KKTC Başbakanı Üstel Ada’ya Fransız Askeri Konuşlandırmayı İsteyen Rumları Sömürgeci Zihniyet Olarak Nitelendirdi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulidis'in Fransız askerlerinin Ada'ya konuşlandırılacağı açıklamasını "Ada'daki barış ve huzur ortamına ciddi zarar" verecek nitelikte olduğunu belirten Üstel, bu açıklamaları son derece tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez bir adım olarak niteledi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulidis'in Fransız askerlerinin Ada'ya konuşlandırılacağı açıklamasını 'son derece tehlikeli ve kabul edilemez' olarak niteledi.

Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) göre, Üstel, GKRY lideri Hristodulidis'in, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin ardından "Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs'a konuşlandırılacağı" açıklamasına tepki gösterdi.

Söz konusu açıklamaların, "Ada'daki barış ve huzur ortamına ciddi zarar" verecek nitelikte olduğunu belirten Üstel, bu açıklamaları son derece tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez bir adım olarak niteledi.

Üstel, "Bir yandan yeni bir müzakere sürecinden bahseden Hristodulidis ve zihniyeti, diğer yandan Kıbrıs Türk halkını yok saymakta ve görmezden gelmektedir. Bu çelişkili tutum, onun gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.

Ada'da herhangi bir askeri varlık veya askeri adım atılabilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkının rızası ve onayının zorunlu olduğunu vurgulayan Üstel, bu onay alınmadan atılacak her türlü adımın, uluslararası hukuk açısından yok hükmünde olacağının altını çizdi.

Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Macron'un küstahça açıklamaları ve tavırları da dikkat çekicidir. Girdiği hemen her ülkeyi sömürme anlayışıyla bilinen Fransa'nın, Kıbrıs Rumlarına sunabileceği tek şey; uzun vadede büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engellerden biri olan Avrupa Birliği'nin (AB) üyesi Fransa'nın, Ada'ya asker konuşlandırma girişimleri, aynı zamanda AB'nin ikiyüzlü politikasının da açık bir göstergesidir. AB'nin hiçbir üyesi, KKTC'nin egemenlik haklarını ve güvenliğini göz ardı edecek kararlar alamaz ve eylemler içerisinde bulunamaz. Macron ve AB'den beklenen, Kıbrıs meselesine sömürgeci zihniyetle yaklaşmaktan vazgeçmeleri ve adil bir tutum benimsemeleridir"

 

 

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA