Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Sınırlarımızın Ötesinde Bir Tehdit Olduğu Zaman Gelip Bizi Bulmasını Beklemeyiz

TGRT Haber’in canlı yayınındaki soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “Biz başka bir devlete tehdit oluşturmayız, başka bir devlet bize tehdit oluşturmadığı sürece.”

  1. Anasayfa /
  2. Tüm Haberler
  3. /
  4. TÜRKİYE
editör1 | 29 Ağustos 2025
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

TGRT Haber’in canlı yayınındaki soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sorulan sorularla ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundu.  

“Şu anda bütün dünyanın bizim hissi veya ideolojik bir sebepten dolayı değil artık bütün dünyanın gerçeklere dayalı bir olgudan dolayı soykırım olarak tanımladığı bir gerçeklik var ortada. (Netanyahu'nun) Bu adamın aslında yapmaya çalıştığı kendi soykırımını kapatmak, başka bir şey değil. Bize başka bir şey söyleyerek gidiyor, Fransızlara başka türlü baskı yapıyor, Avustralyalılara başka türlü baskı yapıyor... Her ülkeye bir baskı mekanizması geliştirmiş durumda. Her ülkedeki Siyonist lobiyi bir şekilde devreye sokarak onları kendi yerel siyasetleri üzerinden esir almaya çalışıyor.” 

Fidan, “Netanyahu'nun arkadaşlarıyla beraber ortaya koyduğu bu tarihsel çılgınlık, şu anda kendilerinin 60-70 sene önce kınadığı benzer çılgınlığın, Hitler çılgınlığının tekrarı.” dedi. 

Fidan, Cidde'deki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı ve Gazze'deki durum hakkındaki soruyu Gazze’deki soykırım çerçevesinde değerlendirerek, “Tüm Müslümanların, bütün dünyanın bir kanayan yarası ve bir vicdani muhasebe haline dönüşmüş durumda.” şeklinde cevapladı.  

İsrail yayılmacılık ve işgal peşinde 

“Biz dünyanın Filistin meselesinde ve Filistin üzerinden aslında oluşturulmuş başka daha büyük bir siyonist sistemin kuşatması altındaki dünya sisteminin nasıl çözümlerle baş başa olduğunu şu an görüyoruz. Aslında tarihi bir döneme şahitlik ediyoruz. 

İsraillerin devleti var, devletimiz bunu çok önceden tanımış. Ama İsrail kendine 67 sınırlarıyla verilmiş sınırların çok ötesine giderek artık bir yayılmacılık ve işgal peşinde. Bu çok açık.” 

Amerika elindeki baskı araçlarını İsrail namına kullanmıyor  

Fidan, ABD'nin İsrail'in uyguladığı politikaları "insanlık namına savunacak bir yer olmadığını" kendisinin de gördüğünü belirterek, "Ama İsrail'i durdurma ile ilgili en fazla elinde araç olan, baskı aracı olan ülke Amerika bunu yeterince kullanmıyor, kullanamıyor." diye konuştu. 

Bunun Amerika'nın kendi içinde uzun vadede büyük bir hesaplaşmayı getireceğini dile getiren Fidan, "Amerika'nın dünyaya deklare ettiği ne kadar değer varsa şu anda onu çiğneyen bir ülkenin kayıtsız şartsız savunucusu durumuna Amerika düşüyor. Tabii Amerika'nın muazzam derecede uluslararası repütasyonunu ve prestijini aşağıya çeken bir durum ve kafası çalışan, gerçekten Amerikan milliyetçisi olan Amerikalılar yani hep Amerika first derken aslında Amerika first değil İsrail first denildiğini, ülkedeki kurgulanmış politik sistemin politik figürleri ortaya çıkartırken aslında kayıtsız şartsız bu ideolojiye teslim olmaları gerektiği ortada." ifadelerini kullandı. 

İsrail mutlak yalnızlıkla karşı karşıya 

“İsrail iki devletli çözüm taraftarı değil. İsrail biliyorsunuz, artık şunun altına çizmek lazım, daha fazla toprak kazanma ve işgal etme (peşinde). Artık Filistin toprakları da değil. Lübnan toprakları, Suriye toprakları. Genişledikçe genişlemeye başlıyor. 

Artık İsrail mutlak yalnızlıkla karşı karşıya. Bir ülke hariç. O da benim için yalnızlık önemli değil, ben seçilmiş bir ülkeyim, benim için güç önemlidir mantığıyla gidiyor. Ama bu her zaman böyle gitmeyecek.” 

Bize düşmanlık yapmayın 

Suriye'deki birliğin, dirliğin, huzurun, düzenin bozulmasıyla ilgili kaygılarının devamlılığının her zaman olacağını belirten Fidan, “İsrail'in ortaya koyduğu yayılmacı tavrın, İsrail'in Suriye ile ilgili ortaya koyduğu, özellikle Netanyahu hükümetinin, tabii ki kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu konuda bizim ortaya koyduğumuz daha insani, daha evrensel, herkesin huzurunu, güvenliğini esas alan yapı fevkalade önemli. İçerideki belli grupların, İsrail'in son haftalarda ortaya koyduğu operasyonel baskıyı kendilerine bir fırsat olarak görüp, buradan ayrılıkçı bir siyasal dil üretmeleri, Suriye'nin geleceğini hep beraber kurma yerine dışarıya bağımlılığı esas alan azınlık oluşturma modellerinin ortada olması büyük bir talihsizlik.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kılıç kınından çıkarsa kaleme ve kelama yer kalmaz." mesajından ne anlaşılması gerektiği sorusu üzerine Fidan: 

“Zor bir geçmişimiz oldu. Zor bir anımız var. Muhtemelen zor bir geleceğimiz de olacak. Biz bize düşmanlık yapılmadığı sürece herhangi bir nedenden dolayı, bir politik entiteye, bir insan grubuna, bir insana düşmanlık eden bir medeniyetimiz ve devlet yapımız, kültürümüz yok. Biz başka bir devlete tehdit oluşturmayız, başka bir devlet bize tehdit oluşturmadığı sürece. Bizim cevabımız devlet veya devlet dışı olsun, hangi aktör olursa olsun, Türkiye'nin güvenliğini, milli çıkarlarını, halkın refahını, huzurunu hedef alan, bunları bozmaya yönelik girişimlerde bulunan bütün odaklara yönelik.” ifadelerini kullandı.  

Erdoğan'ın milli güvenlik konularında "inanılmaz hassasiyeti" olduğunu belirten Fidan, “Sınırımızın ötesinde tehdit oluştuğu zaman biz gelip burada bizi beklemesini, vurmasını beklemiyoruz. Sınırın ötesinde buna girmemiz lazım.” dedi. 

“Verdiğimiz mesaj: Bize düşmanlık yapmayın. Bize düşmanlık yapmadığınız sürece, biz kimseye oturup durduğumuz yerden düşmanlık yapmayız. Kategorik olarak birilerini düşman sınıfına sokmayız. Böyle bir şey yok. Ama yaptığınız zaman da geri adım atmayız.” 

“Türkiye'nin kendi ulusal güvenliği tehlikeye düştüğü zaman, ki bunun tanımı giderek daha da belirginleşiyor belli noktalarda. Yani bizim sınırlarımızın ötesinde yaşayan bizim kardeş olduğumuz, akraba olduğumuz milletlerin haklarını da başta Kürtler, Türkmenler, Araplar olmak üzere bir sıkıntı olduğu zaman bizim burada yardıma gitmemiz, düzeni, güvenliği, intizamı sağlayıcı bir güç olmamız bizim tarihi sorumluluğumuz, vazifemiz, bu kardeşlerimize karşı bir görevimiz aynı zamanda.” 

Fidan, Suriye'deki yeni yönetimin hataya düşmesini bekleyip daha sonra harekete geçmek için pusu kuran bazı devlet ve yapıların, burada hata olmadığını gördüklerinde kendilerinin problem olmaya başladığını dile getirdi. 

Barışın olması için ümitliyiz 

Ermenistan ile Azerbaycan arasında mutabık kalınan bir dizi anlaşma ve Azerbaycan ile ABD arasındaki anlaşmayla bölge barışı adına çok güzel bir tablo ortaya çıktığını dile getiren Fidan, “Olayın ilk gününden itibaren Amerikalılar gelip Azeri kardeşlerimizle konuşmaya başladığı andan itibaren bu konu bizimle istişare edilerek gitti.” dedi. 

Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere ilişkin çok sayıda görüşme yaptığını belirtti. 

“Barışın olması için ümitliyiz. Bu ümit için yeterli sebebimiz var. İstanbul Müzakerelerinde birinci, ikinci, üçüncü turda evrilerek gelişen bazı olaylar vardı. Üçüncü turda özellikle tarafların ortaya koyduğu pozisyonların daha sonra Alaska'da gündeme geldiğini, somutlaştığını gördük.” 

Türkiye'nin kilit bir aktör olma özelliği taşıdığını vurgulayan Fidan, “Eğer ortak bir güvenlik mekanizması oluşturulacaksa bunun keyfiyeti farklı. Bununla ilgili görüşmelerimiz var.” ifadelerini kullandı.  

Avrupalı liderlerin, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Washington'da yaptığı görüşmede Türkiye'nin neden olmadığı sorusuna karşılık Fidan, şunları ifade etti: 

“Alaska'da Trump, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile buluştu. Washington'da Avrupalı ve Ukraynalılarla buluştu. Bu şu demek, Trump savaşın taraflarıyla bir araya geliyor. Biz savaşın bir tarafı değiliz. Ne Alaska'daki masada olmalıyız ne de Washington'daki masada çünkü Trump savaşın taraflarını bir araya getiriyor. Biz savaşın bir tarafı değiliz. O iki resimde de bizim olmamamız kadar normal bir şey yok.” 

Fidan, Türkiye'nin Libya'daki pozisyonuna değinerek, Türkiye'nin temel stratejisinin Libya'nın birliği, bütünlüğü ve bölünmemesi olduğunu söyledi. 

“(Libya'da) Biz kendi askeri varlığımızı bir daha çatışmanın çıkmaması için kullandık.” diyen Fidan, ülkenin doğu-batıyla birleşmesi için çalıştıklarını belirtti. 

Fidan, iç politikada kendisine yönelik eleştirilere ilişkin şunları söyledi: 

“Ben iç politik konuları çok yakından aynı zamanda takip ediyorum ama ben bir takım oyuncusuyum, bu takımdaki yerim de dış politika konusu. Takım kaptanımız Cumhurbaşkanı'mız (Recep Tayyip Erdoğan) ve her arkadaşımız, her kabine üyemiz kendi bulunduğu köşeyi en iyi şekilde muhafaza ediyor, görevini yerine getirmeye çalışıyor. Ben takımdaki rolümü, dış politikayla ilgili, dış güvenlikle ilgili rolümü en iyi şekilde hayata geçirmeye çalışıyorum çünkü üzerimizde bir emanet var. Bu emanet, gaflet içinde olduğumuz zaman memleketimize, milletimize ağır bedeller ödetecek bir konu. Bu konuyu çoğu zaman iç politikada ucuz siyasi konulara malzeme etmemeye çalışıyoruz.” 

Devletimizin ürettiği ışığın sonsuza kadar, kıyamete kadar bir yol gösterici olması belki benim tek mefkurem 

Fidan, “Türkiye'yi ulaştırmak istediği hedefin, Kızılelma mefkuresinin ne olduğu” sorusuna karşılık 

“Çok büyük ışık vermesek de küçük bir mum ışığı bile olabilmek, zifiri karanlıkta. Devletimizin ürettiği bu ışığı, bu deniz fenerinin insanlık için sonsuza kadar, kıyamete kadar bir yol gösterici olması belki benim tek mefkurem.” ifadesini kullandı.  

Kaynak: TGRT 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA