Hollanda hükûmeti, işgal altındaki bölgeler ve Suriye Golan Tepeleri’nden gelen ürünlerin ithalatını ve ticaretini yasaklamaya yönelik yeni önlemler hazırlıyor. Başbakan Rob Jetten, cuma günü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, yasağın yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen tüm ürünleri kapsayacağını söyledi.
Jetten’e göre düzenleme üç yıl süreyle uygulanacak. Yasak, yurt dışında faaliyet gösteren Hollandalı şirketleri de kapsayacak.
Başbakan Jetten, Hollanda’nın uluslararası hukuk ihlallerine karşı sesini yükseltmeye devam edeceğini belirterek, “Hollanda, uluslararası hukuk ihlallerine karşı çıkmayı ve daha fazla insani yardım yapılmasını savunmayı sürdürecek” dedi.
Jetten ayrıca, kabinenin yaptırımları Netanyahu hükûmeti üzerindeki baskıyı artırmak için kabul ettiğini söyledi.
Meclis geçen yıl işgal altındaki bölgelerdeki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik tam ticaret boykotunu desteklemişti. Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ve Ticaret Bakanı Sjoerd Sjoerdsma, yaptırımların delinmesini önlemenin kolay olmayacağını belirtti.
Bakanlar, Hollanda’nın bu konuda geçen yıl ithalat yasağı getiren Belçika gibi ülkelerle iş birliği yapacağını da açıkladı. Hollanda hükûmeti ayrıca benzer önlemlerin Avrupa Birliği genelinde uygulanması için baskı yapmayı sürdüreceğini bildirdi.
Kabine açıklamasında, “İsrail kontrolünün daha da sağlamlaştırılması da dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politika ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm umutlarını baltalıyor” denildi.
Öte yandan İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere liderleri tarafından yayımlanan ortak açıklamada Batı Şeria’daki duruma dikkat çekildi. Açıklamada, “Geçtiğimiz birkaç ay içinde Batı Şeria’daki durum önemli ölçüde kötüleşti. Yerleşimci şiddeti benzeri görülmemiş seviyelerde. İsrail kontrolünün daha da sağlamlaştırılması da dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politika ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm umutlarını baltalıyor” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, “İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri yasa dışıdır. E1 bölgesindeki inşaat projeleri de istisna olmayacaktır. E1 yerleşim planı Batı Şeria’yı ikiye bölecek ve uluslararası hukukun ciddi bir ihlali anlamına gelecektir” denildi.
Liderler şirketlere de çağrıda bulunarak, “Şirketler, E1 veya diğer yerleşim projeleri için açılan inşaat ihalelerine teklif vermemelidir. Yerleşim yeri inşaatlarına katılmanın, uluslararası hukukun ciddi ihlallerine karışma riski de dahil olmak üzere hukuki ve itibar açısından doğuracağı sonuçların farkında olmalıdırlar.” ifadelerini kullandı.
Ortak açıklamada İsrail hükümetine yönelik şu çağrı yapıldı:
“İsrail hükümetine; yerleşim yerlerinin ve idari yetkilerinin genişletilmesine son vermesi, yerleşimci şiddeti için hesap sorulabilirliği sağlaması ve İsrail güçlerine yönelik iddiaları soruşturması, Kudüs’teki kutsal mekanlar üzerindeki Haşimi vesayetine ve tarihi statüko düzenlemelerine saygı göstermesi, ayrıca Filistin Yönetimi ve Filistin ekonomisi üzerindeki mali kısıtlamaları kaldırması çağrısında bulunuyoruz.”
Açıklama, “İlgili BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca; İsrail ve Filistin olmak üzere iki demokratik devletin, güvenli ve tanınmış sınırlar içinde yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşayacağı, müzakere edilmiş iki devletli bir çözüme dayanan kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” ifadesiyle tamamlandı.
Diğer İçerikler