Filistin UNESCO’nun Dünya Kültürel Miras Listesine 12 Eseri Daha Kaydettirdi

Filistin, İsrail’in kültürel mirası hedef alan uygulamalarına karşı uluslararası korumayı güçlendirmek amacıyla 12 yeni alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydettirdi. Kayıtlarla birlikte Filistin’in Geçici Dünya Mirası Listesi’ndeki toplam alan sayısı 23’e yükseldi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Filistin Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, 16 Temmuz’da kültürel miras alanlarını İsrail’in giderek yoğunlaşan kültürel silme kampanyasına karşı uluslararası düzeyde korumayı güçlendirmek amacıyla 12 alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydettirdi.

Filistin’in UNESCO Daimi Temsilciliği ile iş birliği içinde gerçekleştirilen kayıtlarla birlikte Filistin’in UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’ndeki toplam alan sayısı 23’e yükseldi. Bir alanın Geçici Liste’ye alınması, tam Dünya Mirası adaylığı sürecindeki ilk adımı oluştururken, uluslararası iş birliğini artırarak bu alanların korunmasına destek sağlıyor.

Bakanlık yaptığı açıklamada, “Bu adım, İsrail’in Filistin kültürel mirasını hedef alan tırmanan saldırı kampanyası ortamında atılmıştır” ifadelerini kullanırken, Filistin kültürel mirasını gelecek nesiller için belgelemeyi ve korumayı sürdüreceğini vurguladı.

Geçici Liste’ye eklenen alanlar arasında işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Sebastiya, Beytüllahim’in güneyindeki Süleyman Havuzları (Solomon’s Pools) ve El Halil’deki İbrahim Camii (Harem-i İbrahimî) de yer aldı. Filistin Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’na göre bu alanların tamamı, son aylarda İsrail’in bu bölgeleri Filistin çevresinden koparmayı ve üzerlerindeki kontrolünü pekiştirmeyi amaçlayan uygulamalarına maruz kaldı.

Haziran ayında İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 1997 tarihli El Halil Anlaşması’nı fiilen tersine çeviren bir kararla, İbrahim Camii çevresindeki planlama ve inşaat yetkilerinin El Halil Belediyesi’nden alınarak İsrail yönetimine devredildiğini açıklamıştı.

Filistin, 11 Temmuz’da UNESCO nezdinde yeni bir girişim başlatarak işgal altındaki Batı Şeria’daki arkeolojik alanların İsrail tarafından el konulmasına karşı korunmasını talep etti. Girişim, İsrail Parlamentosu Knesset’in Batı Şeria’daki tüm arkeolojik eserleri doğrudan İsrail kontrolüne vermeyi öngören yasa tasarısını ilerletmesinin ardından geldi. Filistin tarafı söz konusu düzenlemeyi, Filistin mirasını silmeyi ve işgal altındaki topraklarda yerleşimlerin genişletilmesini amaçlayan fiili bir ilhak adımı olarak değerlendiriyor.

Öte yandan The Guardian gazetesi, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) çalışanlarının, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü ve Filistin tarafının “soykırım” olarak nitelendirdiği saldırılar sırasında 10 ay süren gizli bir operasyonla milyonlarca tarihi belgeyi Gazze ve işgal altındaki Doğu Kudüs’ten kaçırdığını bildirdi.

Habere göre kurtarılan belgeler arasında 1948 Nekbe’sine ait orijinal mülteci kayıt kartları, tapu ve mülkiyet kayıtları ile topraklarından etnik temizlik yoluyla çıkarılan Filistinlilere ait tanıklıklar yer alıyor. Belgeler, yerlerinden edilen Filistinlilere ilişkin yerine konulamaz tarihi kayıtlar olarak değerlendiriliyor.

UNRWA çalışanlarının aktif bombardıman altında kamyonlarla belgeleri taşıdığı ve İsrail’in Refah’a kara saldırısını başlatmasından yalnızca iki hafta önce arşivleri hava yoluyla Ürdün’ün başkenti Amman’a ulaştırdığı belirtildi. Bir yetkili, bu belgeleri “Filistinlilerin bir zamanlar belirli bir yerde yaşadığını kanıtlayan tek delil” olarak nitelendirirken, İsrail’in uzun süredir bu kanıtları ortadan kaldırmaya çalıştığını öne sürdü.

2025 yılında Filistin Kültür Bakanlığı ile UNESCO tarafından derlenen verilere göre, İsrail’in Gazze’de Filistin kültürel mirasını sistematik biçimde yok ettiği belirtildi. Verilere göre 100’den fazla kültür kurumu ve merkezi, 87 kütüphane, 12 müze ve 146 tarihi ev yıkıldı.

Yok edilen eserler arasında 1514 yılına tarihlenen Ömerî Camii el yazmaları, Gazze Belediyesi’ne ait 150 yıllık belediye arşivleri ve Osmanlı dönemine ait resmi kayıtlar da bulunuyor.

Rapora katkı sunan isimler de dahil olmak üzere onlarca şair, sanatçı ve müzisyen hayatını kaybetti. Ölenler arasında Gazze Kültür Bakanlığı Direktörü Bassem Hassouna da yer aldı.

Filistin Kültür Bakanlığı, yaşanan yıkımın İsrail’in Filistin kimliğini ve kültürünü yok ederek ortadan kaldırmaya yönelik kasıtlı bir çabasını ortaya koyduğunu ifade etti.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA