İsrail’in kuzeyindeki Celile’de Dürzi lider Muvaffak Tarif ile bir araya gelen Netanyahu, konuşmasında Yahudiler ile Dürziler arasında tarihi bir bağ olduğunu belirtti:
“Yahudiler ve Dürziler arasında derin bağlar var. Bu bağ, acil olarak eyleme geçmemizi gerektiriyor. Suriye Dürzilerini koruyacağız.”
Netanyahu, Suriye’nin güneyinde, özellikle Dürzilerin yoğun yaşadığı Süveyda’da temmuz ayı başında yaşanan özerklik krizine değinerek, İsrail’in Dürzilerle dayanışma içinde olacağını vurguladı. Kriz sırasında Şam yönetimi ile Dürzi gruplar arasında çatışmalar patlak vermiş, İsrail de bu süreçte bölgedeki bazı hedeflere hava saldırıları düzenlemişti.
Netanyahu’nun, “Önce güç, sonra barış” diyerek ABD Başkanı Donald Trump ile benzer bir anlayışı paylaştığını söylemesi de dikkat çekti. Başbakan, Golan’dan Şam’ın güneyine kadar silahsızlandırılmış bir bölge oluşturmayı, buraya insani yardım koridorları açmayı planladıklarını dile getirdi.
“Saf Değilim; Kiminle Mücadele Ettiğimizi Biliyorum”
İsrail Başbakanı Netanyahu, işgal altındaki Golan Tepeleri’nde Dürzi nüfusun yoğun olduğu Julis köyünü ziyaretinde de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kanal 12 televizyonuna göre Netanyahu, Suriye’de yürütülen operasyonlara ilişkin olarak şunları söyledi:
“Ben saf biri değilim ve Suriye’de kiminle uğraştığımızı çok iyi biliyorum, bu yüzden güç kullandık. Hükümet, Suriye’yi kimin kontrol ettiği konusunda kendini kandırmıyor.”
Netanyahu’nun sözleri, İsrail ordusunun 27 Ağustos’ta Şam kırsalındaki Küsve bölgesine düzenlediği saldırılar sonrasında geldi. Saldırılarda 6 Suriye askeri hayatını kaybetmiş, ardından bölgeye çok sayıda hava saldırısı daha yapılmıştı.
İsrail, 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nin ötesine geçerek 8 Aralık 2024’te tampon bölgeyi işgal etmiş, bu işgali Şam’ın 20 kilometre yakınına kadar genişletmişti. Netanyahu, bu işgalin kalıcı olacağını belirtmiş ve Suriye’nin güneyinin silahsızlandırılması talebini yinelemişti.
Diğer İçerikler