Fransız Gazeteci Corlin, Macron’un AB ve Ülke İçinde Nüfuzunun Nasıl Azaldığını Yazdı

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Mercosur anlaşmasını durduramaması, ülke içinde yaşadığı siyasi zayıflığın Brüksel’deki etkisini de aşındırdığını ortaya koydu. Buna karşılık Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Almanya, süreci kendi lehlerine çevirerek önemli bir siyasi kazanım elde etti.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Fransız gazeteci Peggy Corlin, Euronews’da kaleme aldığı bir yazıda, Mercosur serbest ticaret anlaşmasının Fransa’nın itirazlarına rağmen Brüksel’de ilerlemesinin, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un hem ülke içinde hem de Avrupa Birliği düzeyinde zayıflayan konumunu açık biçimde ortaya koyduğunu vurguladı.

 Macron’un anlaşmayı durduramaması, Paris’in Brüksel’deki geleneksel ağırlığının ciddi biçimde aşındığını ortaya koyarken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Almanya açısından önemli bir siyasi kazanım olarak değerlendiriliyor.

Haziran 2024’te Ulusal Meclis’i feshetmesinden bu yana derin bir siyasi çalkantı yaşayan Fransa, cuma günü Mercosur anlaşmasını engellemeyi başaramadı. AB, Fransa’nın karşı çıkmasına rağmen Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ı kapsayan Mercosur serbest ticaret anlaşmasını nitelikli çoğunlukla imzaya açtı. Süreç, Avrupa Parlamentosu’ndaki oylamayla devam edecek.

Macron, haftalar süren çiftçi protestoları ve ülke içinde artan güvensizlik oyu tehdidi altında, Avrupa Komisyonu’nun Mercosur ülkeleriyle yaklaşık 25 yıldır müzakere ettiği anlaşmaya karşı çıkmayı tercih etti. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde yaklaşık 700 milyonluk bir serbest ticaret alanı oluşacak ve ABD’nin daha içe dönük bir ekonomi politikası izlediği bir dönemde AB şirketlerine yeni pazarlar açılacak.

Almanya, İspanya ve Komisyon’un öncülüğünde anlaşmayı destekleyen ülkeler ise, Latin Amerika’dan gelecek ithalatın haksız rekabete yol açabileceği uyarılarına rağmen, ticaret bağlarını ABD ve Çin’in ötesine taşıma kararlılıklarını ortaya koydu. Bu durum, Fransa’nın AB ticaret politikasında Komisyon üzerindeki baskı gücünün zayıfladığını da gösterdi.

Von der Leyen açısından bu tablo açık bir zafer olarak görülüyor. Komisyon, Mercosur anlaşmasını yaklaşık bir yıldır güçlü biçimde savunuyordu. Paris’ten gelen ve geçmişte Komisyon’un geri adım atmasına yol açabilecek itirazlara rağmen Von der Leyen çizgisini korudu. Eski Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker’in bir dönem Fransa’nın ayrıcalıklı konumuna atıfla söylediği “La France… C’est la France!” sözlerinin geçerliliğini yitirdiği yorumları yapılıyor.

Macron’un zayıflığı Brüksel’de hissediliyor

Macron’un Haziran 2024’te Ulusal Meclis’i feshetme kararı, Avrupalı ortaklarını şaşırtmış ve Brüksel’deki güç dengelerini değiştirmişti. Von der Leyen, bu adımdan yalnızca üç ay sonra, Macron’un zayıflayan pozisyonundan faydalanarak güçlü Fransız komisyon üyesi Thierry Breton’u görevden aldı. Dijital Piyasalar Yasası ve Dijital Hizmetler Yasası’nın mimarlarından olan Breton, Brüksel’de Fransız çıkarlarının en sert savunucularından biri olarak biliniyordu.

Macron, Breton’un yerine eski müttefiklerinden Stéphane Séjourné’yi kabul etti. Ancak Séjourné’nin, selefine kıyasla Brüksel’de daha sınırlı bir etkiye sahip olduğu ve daha dar bir portföy üstlendiği belirtiliyor. Bu değişim, Fransa’nın AB kurumlarındaki ağırlığının gerilediğine dair algıyı güçlendirdi.

Diğer üye ülkelerin diplomatları, Fransa’nın siyasi parçalanma ve parti içi çatışmalar nedeniyle karar alma kapasitesinin zayıfladığını açıkça dile getiriyor. Artan borç ve bütçe açıklarını kontrol altına almaya yönelik çabalar ise, Fransa’nın geleneksel yüksek kamu harcamaları modelinden uzaklaştığı yorumlarına yol açıyor.

Macron için iyi fikirler, zor bir dönem

Buna rağmen Macron, “Made in Europe” yaklaşımı gibi bazı stratejik başlıklarda hâlâ tartışmaları yönlendirebilecek bir etkiye sahip. Dış politikada da Avrupa gündemini şekillendirmeye devam ediyor. Ukrayna’ya Avrupalı güçlerin konuşlandırılması fikrini ilk kez gündeme getiren liderlerden biri olan Macron, başlangıçta eleştirilen bu önerinin, ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkan olmasıyla birlikte daha ciddiye alınmaya başladığını gördü.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın da bu fikri benimsemesiyle, iki lider Ukrayna için güvenlik garantileri oluşturmayı amaçlayan “İstekliler Koalisyonu”na birlikte öncülük ediyor. Ancak Corlin’e göre Mercosur anlaşması, Macron’un zayıflıklarını en hassas noktada, kendi ülkesinde ve Avrupa içindeki nüfuz alanında açığa çıkardı.

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA