Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Türkiye’nin Sakız Adası Navtex’inin Anlam ve Önemi

Bülent ERANDAÇ
20 Eylül 2020 15:57
A-
A+

15 EYLÜL 2020,TARİHİNİ BÜYÜK HARFLERLE BİR KENARA YAZINIZ.

Türkiye, NAVTEX yayınlayarak Yunanistan'ın Sakız Adası'nı Lozan Barış Antlaşmasını ihlal ederek silahlandırdığını ilan etti.

Yayınlanan NAVTEX'te şu ifadelere yer verildi:

“SEYHİDDA DENİZCİLERE BİLDİRİ NUMARASI: 1149/20 EGE DENİZİ

1. LA08-206/20 NUMARALI NAVTEX MESAJI İLE SAKIZ ADASININ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI İLE BELİRLENEN GAYRİ ASKERİ STATÜSÜ İHLAL EDİLMİŞTİR’’

EVET. Türkiye’nin EGE’DE ilk kez Sakız Adası’na yönelik bu stratejik hamlesi, gelecek günler, aylar, yıllar için çok çok önemli tarihe not düşüren bir işarettir.

Lozan Barış Antlaşması Sakız Adası İçin Ne Diyor?

Lozan Barış Antlaşması'nın ilgili 13. maddesinde Ege'deki adaların silahlandırılması konusunda şu ifadeler yer alıyor:

"Barışın korunmasını sağlamak amacı ile Yunan Hükümeti, Midilli, Sakız, Sisam ve Nikarya Adalarında aşağıdaki önlemlere saygı göstermeği yükümlenirler:

Birincisi: Bu Adalarda hiçbir deniz üssü ve hiçbir istihkâm kurulmayacaktır.

İkincisi: Yunan, savaş uçakları ve öteki hava araçlarının Anadolu kıyısındaki topraklar üzerinde uçması yasaklanacaktır.

Buna karşılık, Türkiye Hükümeti de savaş uçaklarının ve öteki hava araçlarının sözü geçen Adalar üzerinde uçmasını yasaklayacaktır.

Üçüncüsü: Söz konusu Adalarda bir jandarma ve polis örgütü ile sınırlı kalacaktır"

Sakız Navtex’inden bir gün sonra, CNNTÜRK TV’de Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, şu açıklamayı yaptı:

“Atina Adaları Silahlandırıyor”

Yunanistan Lozan’a ve 1947 Anlaşmasına göre, silahsızlandırılması hukuken yasak olarak adaları silahlandırmıştır. 

Sakız Adası da bunlardan bir tanesidir, Türkiye, Navtex yayınlayarak bunun Lozan’ın ihlalini olduğunu bildirdi. Biz buna karşı uyarımız yaptık. 

 Yunanistan 1960’tan sona bu adaları silahlandırmaya başlıyor ve Türkiye uyarılarda bulunuyor ve Yunanistan bunu hep inkâr ediyor. 1974’te adaları silahlandırdıklarını söylediler. Türkiye’den bu adalara hiçbir şekilde saldırı olmadı. Türkiye’den askeri hamle gelecek olursa buradaki silahlandırmanın bir faydası olmaz’’

SAKIZ BİR BAŞLANGIÇ.

Yunanistan’ın, uluslararası hukuka aykırı ve saldırgan bir tutumla Ege Denizi'ndeki adaları silahlandırması Türkiye'nin cephaneliğe çevrilen adalar üzerinden tehdit edildiğini göstermektedir.

Türkiye, ege adalarının silahlandırılmasını milli güvenliğine yönelik bir tehdit olduğunu belirterek, Kakız Adası’na yönelik NAVTEX duyurusu uluslararası anlaşmaların kendisine tanımış olduğu hakları gündeme getirmeye başlamıştır.

Lozan ve Paris anlaşmalarına aykırı hareket eden Yunanistan'ın Ege'deki 12 Ada diye konuşulan aslında 23 adanın büyük kısmını cephaneliğe çevirerek uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etmesine müdahale etmeye yönelmiştir.

Türkiye, eninde sonunda adaların statüsünü ve silahlandırılma sorununu önce uluslararası hukuk, olmadı, aşama aşama, TEHDITLERE KARŞI ALACAĞI KARARLARLA muhakkak halletmeye kararlıdır.

TÜRKİYE, IRAK PENÇE VE SURİYE ZEYTİN DALI HAREKÂTLARIYLA, TEHDİTLERE KARŞI NE YAPACAĞINI GÖSTERDİ.

Yıllarca Avrupa’nın kuklası PKK, Kuzey Irak’ta cirit attı. Uyardık anlamadılar. BM ve Avrupa Birliği’ni uyardık, uluslararası hukuk kurallarını çok anlattık, kulaklarını tıkadılar. Irak’a yönelik girişler-çıkışlar yaptık, ağladılar ancak işi halletme yoluna gitmediler.

Neden gitmediler. PKK, Derin Amerika-Avrupa’nın Türkiye’yi bölmeye yönelik planlarında mayın eşeği olarak kullanıldı.

Sonunda ne yaptık? PENÇE HAREKÂTLARIYLA, PKK TEHDİDİNE KARŞI, KUZEY IRAK’TA 32 KİLOMETRE İÇLERİNE TAM GİRDİK, KARAKOLLAR KURDUK. KANDİL’İ KUŞATTIK.

Uluslararası anlaşmalar vardı. Gözümüzün içine baka baka, ABD-Avrupa, PKK’yı, Türkiye’ye karşı kullandı. Uyardık anlamadılar, hava harekâtları yaptık, dikkat etmediler. Sonunda Kuzey Suriye’ye girdik. ABD-Israil koridorunu parçaladık. PKK üzerine kurgulanan Rojova kirli planını çöpe attık. PKK’ya uydu devletçik kurmak için seçtikleri sahayı kontrol altına aldık.

Bu iki örnek, Ege adalarını uluslararası hukuka göre silahlandıran Avrupa Birliği’nin tetikçiliğini yapan Yunanistan’a son uyarımızdır.

EGE ADALARI TARTIŞILIR HALE GELMİŞTİR.

Ege’deki Saruhan ve Menteşe adalarıyla Antalya körfezine bitişik Meis’in Yunanistan’da kalmasının temel koşulu “gayri askeri” olmalarıdır. Oysa... Bu 23 adanın 18’inde 1960’tan itibaren ağır silahlı askerler, müzeler, radarlar, bazılarında havaalanları, hücumbotlar var.

Bu durumda Lozan ve Paris antlaşmalarında yer alan 23 adanın 18’in de Yunanistan’ın egemenliği tartışılır hale gelmiştir. NOKTA.

Lozan ve Paris Anlaşmalarına Göre Ege Adaları

Lozan Barış Antlaşması ve 10 Şubat 1947 Paris Antlaşması ile GAYRIASKERI SYTATÜDE OLMALARI KAYDIYLA Yunanistan’a bırakılan adalar bulunmaktadır.

Bunların dışındaki ada, adacık ve kayalıklar için egemenlik devri yapılmamıştır.

Ada gruplarından bahsedilirken çoğu zaman Menteşe Adaları’ndan kamuoyunda en çok bilinen şekliyle Oniki Ada olarak söz edilmektedir. Oysa Yunanlıların Dodace-Nissas (Oniki Ada) dedikleri Menteşe Adaları belli başlı yirmidört ada ile birçok adacık ve kayalıktan oluşmaktadır.

 5 100 km2’ den büyük adalar; Girit, Eğriboz, Semadirek, Gökçeada (İmbros-İmroz), Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, Kilimli, İstanköy, Rodos, Kerpe, Taşoz, İskiri, Andre, İstendin, Mürted, Bara, Nakşa, Yamurgi, Değirmenlik, Ünye ve Çuha’dır.

Trakya/Boğazönü Adaları; Taşoz, Semadirek, Limni, Bozbaba, Gökçeada, Bozcaada (Tenedos), Zürafa ve Tavşan Adalarıdır.

Saruhan Adaları; Midilli, Sakız, Koyun Adaları, İpsara, Antiipsara, Sisam, Ahikerya, Hurşit ve Fornoz’dur. Menteşe Adaları, Eşek Adası, Nergisçik, Batnoz, Lipso, Bulamaç, Leryoz, Kilimli, Kalolimnos, Keçi Adası, Ardıççık, Koçbaba, İstanköy, İncirli, Sömbeki, İlyaki, Herke, Limoniye, Rodos, Çoban Adası, İstanbulya, Kerpe, Küçük Kerpe, Sirina ve Ardacık’tır. Kurumahmut, Şeytan Adaları; Hasır, Keçi, İblislik, Bozada, Çamlıca, İskados, İskablos, İkizceler, İskiri, İskiri Poli ve Maymuncuk’tur.

Kiklat Adaları; Eğriboz, Andre, Egine, Bibercik, Nergisçik, Temaşalık, Andre Papazlığı, Mürted, Mökene, Kedelan Papazlığı, Şıra, Sığırcıklar, Delos, Terme, Çamlıca, Suluca, Küçük Koyunluca, Haçlılar, Nakşe, Bara, Andi Bara, Yavuzca, Pınar, Döngili, Karo, Anti Karo, Yamurgi, Örenli, Olmo, Ünye, Değirmenlik, Anido Siyah, Aya Kiriki, Sikinos, Santoron, Anafiye ve Kristiyane’dir.

Lozan Anlaşması

24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın onikinci maddesi ile Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya, Taşoz, Bozbaba ve İpsara adaları gayri askerî statüde kalmak şartıyla Yunanistan’a bırakılmıştı.

Aynı antlaşma ile Menteşe Adaları; İstanbulya, Rodos, Herke, Kerpe, Çoban Adası, İlyaki, İncirli, Kilimli, İleriye, Batnoz, Lipso, Sömbeki ve İstanköy adaları bunlara bağlı adacıkları ile beraber ve Meis Adası İtalya’ya verilirken Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları ve Anadolu sahillerine üç milden az uzaklıkta bulunan adalar üzerindeki Türk hâkimiyeti teyit edilmiştir.

10 Şubat 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nın 14/1’inci maddesi gereğince, daha önce İtalya’ya devredilmiş Stampalia (Astropalia), Rhodes (Rhodos), Calki (Kharki), Scarpanto, Casos (Casso), Piscopis (Tilos), Misiros (Nisyros), Calimnos (Kalymnos), Leros, Patmos, Lipsos (Lipso), Simi (Symi), Cos (Kos) ve Castellorizo adaları GAYRIASKERI STATÜDE OLMALARI KAYDIYKLA gayri a Yunanistan’a verilmiştir.

Yunanistan Ne Yaptı?

Yunanistan’ın antlaşmalara rağmen gayri askerî statüdeki adaları silahlandırması ve egemenliği antlaşmalarla kendisine devredilmeyen kara parçaları üzerinde hak iddia etmesiyle ada, adacık ve kayalıklar sorunu ortaya çıkmıştır.

İsmi belirtilerek egemenliği devredilenler dışında kalan ada, adacık ve kayalıkların egemenliği Osmanlı Devleti’nin varisi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nindir.

Eğer bir ada silahsızlandırılması şartıyla devredilmişse ve zaman içerisinde antlaşma hükümlerine aykırı olarak silahlandırılmışsa anlaşma şartlarına uyulmadığı gerekçesiyle adanın aidiyeti tartışmalıdır.

Figen Akad isimli Türk ticaret gemisinin 25 Aralık 1995 tarihinde Bodrum’un 3,8 mil uzağındaki Kardak Adaları’nda karaya oturduktan sonra yaşanan gelişmeler Ege Denizi’nde “egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar” konusunda büyük bir tartışma başlattı.

Figen Akat'ın kaptanı Türkiye'den yardım istedi. Yunanlar kayalıkların kendi kara suları içerisinde bulunduğunu iddia ediyor ve ''size ancak biz yardım ederiz'' diyorlardı.

Yunanistan kışkırtıcı bir harekette bulundu. Bazı Yunanlar, kayalığa ulaşarak buraya Yunan bayrağı diktiler. Bu harekete cevaben, Türk gazeteciler helikopterle adaya inerek, Yunan bayrağını indirdiler ve Türk bayrağını diktiler. Yunanlılar bu sefer donanmalarıyla kayalıklara gelerek, etrafı kuşattılar. Kendi bayraklarını tekrar diktiler, böylece Kardak Kayalıkları Yunan donanmasının kontrolü altına girmişti.

Türk Generaller müdahaleye hazırdılar. Fakat Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel buna karşı çıktı. ''Eğer bu sebeple bir savaş çıkarsa, bunu Türk milletine izah edemeyiz. Dünyaya da izah edemeyiz, başka bir yol bulun'' diyordu. Başbakan Tansu Çiller ise kesin konuşuyordu,  ''bu asker gidecek, o bayrak inecek'' diyordu

Aslında esas mesele Ege Denizinde bulunan bu kaya parçaları değildi. Kardak kayalıkları iki ülkenin hâkimiyet mücadelesi demekti. Eğer Türkiye bu kayalıkları Yunanistan'a bırakmayı kabul etseydi, Yunanlılar Ege Denizi üzerindeki diğer kara parçaları üzerinde de hak iddia edebilirlerdi. Türkiye'nin tezi ''Osmanlı İmparatorluğu sonrasındaki kalan toprak parçaları, antlaşmalarla belirlenmemişse Türkiye'nin olduğu'' yönündeydi.

Dışişleri Müsteşar Yardımcısı İnal Batu, hiç kimsenin aklına gelmeyecek bir öneri sundu. Bölgede iki kayalık vardı. İnal Batu, Yunanlıların kuşattıkları adanın tam karşısındaki boş olan kayalıklara Türk kuvvetlerinin çıkmasını önerdi. Bu çok akılcı bir öneriydi, kayalıklara operasyon başlıyordu

Türk Komandoları Adada. Kısa sürede adaya Türk bayrağı dikildi. Ne Yunanistan Genelkurmay Başkanı istifa etti. ABD ve NATO’nun müdahalesiyle ve iki adadan da askerler çekildi ve kriz donduruldu.

Sonuç

1995’te dondurulmuş Kardak krizinden, 25 yıl sonra, Başkan Recep Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklı, Ege Denizi’nde haklarımızı siyasî bağımsızlık hakkı olarak görerek SAKIZ ADASI NAVTEX’İNİ ilan etti.

LOZAN VE PARIS ANLAŞMALARINA AYKIRI OLARAK YUNANLILARIN SILAHLANDIRDIĞI EGE ADALARI YA TEMİZLENECEK YA TEMİZLENECEK. Lozan ve Paris antlaşmalarında yer alan 23 adanın 18’in de Yunanistan’ın egemenliği tartışılır hale gelmiştir.

MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİ KİM TEHDİT EDERSE HUKUKSA HUKUK, SAVAŞSA SAVAŞ, MUHAKKAK HALLETMEK KARARINDAYIZ.

15 EYLÜL 2020, SAKIZ ADASI NAVTEX’İNE DİKKATLE BAKINIZ. BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN MEKANİZMASI ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞTIR. NOKTA.