İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Savunma Bakanı Boris Pistorius’un iş birliğiyle hazırlanan "İstihbarat Servisi Yasası Reformu", Alman istihbarat yapılarını yalnızca bilgi toplayan organlar olmaktan çıkarıp aktif operasyonel güce dönüştürüyor. Hazırlanan tasarıyla BND ve BfV; siber saldırılara karşı verileri tahrif etme, dezenformasyon sunucularını kapatma, insansız hava aracı veya kimyasal tesislerin bilgi sistemlerine sızarak sabotaj uygulama ve mal sevkiyatlarını manipüle etme gibi "proaktif" yetkilerle donatılıyor. 1945'ten bu yana yalnızca polise tanınan bu aktif önlem alma yetkilerinin istihbarat servislerine verilmesi tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Veri Depolama Uzatılıyor, Biyometrik Ve Otomatik Analiz Başlıyor
Yeni düzenleme uyarınca istihbarat teşkilatları, telekomünikasyon içerik verilerini 6 ay, meta verilerini ise 12 aya kadar saklayabilecek. Akıllı ev aletlerinden kamusal alandaki güvenlik kameralarına kadar geniş bir veri ağına erişimi kolaylaştıran yasa; yapay zeka destekli otomatik analizlere, görüntü verilerinin biyometrik karşılaştırmasına ve elde edilen verilerin diğer kamu/özel kurumlarla paylaşılmasına olanak tanıyor.
Muhalefetten, Hekimlerden ve Gazetecilerden Sert Tepki
Hazırlanan yasa tasarısı, Almanya'da toplumun ve kurumların farklı kesimlerinden yoğun eleştiriler alıyor. Alman Tabipler Birliği ve Ulusal Yasal Sağlık Sigortası Hekimleri Birliği (KBV), iç istihbaratın (BfV) doktor ile terapist muayenehanelerine fark edilmeden girebilmesine imkan tanıyan maddeye sert tepki göstererek bu durumun hasta-hekim gizliliğini tamamen ihlal ettiğini vurguluyor. Basın özgürlüğü kanadında ise Alman Gazeteciler Birliği (DJV), tasarıdaki muğlak ifadelerin barışçıl faaliyetleri dahi takibe açık hale getireceğini ve haber kaynaklarının korunmasını imkansız kılacağını savunuyor. Siyasi ve hukuki boyutta Yeşiller Milletvekili Konstantin von Notz polis ile istihbarat yetkilerinin birbirine karıştırılmasını tehlikeli bulduğunu belirtirken, veri koruma uzmanları ise denetim mekanizmalarının işlevsizleştirildiğini ve parlamentonun yetkilerinin tırpanlandığını ifade ediyor.
"Rusya'nın Hibrit Tehditleri" Gerekçesi ve "Liderlik" Hedefi
İçişleri Bakanı Dobrindt, ülkenin her gün hibrit savaşın hedefi olduğunu savunarak reformu meşrulaştırırken; Anayasa Koruma Dairesi Başkanı Sinan Selen, belirli bir kaynağa net olarak atfedilemeyen olayların dahi "Rus hibrit saldırısı" olarak sınıflandırılabildiğini kabul etti. Berlin yönetiminin, bu reform sayesinde Washington, Londra ve Paris karşısında stratejik özerkliğini artırmayı ve Avrupa güvenlik politikasında belirleyici liderlik rolünü üstlenmeyi hedeflediği belirtiliyor.