Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de gerçekleştirilen kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında Körfez'deki durumun Netanyahu'nun ikbal savaşı olduğunu söyleyerek, bedelini dünyanın ödediğini ifade etti.
‘Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık’
Küresel sistemin 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini dile getiren Erdoğan, "Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem temelde şu soruların cevabını aramaktadır. Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek? Enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını kim kontrol edecek? Çok kutupluluğa doğru evrilen dünya düzeninde yeni kutup başları kimler ve hangi ülkeler olacak? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir. Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni ittifaklar kurulmaktadır. Yine bu süreçte bölgesel iş birliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık" dedi.
‘Savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor’
Savaşın uzamasıyla başka komplikasyonların da ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır. Bunun üzerine kimi ülkeler yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir; savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir.
Diğer İçerikler
Laricani’nin Öldürülmesinin Ardından İran Yüksek Güvenlik Teşkilatı’nın Başına Zolgha..
Petrol Gibi Hürmüz Boğazı’ndan Geçen Küresel Veri Hatları da Risk Altında, Yeni Alter..
Mısır ve Filistin Gazze’deki Facianın Körfez’deki Savaşın Gölgesinde Kalmaması Gerekt..