, "Herkesin başbakanı olacağım" diyerek ülkeyi yeniden birleştirme sözü verdi. Yeni hükümetin öncelikli ajandasında; dondurulan AB fonlarının serbest bırakılması için hukuk reformlarının başlatılması, medya özgürlüğünün tesisi, güçler ayrılığının yeniden inşası ve yolsuzlukla mücadele kurumlarının bağımsızlaştırılması yer alıyor.
Diğer İçerikler