Sevdiklerimizle kucaklaştığımız, sofralarımızı bereketle donattığımız bu güzel bayram gününde, yüreklerimizde sevinç ve hüznü bir arada taşıyoruz. Ramazan-ı Şerif’in sonu, Şevval ayının ilk günleri bizlere barış, kardeşlik ve merhamet hatırlatıyor; ama aynı zamanda Ortadoğu, Afganistan, Pakistan, Sudan gibi kardeş coğrafyalarda yaşanan acıları da unutturmuyor. Şu günlerde İran, Lübnan, Körfez ülkeleri ve bölgenin birçok noktasında devam eden savaşlar, füze yağmurları, hava saldırıları ve masum insanların can kayıpları yüreğimizi dağlıyor.
Binlerce sivil, çocuk, kadın ve yaşlı, bu çatışmalarda evsiz kalmış, yaralanmış ya da Hakk'a yürümüş durumda. Hürmüz Boğazı'ndan Beyrut sokaklarına, Tahran'dan Gazze'ye kadar uzanan bu ateş, sadece bölgeyi değil, hepimizin vicdanını yakıyor. Günlük milyarlarca dolarlık harcamalarla süren bu yıkım, ne yazık ki barışa değil, daha fazla acıya hizmet ediyor.
Biz, millet olarak, tarih boyunca mazlumun yanında olduk, zalime karşı dimdik durduk. Bugün de dua ve temennilerimizle kardeşlerimizin yanındayız. Allah'ın izniyle bu ateş bir an önce sönsün, masumlar korunsun, çocuklar gülsün, anneler ağlamasın diye bayramın getirdiği manevi iklimde, ellerimizi semaya açıp dua ediyoruz.
Kardeş kanı akmasın, barış ve adalet hakim olsun, yaralılar şifa bulsun, yetimler korunsun diye temenni ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle İslam Aleminin mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyor, insanlığa huzur, güven ve adalet gelmesine vesile olmasını diliyoruz.
Stratejik Düşünce ve Araştırma Vakfı
(SDAV)
Diğer İçerikler