Bugün, tarihimizin altın sayfalarına kazınmış, Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açan büyük bir destanın, Malazgirt Zaferi’nin 954. yıldönümünü idrak ediyoruz.
26 Ağustos 1071, sadece bir savaşın değil, bir medeniyetin, bir ruhun, bir milletin yeniden doğuşunun mührüdür! Sultan Alparslan’ın iman dolu yüreği, cesareti ve basiretiyle, kendisinden dört kat büyük Bizans ordusunu dize getiren o kutlu zafer, bu toprakların ebedi yurdumuz olmasını sağlamıştır.
Malazgirt, yalnızca bir meydan muharebesi değil; birlik, dirlik ve adaletin sancağıdır. Sultan Alparslan’ın “Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya da şehit olarak Cennet’e giderim!” diyerek kefen niyetine giydiği beyaz elbise, bu vatan için canını feda eden her bir yiğidin sembolüdür.
O gün Malazgirt Ovası’nda yankılanan “Allahu Ekber” nidaları, bugün hâlâ gönüllerimizde, damarlarımızda yankılanıyor. Bu zafer, Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, omuz omuza verdiği, kanlarının birbirine karıştığı kutsal bir ittifaktır. Bu ittifak, Anadolu’yu vatan kılan, medeniyetimizi dört kıtaya taşıyan bir meşaledir!
Bugün, Malazgirt ruhunu yaşatmak, ecdadımızın emanetine sahip çıkmak hepimizin borcudur. Gençlerimize bu şanlı tarihi anlatmalı, Çanakkale’den, 15 Temmuz’a uzanan o mücadele ruhunu diri tutmalıyız. Alparslan’ın torunları olarak, bu vatanı bölmek isteyenlere, birliğimize kastedenlere karşı dimdik duracağız!
Malazgirt’in mirası, “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla geleceğe yürümemizin ilhamıdır. Bu vesileyle, büyük komutan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ordusunu, Anadolu’yu bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Gazilerimize saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz.
Malazgirt Zaferi’nin 954. yıldönümü, milletimize kutlu olsun! Al bayrağımız göklerde ebediyen dalgalansın, ezanlarımız semalarda sonsuza dek yankılansın.
Stratejik Düşünce Enstitüsü
(SDE)
Diğer İçerikler