Avrupa Birliği’nde “iki vitesli Avrupa” tartışmaları yeniden alevlenirken, Almanya öncülüğünde altı büyük üye ülkenin daha dar bir çekirdek grup oluşturarak savunma ve ekonomi politikalarında hızlanma arayışına girmesi, Birlik içinde yeni bir kırılma hattı oluşturdu. Almanya, Fransa, Polonya, İspanya, İtalya ve Hollanda’nın maliye bakanları 28 Ocak’ta düzenlenen çevrim içi toplantıda, AB’nin 27 üyeli yapısının karar alma süreçlerinde yavaş kaldığı ve küresel jeopolitik risklere karşı daha çevik bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğu görüşünü ele aldı.
Toplantıya ev sahipliği yapan Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, Reuters’a yansıyan davet mektubunda, “Artan jeopolitik belirsizlik ortamında Avrupa’nın daha güçlü ve daha dayanıklı hale gelmesi gerekiyor. Artık iki vitesli bir Avrupa zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Klingbeil, mevcut karar alma yapısının küresel ekonomik dalgalanmalara hızlı uyum sağlamakta yetersiz kaldığını savundu.
Washington Post’un aktardığı bilgilere göre, önerilen çekirdek grubun dört ana başlığa odaklanması planlanıyor. Bunlar, şirketler için finansman koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen tasarruf ve yatırım birliği, avronun uluslararası para birimi olarak rolünün güçlendirilmesi, savunma harcamalarında daha sıkı iş birliği ve kritik hammaddeler için dayanıklı tedarik zincirlerinin oluşturulması olarak sıralanıyor.
Reuters ise toplantıda henüz bağlayıcı bir karar alınmadığını ve “iki vitesli Avrupa” ifadesinin resmi olarak kullanılmadığını bildirdi. AB kaynakları, söz konusu yapının ihtiyaç halinde toplanacak gayriresmî ve esnek bir format olacağını, ancak diğer ülkelerin hangi aşamada sürece dahil edilebileceğinin netleşmediğini aktardı.
Tartışmalar AB içinde tepkilere de yol açtı. Litvanya Başbakanı Inga Ruginienė, girişimi eleştirerek, “Ayrı birlikler kurmak yerine ortak bir Avrupa Birliği’ni nasıl güçlendireceğimizi konuşmalıyız. Ülkelerin büyüklüğünden bağımsız olarak tek ve güçlü bir ses bizim güvenlik garantimizdir. Bölünme başladığında birlik duygusu zayıflar” dedi. Bu eleştiriler, daha küçük ekonomilere sahip üye ülkelerin uzun süredir dile getirdiği kaygıları yeniden gündeme taşıdı.
Benzer bir tartışma daha önce de yaşanmıştı. Çekya’nın eski Başbakanı Bohuslav Sobotka, 2017 yılında Politico’da yayımlanan yazısında, “Bazı ülkeler daha sıkı entegrasyon isteyen küçük bir grubun oluşturulmasını savunuyor. Bu hem yanlış hem de tehlikeli bir adımdır. AB’nin gücü birlik ve iş birliğinden gelir” ifadelerini kullanmıştı.
Savunma odaklı yeni eksen
Almanya’nın öncülüğündeki girişim yalnızca ekonomik alanla sınırlı değil. Berlin, “iki vitesli Avrupa” modelini özellikle savunma alanında hızlandırıcı bir araç olarak görüyor. Alman Maliye Bakanı Klingbeil ve Fransa’dan mevkidaşı Roland Lescure’un çağrısıyla oluşturulan ve “E6 formatı” olarak adlandırılan yapı, savunma harcamalarında daha hızlı koordinasyon hedefliyor.
Klingbeil’in davet mektubunda savunma harcamalarının öncelikli gündem maddesi olduğu, Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılmasının ekonomik büyüme için de bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiği vurgulandı. Alman Bakan, 28 Ocak’taki toplantıyı bir “başlangıç adımı” olarak tanımlarken, bir sonraki Eurogroup toplantısı marjında sürecin devam ettirilmesini hedeflediklerini açıkladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in son dönemde attığı adımlar da bu stratejik yönelimi güçlendiriyor. Berlin ile Roma arasında imzalanan “Stratejik İş Birliği Eylem Planı” kapsamında iki ülke, Avrupa savunma hazırlığını artırmak, NATO içindeki Avrupa ayağını güçlendirmek ve entegre hava savunma sistemleri, insansız platformlar, deniz kuvvetleri ve elektronik harp alanlarında ortak projeler geliştirmek konusunda mutabakata vardı.
Öte yandan Almanya, Polonya ile de yeni bir savunma iş birliği anlaşması hazırlığında. 2026’da tamamlanması planlanan bu anlaşma kapsamında iki ülke, ortak tatbikatları artırmayı ve insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Askerî harcamalarda tarihi artış
Berlin’in savunma alanındaki iddialı hamleleri bütçeye de yansıdı. Almanya’nın 2026 bütçesinde Bundeswehr için 82,69 milyar avro ayrılırken, özel savunma fonundan da 25,5 milyar avro ek kaynak sağlanması öngörülüyor. Başbakan Merz, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamada savunma harcamalarının GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarılmasının “Avrupa egemenliğini güçlendirmek için zorunlu” olduğunu savundu.
Tüm bu gelişmeler, AB içinde geleneksel Franco-Alman ekseninin de zorlandığı bir döneme denk geliyor. Yeni nesil savaş uçağı projesi olan Gelecek Muharip Hava Sistemi üzerindeki anlaşmazlıklar ve Birlik içindeki oybirliği kuralının karar alma süreçlerini tıkaması, Almanya’yı daha dar ve hızlı hareket edebilen bir çekirdek yapı arayışına yöneltiyor.
Diğer İçerikler
Trump’tan İlham Alan Avrupa, Vize Politikasını Stratejik Silah Olarak Kullanmaya Yöne..
İngiltere Kraliyet Donanmasına İçki Yasağı Getirildi: Hiç Kimse “Laiklik Elden Gidiyo..
AB Konseyi Başkanı Costa Hindistan’la Yapılan Anlaşmanın Stratejik Bir Zafer Olduğunu..
AB Yüksek Temsilcisi Kallas, ABD ile Krizin Geçici Değil Kalıcı ve Yapısal Olduğunu S..
Avrupa’nın Kafası Çok Karışık, Mark Rutte’nin ABD Olmadan Avrupa Güvenliği Sağlanamaz..
AP’ den ICE Ajanlarına Terörist Muamelesi: AB, ICE Ajanlarının Kış Olimpiyatlarına Gi..
Çocukların Suça Bulaşmasının Artışı Üzerine İsveç Cezai Ehliyet Yaşını 13’e İndiriyor..