İsrailli şirketlerin ruhsatsız gayrimenkul projeleri, satın alınan köyler ve Mossad bağlantılı girişimler Rum basınında ve siyasetinde büyük tartışma başlattı.
Hürriyet’ten Ömer Bilge’nin haberine göre; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) son yıllarda artan İsrail sermayesi ve Yahudi nüfusu, adada demografik ve güvenlik odaklı yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İsraillilerin Rum kesiminin güneyine ve kıyı bölgelerine olan yoğun ilgisi, devasa konut projeleri, otel yatırımları ve özel okul girişimleriyle dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Rum yönetimindeki Hahambaşı Arie Zeev Raskin’in aktardığı bilgilere göre, 2003 yılında adada sadece 70 Yahudi ailesi yaşarken, günümüzde adadaki Yahudi nüfusu 25 bin seviyesini aşmış durumda.
Limasol ve Larnaka başta olmak üzere adanın stratejik noktalarına yerleşen İsrail bağlantılı şirketler, terkedilmiş Rum köylerinde dahi geniş çaplı gayrimenkul projeleri yürütüyor. Kathimerini gazetesinin araştırmasına dayandırılan detaylarda, Limasol’un ormanlık bölgesinde yer alan Trozena köyünün geçen yılın mayıs ayında bir İsrail şirketi tarafından satın alındığı belirtildi. Kapsamlı bir inşaat projesinin başlatıldığı köyde, gerekli çevre izinleri ve ruhsat süreçleri tamamlanmadan binaların yükselmesi çevre örgütlerinin ve bölge halkının tepkisini çekti.
Benzer şekilde Latsi bölgesinde inşa edilen 5 yıldızlı otel ile Latchi, Trozena ve Polemidia’daki üç farklı proje için de gerekli idari izinler alınmadan yasal süreçlerin bypass edildiği iddiaları gündemdeki yerini koruyor.
Adadaki varlık sadece gayrimenkul ve ticari yatırımlarla sınırlı kalmıyor. İsrailli teknoloji ve güvenlik şirketlerinin Limasol ve Larnaka’yı merkez üssü olarak kullanması, istihbarat kaygılarını da beraberinde getirdi. Rum basınında yer alan iddialara göre, eski Mossad ajanı Tal Dilian’ın kurduğu teknoloji ve casus yazılım şirketlerinin yanı sıra, Güney Kıbrıs merkezli işletilen yasa dışı dinleme ve takip skandallarının arka planında da bu şirketlerin faaliyetleri yer alıyor.
İsrail sermayesinin ve adaya akın eden Yahudi nüfusunun uzun vadede Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini ve Kıbrıs’ın demografik yapısını kökten değiştireceği uyarısı yapılıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de daha önce yaptığı değerlendirmelerde, bölgedeki jeopolitik dengelerin ve sıcak çatışma risklerinin adadaki durumu aniden değiştirebileceğine işaret ederek uyarılarda bulunmuştu.
Diğer İçerikler