20 Temmuz 1974’te Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde tarihinin en kritik ve en şerefli sayfalarından birini yazmıştır. O gün, adada yıllardır sistematik bir şekilde sürdürülen soykırım teşebbüsüne “Dur!” denilmiştir.
Özellikle 21 Aralık 1963’te Kanlı Noel’le başlayan süreçte, Rum ve Yunan güçleri Kıbrıs Türkü’ne karşı korkunç vahşetler uygulamıştır. Binlerce Türk, köylerinden sürülmüş, kadın, çocuk, yaşlı demeden katledilmiş, işkenceye uğratılmış, tecavüze maruz kalmıştır. Erenköy, Ayvasıl, Sandallar, Muratağa, Sandallar ve daha nice yerlerdeki katliamlar, insanlık tarihine utanç vesikaları olarak kazınmıştır. Rumlar, “Enosis” hayali uğruna Türk varlığını adadan silmek istemiş; Türkleri gettolarla, ambargolarla, açlıkla boğmaya çalışmıştır. Bu, planlı bir etnik temizlik ve soykırım girişimiydi. Tıpkı şimdilerde Gazze’de olduğu gibi..
Ne acıdır ki, Batı dünyası bu vahşete ya doğrudan destek vermiş ya da utanç verici bir sessizliğe gömülmüştür. ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler, NATO müttefiki Türkiye’yi yalnızlaştırmak için ellerinden geleni yapmış, Rum tarafını açık veya örtülü biçimde kollamış, BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye aleyhine kararlar alınmasına zemin hazırlamışlardır. İnsan hakları ve demokrasi nutukları atan bu güçler, Kıbrıs Türkü’nün yaşadığı soykırım karşısında üç maymunu oynamayı tercih etmiştir. Çünkü onlar için Kıbrıs, kendi menfaatleri için sadece stratejik bir adaydı; orada yaşayan Türklerin kanı ve gözyaşı ise önemsizdi.
İşte böylesine ağır bir cendere içinde, yalnız ve çaresiz bırakılan Kıbrıs Türkü, 1974’te Türkiye’nin cesur ve kararlı adımıyla bu zulümden kurtulmuştur. Mehmetçiğin kahramanlığı ve Kıbrıs Türk Mücahitlerinin direnişiyle adanın kuzeyi özgürlüğüne kavuşmuştur. Barış Harekâtı, sadece bir askeri operasyon değil; mazlum bir halkın kurtarılması, adalete ve insan onuruna yapılmış tarihî bir müdahaleydi.
Bu harekatın üzerinden 52 yıl geçti. Kıbrıs Türkü, kanıyla, canıyla, alın teriyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde özgür ve onurlu yaşamaktadır. Anavatan Türkiye ile kopmaz bağlarını her şartta korumuştur. Dünya hâlâ adil bir tutum sergilemese de biz tarihimizi, acılarımızı ve zaferlerimizi unutmayacağız.
Kıbrıs’ta barış, şehitlerin kanlarıyla yazılmıştır. Bu zafer, gelecek nesillere emanettir. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz. Kıbrıs Türkü’nün varlığı ve özgürlüğünün sonsuza kadar devamını diliyoruz.
Stratejik Düşünce ve Araştırma Vakfı
(SDAV)
Diğer İçerikler