Almanya’da siyasi dengeler, sağ kanattaki yükselişle birlikte köklü bir değişim sinyali veriyor. Ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi Bild için INSA tarafından 20-24 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen anket sonuçları, AfD’nin oy oranını bir önceki ankete göre bir puan daha artırarak yüzde 28’e çıkardığını gösterdi. Bu sonuçla AfD, federal düzeyde en yüksek destek oranına ulaşarak Almanya’nın birinci partisi konumuna yükselmiş durumda. Öte yandan, 23 Şubat 2025’teki erken seçimlerde yüzde 28,6 ile sandıktan birinci çıkan Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hıristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ise kan kaybederek yüzde 24 seviyesine geriledi ve yerinde saydı.
Koalisyon hükümetinin ortakları için de anket sonuçları parlak bir tablo çizmiyor. Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 14 oranındaki desteğini korumaya çalışırken, Yeşiller’in bir puanlık düşüşle yüzde 12’ye gerilediği, Sol Parti’nin (Die Linke) ise yüzde 11 seviyesinde kaldığı görülüyor. YouGov tarafından geçen hafta yayımlanan bir başka veri ise seçmen tabanındaki öfkeyi net bir şekilde ortaya koyuyor; Alman halkının yüzde 79’u hükümetin performansından ve yapısal reformlar konusundaki kararsız tutumundan memnun olmadığını belirtiyor. Federal seçim tarihinin en düşük oranlarını gören SPD’nin mevcut durumu ve hükümete yönelik bu genel tepki, radikal sağın güç kazanmasındaki temel itici güç olarak değerlendiriliyor.
Anket verilerine göre, baraj altında kalacak partilerin toplam oyu yüzde 11 civarında seyrediyor. Bu durum, geçerli oylar üzerinden hükümet kurmak isteyen blokların en az yüzde 45’lik bir çoğunluğa ulaşması gerektiğini gösteriyor. Ancak AfD’nin yüzde 28 gibi bir kitleye ulaşması, ana akım partilerin koalisyon seçeneklerini daraltıyor. Diğer siyasi partilerin geçmişten bu yana AfD ile herhangi bir ittifak kurmaya sıcak bakmaması, CDU/CSU ve SPD’nin yeniden iktidar olabilmek için mutlaka üçüncü veya dördüncü bir ortağa ihtiyaç duyacağı bir tabloyu beraberinde getiriyor.
Siyasi analistler, mevcut tablonun 2025 erken seçimlerinden sonra ana akım siyasetçilerde başlayan endişeyi daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Şubat ayındaki seçimlerde yüzde 20,8 alan AfD’nin sadece iki ay içinde yüzde 28 bandına sıçraması, Almanya’da radikal sağın artık marjinal bir hareket olmaktan çıkıp merkezi bir güç haline geldiğinin en somut kanıtı olarak yorumlanıyor.
Kaynak: Şarkul Avsat
Diğer İçerikler