İsrail’in Önleyemediği Göç: Doktorlar, Mühendisler ve Yüksek Gelirli Kesim Ülkeyi Terk Ediyor

İsrail’de son yıllarda hızlanan yurt dışına göç, ülkenin ekonomi ve güvenlik açısından en kritik insan kaynağını etkilemeye başladı. Yeni veriler, İsrail’den ayrılanlar arasında doktorlar, mühendisler, teknoloji çalışanları, akademisyenler ve yüksek gelirli vergi mükelleflerinin ağırlığının arttığını gösteriyor. 2023-2025 döneminde en az üç ay boyunca yurt dışında kalan İsrailli sayısı 268 bini aşarken, yüksek gelirli kesimlerin göçündeki artışın ülkenin vergi gelirleri ve teknoloji sektörü üzerinde uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

İsrail’de 7 Ekim 2023 sonrasında hız kazanan yurt dışına göç, yalnızca nüfus hareketliliği açısından değil, ülkenin ekonomik ve beşeri sermayesi açısından da tartışılmaya devam ediyor. Tel Aviv Üniversitesi tarafından Ağustos 2026’da yayımlanan ve İsrail Merkezi İstatistik Bürosu verilerine dayanan araştırmaya göre, 2023 yılında 86 bin 509, 2024’te 91 bin 499 ve 2025’te 90 bin 922 İsrail vatandaşı en az üç ay kesintisiz şekilde yurt dışında kaldı.

Böylece 2023-2025 dönemindeki toplam sayı 268 bin 509’a ulaştı. Araştırmaya göre bu rakam, 2013-2015 dönemine kıyasla yüzde 47’lik artış anlamına geliyor.

Araştırmacılar, üç aylık yurt dışı kalışların tamamının kalıcı göç olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerken, üç aylık ayrılışlar ile en az bir yıl yurt dışında kalma arasında oldukça güçlü bir bağlantı tespit etti. Buna dayanarak yalnızca 2025 yılında yaklaşık 45 ila 50 bin İsraillinin uzun süreli göçmen haline geldiği tahmin edildi.

Yüksek Gelirli İsraillilerin Göçü Hızlanıyor

İsrail açısından dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, ülkeyi terk edenlerin sosyoekonomik profilindeki değişim oldu.

İsrail Vergi İdaresi verilerine göre, 2019’a kadar ülkeden ayrılan kişilerin gelirleri yaklaşık olarak ülke ortalamasına denk gelirken, 2024 itibarıyla göç edenlerin ayrılmadan önceki ortalama gelirleri yaklaşık 200 bin şekele ulaştı.

Bu rakamın İsrail’deki ortalama gelirin yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğu belirtildi.

İsrail ekonomi gazetesi Calcalist’in aktardığı verilere göre, en yüksek gelir grubundaki İsraillilerin göç oranı 2015-2019 dönemindeki yaklaşık yüzde 0,3 seviyesinden 2023-2024 döneminde yüzde 0,5’in üzerine çıktı. Böylece en yüksek gelir grubundaki göç oranında yaklaşık yüzde 80 artış yaşandı.

Söz konusu kesimin, göç edenlerin ayrılmadan önce ödediği toplam gelir vergisinin yüzde 86’sını oluşturduğu ifade edildi.

Teknoloji ve Sağlık Sektöründeki Kayıp Dikkat Çekiyor

İsrail açısından bir diğer önemli sorun ise yüksek nitelikli çalışanların ülkeyi terk etmesi.

2015-2019 dönemiyle karşılaştırıldığında, 2023-2024 yıllarında yüksek teknoloji sektöründen ayrılanların sayısının yaklaşık yüzde 150 arttığı, sağlık sektöründeki göçün ise iki kattan fazla yükseldiği bildirildi.

Özellikle 40-50 yaş grubundaki yetişkinlerin göç içerisindeki payının yüzde 13’ten yüzde 20’ye yükselmesi, göçün artık yalnızca kariyerinin başlangıcındaki gençlerden oluşmadığını ortaya koyuyor.

Yerleşik kariyerlere sahip doktorların, mühendislerin, teknoloji çalışanlarının ve diğer yüksek gelirli meslek gruplarının aileleri ve sermayeleriyle birlikte başka ülkelere taşınmasının İsrail açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

Yurt dışına 500 bin şekelin üzerinde para transfer ettiğini bildirenlerin sayısının da 2023-2024 döneminde dört katına çıktığı belirtildi.

İsrailliler Avrupa Ülkelerine Yöneliyor

İsrail’den ayrılanların önemli bir bölümünün Avrupa ülkelerine yöneldiği belirtiliyor.

Portekiz ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi ülkeler İsraillilerin taşınmak için değerlendirdiği başlıca destinasyonlar arasında gösterilirken, 7 Ekim 2023 sonrasındaki ilk günlerde 2 bin 500’den fazla İsraillinin Güney Kıbrıs’a gittiği bildirilmişti.

Yunanistan’a yönelik ilginin de arttığı belirtiliyor. Yunan makamlarının verilerine göre, 7 Ekim sonrasında İsraillilere verilen “altın vize” sayısında yaklaşık yüzde 70 artış yaşandı.

Bu tür vize ve gayrimenkul yatırımlarının tamamı kalıcı göç anlamına gelmese de İsraillilerin Avrupa’da alternatif yaşam alanları oluşturma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

İsrail’in Vergi Gelirleri de Etkilenebilir

Yüksek gelirli kesimlerin ülkeden ayrılması İsrail ekonomisi açısından önemli bir vergi kaybı riskini beraberinde getiriyor.

2023 ve 2024 yıllarında ülkeyi terk eden her yıllık grubun, ayrılmadan önce yaklaşık 1,2 milyar şekel gelir vergisi ödediği belirtiliyor. 2019 öncesindeki göçmen gruplarında ise bu rakam yaklaşık 500 milyon şekel seviyesindeydi.

İsrail Vergi İdaresi, her bir göçmen grubu nedeniyle yaklaşık 700 milyon şekellik potansiyel vergi kaybı yaşanabileceğini hesaplıyor. Benzer göç eğiliminin devam etmesi durumunda beş yıl içerisinde risk altındaki yıllık vergi gelirinin yaklaşık 3,5 milyar şekele ulaşabileceği değerlendiriliyor.

Yüksek Teknoloji İsrail Ekonomisinin Kritik Sektörlerinden

Nitelikli iş gücündeki kayıp, özellikle İsrail’in yüksek teknoloji sektörü açısından önem taşıyor.

Yüksek teknoloji sektörü İsrail'in gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık beşte birini ve ihracatının yarısından fazlasını oluştururken, ücretlilerden alınan gelir vergisinin de yaklaşık üçte birini sağlıyor.

Sektör aynı zamanda siber istihbarat ve askeri teknolojiler açısından İsrail’in güvenlik kapasitesine doğrudan katkıda bulunuyor.

Bu nedenle yüksek teknoloji çalışanlarının uzun süreli göçünün yalnızca ekonomik büyümeyi değil, İsrail’in savunma ve teknoloji alanlarındaki kapasitesini de etkileyebileceği değerlendiriliyor.

İsrail Hükümeti Vergi Teşviklerini Devreye Soktu

Artan göç karşısında İsrail yönetimi ülkeye yeni göçü ve yurt dışında yaşayan İsraillilerin geri dönüşünü teşvik etmeye yönelik ekonomik düzenlemeler üzerinde çalışıyor.

Mart 2026’da İsrail Meclisi Knesset’in Finans Komitesi, belirli şartları karşılayan yeni göçmenler ve uzun süre yurt dışında yaşadıktan sonra ülkeye dönen kişiler için beş yıllık kademeli gelir vergisi muafiyetini onayladı.

Düzenleme kapsamında vergi avantajının 2027 ve 2028 yıllarında 1 milyon şekele kadar çıkması öngörülürken, İsrail Maliye Bakanlığı uygulamanın beş yıllık maliyetini başlangıçta yaklaşık 560 milyon şekel olarak hesapladı.

 

Kaynak: The Cradle

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA