Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Yüzyıllık Düğüm: Kerkük Ve Musul Vilayeti

Bülent ERANDAÇ
23 Kasım 2020 18:24
A-
A+

Amerika, Fransa ve Rusya’nın eş başkan olduğu MINSK GRUBUNUN,30 YILDAN BERI ÇÖZMEDİĞİ ERMENİSTAN’IN KARABAĞ’I İŞGALİNİ, BAŞKANLAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE İLHAM ALİYEV (AZERBAYCAN VE TÜRK ORDUSU ) 44 GÜNDE ÇÖZDÜ. NOKTA.

Evet. Karabağ’ın kurtarılışı bağlamında, Yüzyıl önceden özellikle emperyalist devletler tarafından TÜRKİYE’DEN KOPARILAN Musul ve Kerkük düğümlerinin de ÇÖZÜLMESİNE sıra geldi.

21. yüzyılın ilk 20 yılı içindeyiz. Savaşlarla geçen 20. yüzyıldan devraldığımız önemli siyasi ve ekonomik sorunlara daha karmaşık yenilerini de ekleyerek önümüzü görmeye ve yolumuza devam etmeye çalışıyoruz.

Çok hızlı gelişen iletişim teknolojisinin yardımıyla her gün daha çak birbirine yaklaşan ve sorunları ağırlaşan bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın herhangi bir yerindeki siyasi ve ekonomik krizler hepimizi doğrudan içine çekebiliyor. Kısacası, küçülen yaşlı dünyamız daha zor yönetilebilir bir hale geliyor.

Geleceğe dönük yapılan araştırmalar, önümüzdeki yıllarda ABD’nin süper güç olarak askeri ve ekonomik ağırlığını kaybedeceğini,2030’dan sonraki ekonomik sıralamada yerini Çin’e devredeceğini gösteriyor.

AB’nin de parçalanarak, hayal ettikleri güç pozisyonuna yaklaşamayacağını,  Japonya’nın ekonomik güç olarak dünya ekonomisindeki yerini koruyacağını, Rusya’nın ise askeri güç olarak konumunu korurken, ekonomik alanda büyük bir atılım yapması zor görünüyor.

Bu tablo ortada iken, yüzyıl öncenin günümüze kadar bırakılmış sorunları, düğümleri gözden geçirmekte yarar var.

Yüzyıl önce İngiltere ve Fransa’nın ortaklaşa devreye soktukları, Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalayan, Ortadoğu’yu parçalara ayıran SYKES-PICOT ANLAŞMASI, yüzyıl sonra tarihin tozlu raflarına atılırken, Musul vilayeti ve Musul-Türkiye ilişkisi yeniden güncel öneme kavuştu.

TRT AVAZ’da yayınlanan ,’Yüzyılın düğümü: Musul vilayeti’ belgeseli, bugün Türk Ordusu'nun Irak ve Suriye‘de Beka Hattımızı tahkim ederken Cerablus Köprüsü, Fırat Nehri, Deyrizor’dan Irak’a doğru Telafer, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Osmanlı Meclisi Mebusan ve TBMM tarafından, MİLLİ MİSAK olarak kabul edilmesini çok iyi anlatıyor.

Yüzyıl önceden özellikle emperyalist devletler tarafından bırakılmış sorunlar, çıbanbaşları 21. yüzyılda çözülecek mı?

Musul ve Kerkük düğümlerini de içeren sorunlara dikkatle bakmakta büyük yarar var

İNGİLİZLER MUSUL’U TÜRKİYE’DEN HİLE İLE KOPARDI

Sykes-Picot, İngilizler ve Fransızlar arasında 16 Mayıs 1916’da Ortadoğu topraklarının paylaşılması maksadıyla yapılan gizli bir antlaşmadır.

Bu antlaşmayı hazırlayanlar İngiliz politikacı, yazar ve aynı zamanda gezgin olan Mark Sykes ile Fransız diplomat ve avukat George Picot’du. Bu nedenle anlaşma bu kişilerin isimlerine atıfla Sykes-Picot Antlaşması olarak adlandırıldı. Daha sonra Rusya’da bu antlaşmaya katıldı. Ancak,1917 komünist ihtilal sonrası çekildi.

Antlaşmaya göre İngiltere’ye HAYFA, Akka limanları, Bağdat, Basra ve Güney Mezopotamya verilecekti.

Fransa’ya Doğu Akdeniz Bölgesi, Adana, Antep, Mardin, Urfa, Diyarbakır,  Suriye kıyıları; verilecekti.

Ayrıca Fransa ve İngiltere’nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde Arap devletleri kurulacak, İskenderun serbest liman olacak, Filistin’de ise Uluslararası bir yönetim oluşturulacaktı:

MUSUL VILAYETINI ÖNCE FRANSA’YA VEREN İNGİLTERE, HİLE VE DESİSELERLE, AYAK OYUNLARIYLA, DİPLOMASİ TEZGÂHLARIYLA, LOZAN ANLAŞMASINI KİLİTLEYEREK, DAHA SONRAYA BIRAKTIRDI.

Musul petrollerine İngiltere göz koymuştu. Musul’u göz göre göre, Türkiye’den kopardı, kendisine bıraktığı Irak olarak kurulacak devletin sınırları içinde tutma kurnazlığı yaptı.

Musul ve Kerkük Türkiye'den KOPATILIYOR

İngiliz İşgali

Osmanlı Devletinin I. Dünya savaşının sonunda yaptığı Mondros Mütarekesi sırasında Kerkük merkez hariç, Süleymaniye ve genel olarak Musul vilayeti 6. Ordu komutanı Ali İhsan Sabis Paşanın denetimi altındaydı.

Ancak mütarekenin 7.maddesi itilaf devletlerine gerekli gördükleri yerleri işgal yetkisi vermekteydi. İngilizler 10 Kasım günü Musul’u işgal ettiler.

İngilizler Musul işgal etmelerine rağmen uzunca bir süre bölgeye hâkim olamadılar. Bölgedeki aşiretler özellikle Kerkük ve Süleymaniye halkı İngiliz hâkimiyetine sıcak bakmıyorlardı.

Nitekim bölge halkı Kürtler, Araplar, Türkmenler Türkiye’nin tarafında yer aldılar ve TBMM’nin açılmasıyla beraber Milli Mücadeleyi desteklediler.

Bölgede hâkimiyet sağlamakta güçlük çeken İngilizler Nasturi ve Asuruileri himaye etmeye başlarken Fransızlar da Ermenilerle işbirliği yaptılar.

İngilizler, Musul, Kerkük ve Süleymaniye şehirlerinde hâkimiyet kurmak için havadan bombalamalar yaptığı tarihlerde Anadolu’da Milli Mücadele başlamıştı.

Doğuda Ermenilere karşı Batıda ise Yunanlılara karşı önemli başarılar kazanılmaktaydık.

Anadolu’da mücadelenin başarıyla devam ettiği bu tarihlerde milli sınırlar içinde ifade edilen Kerkük, Süleymaniye ve Musul da TBMM’nin hedefi arasındaydı.

Bölgenin İngiliz işgalinden kurtarılması için 1 Şubat 1922 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına Revandiz bölgesine bir kısım kuvvet gönderilmesi emri verildi ve bu görev için Milis Yarbayı Özdemir Bey görevlendirildi.          

Özdemir Bey’in bölgedeki faaliyetleri sırasında Anadolu’dan Yunan kuvvetleri atılmış ve Lozan Konferansı başlamıştı.

Lozan konferansındaki görüşmelerin önemli başlıklarından biri Musul meselesi oldu. İngiliz Lord Curzon’ub ayak oyunları had safhadaydı. Musul üzerinde İngilizler bölgenin petrol zenginliğe göz koymuşlardı. İngilizler, konferansa katılan diğer devletleri de kendi taraflarına çektiler.

Lozan’daki görüşmeleri çıkmaza sokarak, Musul konusuna daha sonraki yıllara bırakıp oyunlarına giriştiler. Mesele, Lozan sonrasına bırakıldı.

İngilizler petrol bölgesi olan Musul ve Kerkük civarını Türkiye’ye bırakmayacaklarını açıkça ifade ettiler. Türkiye bölge ile ilgili tezlerini Cemiyet-i Akvam’da da savunurken, bu tarihlerde Türkiye’nin doğusunda çıkan Şeyh Sait isyanı çıkardılar.

Nihayetinde Türkiye 1926 yılında Ankara Antlaşması ile Türkiye, Musul üzerindeki haklarından vazgeçmek zorunda kaldı.

Yüzyıl önceden günümüze kadar devam eden Musul vilayeti düğümünü anlamak için, TRT AVAZ’da devam eden  “Yüz Yıllık Düğüm Musul Vilayeti” Belgeselinin özellikle izlenmesini tavsiye ederim.

Pek yayınlanmamış orijinal görüntüleri ve sesi eşliğinde,  duygusal bir müzik seçimiyle devam ederjen,100 YIL SONRA, TÜRİYE’NİN IRAK’TA, SURİYE’DE, LİBYA’DA, AZERBAYCAN’DA NEDEN KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLDUĞÜÜUNU ÇOK DAHA İYİ ALMAK MÜMKÜZ OLACAKTIR.

Musul vilayeti bağlamında bir gerçeğe dikkatle bakalım.

Amerika, Fransa ve Rusya’nın eş başkan olduğu MINSK GRUBUNUN,30 YILDAN BERI ÇÖZMEDIĞI ERMENİSTAN’IN KARABAĞ’I İŞGALİNİ, AZERBAYCAN VE TÜRK ORDUSU 44 GÜNDE ÇÖZDÜ. NOKTA.

Sıra, başka düğümleri çözmeye geldi.

ZAFER İNANANLARIN OLACAKTIR.