İran genelinde süren protesto dalgası, katılımcıların kamuya açık alanlardaki göstergelerini radikal biçimde sertleştirmesiyle yeni bir boyut kazandı. Göstericiler, başta başkent Tahran olmak üzere birçok kentte Kasım Süleymani’nin heykelini ateşe verdi, bu sembolik eylemle rejime ve geçmiş politik figürlere yönelik öfkelerini dile getirdi. Süleymani, yıllarca İran’ın dış politika ve bölgesel askeri operasyon stratejilerinde kritik rol oynamıştı ve ülkede geniş bir kesim tarafından tartışmalı bir figür olarak görülüyordu.
Protestolar, başlangıçta ekonomik sıkıntılar ve temel hizmetlere erişim konularındaki memnuniyetsizliklerle başlasa da kısa sürede siyasi taleplerin ve rejim karşıtı sloganların yükseldiği bir harekete dönüştü. Göstericiler sokaklarda yanıcı maddelerle yol barikatları kurarken, güvenlik güçleriyle zaman zaman sert çatışmalar yaşandığı bildiriliyor. Olaylar sırasında yetkililer tarafından bazı protestocuların gözaltına alındığı ve güvenlik güçlerinin kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanıldığı aktarıldı.
Süleymani’nin heykelinin yakılması, protestocuların mevcut rejimden duyduğu derin kopuşun sembolik bir ifadesi olarak yorumlanıyor. Süleymani’nin özellikle dış politikasındaki militer rolü, bazı İranlılar için idealize edilmiş bir figür iken, diğer kesimler için daha otoriter yönetim tarzı ve ekonomik gerilimlerle ilişkilendirdiği bir isim olarak görülüyor. Bu nedenle heykelin ateşe verilmesi geniş yankı doğurdu.