Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Türkiye’nin Elindeki Büyük Kartlar: Kürecik ve İncirlik

Bülent ERANDAÇ
17 Aralık 2019 09:20

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ATV-AHABER ortak yayında, "Kürecik ve İncirlik kapatılabilir mi?" sorusunu, "Yeri geldiği zaman otururuz, bütün heyetlerimizle beraber kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, kapatılması gerekiyorsa Kürecik'i de kapatırız. Bütün mesele, eğer karşımıza bizim yaptırımlar gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi durumunda, biz de bunlara mütekabiliyet çerçevesinde gereken cevabı veririz. ABD'nin ilişkilerimizde tamiri mümkün olmayan adımlar atmaması her iki taraf için de çok önemlidir” diyerek cevapladı.

Bu ne demek?

Evet. Haksız ve hukuksuz ABD yaptırımlarına karşı Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, ALTIN VURUŞLARLA karşılık veriyor. Bir küresel satranç ustası olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türkiye’nin ABD yaptırımlarına karşı elindeki en büyük İncirlik ve Kürecik radarı kozlarıyla hamleler yapıyor.

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, durduk yer de İncirlik ve Kürecik’in kapatılmasından bahsetmemiştir. ABD’nin haksız ve hukuksuz şekilde Türkiye’ye yönelik yaptırımlar ve sözde Ermeni tasarısının devreye sokulmasından dolayı Türk Milleti adına tepkisini göstermektedir. Halkın vicdanının sesidir. Açıklamalarıyla, hem ABD hem de NATO’nun sinir uçlarına dokunan bir konuyu gündeme getirerek, anlamlı uyarılarda bulunmaktadır.

Şimdi birlikte,  çok önemli Türkiye’nin elindeki kartların arka planına bakalım:

İNCİRLİK KONUSU: İNCİRLİK ÜSSÜ NEREDE?

İncirlik Hava Üssü, Adana ilinin İncirlik beldesinde bulunan bir hava üssüdür. Adana şehir merkezinin 8 km doğusunda ve Akdeniz'e 56 km mesafededir. Avrupa'da taktik nükleer silahlar bulunduran altı NATO üssünden biridir.

İncirlik Hava Üssü,  15 Şubat 1955 yılında hizmete girdi. Üs, BM ve NATO amaçlarına uygun şekilde, ABD’nin kullanımında bulunulan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir hava üssüdür. Halen ABD’nin dünyada kullandığı en büyük on üç üsten bir tanesidir.

Üssün kullanım şartlarını düzenleyen en güncel hukuki metin Türkiye-ABD arasında 29 Mart 1980’de imzalanan Savunma Ekonomik İş Birliği (SEİA) Anlaşmasıdır. İncirlik üssündeki tüm hava trafik ve kontrol hizmetlerinin sorumluluğu da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait. Bu görevin yerine getirilmesi için İncirlik’te bir Türk generalin komutasında 10’ncu Tanker Üs Komutanlığı bulunuyor.

Soğuk Savaş döneminde İncirlik Üssü Sovyetler Birliği’ne karşı, ABD Stratejik Hava Komutanlığının ağır ve orta bombardıman uçakları için ileri üs görevi yaptı. Sovyetler Birliği'ni izlemek için geliştirilen U-2 casus uçaklarına ev sahipliği yaptı. Mayıs 1960'ta bir U-2 casus uçağının Sovyetler tarafından füzeyle düşürülmesinin ardından bu faaliyete son verildi.

ABD’nin icra ettiği bazı önemli harekâtlarda kritik rol üstlendi. 1958’deki iç savaş sırasında Lübnan’ın bombalanmasında, 1970 Kara Eylül olaylarında Ürdün’e silah sevkiyatında, 1967 ve 1973 Arap-İsrail savaşlarında acil inişlerde, İran Devrimi’nde Amerikan vatandaşlarının ülkeden çıkarılmasında kullanıldı. Birinci Körfez Savaşı'nda Kuzey Irak'taki Amerikan birliklerine hava desteği buradan gönderilirken, 2003 yılındaki Irak işgali sırasında ise, hazırlanan tezkerenin TBMM tarafından reddedilmesi nedeniyle sadece lojistik destek amacıyla kullanıldı.

Türkiye, 2014 yılında Irak-Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı başlatılan hava harekâtına destek için, Temmuz 2015'te ABD’ye İncirlik Üssü’nün kullanımı konusunda izin verdi.

Bugün S-400 alımına nedeniyle gerilen Türk-Amerikan ilişkileri benzer bir dönemi, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında da yaşadı. Türkiye, ABD’nin Şubat 1975’te Türkiye’ye yaptığı askeri yardımı keserek, silah ambargosu uygulamaya başlamasına cevap olarak ABD Üsleriyle ilgili ikili anlaşmaların uygulanmasını tek taraflı olarak durdurdu.

O tarihte ABD’ye verilen notada;

“Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ortak savunma ve iş birliğini düzenleyen 3 Temmuz 1969 tarihli Savunma ve İş birliği Anlaşması ve bununla ilgili diğer anlaşmalar hukuki geçerliliğini kaybetmiştir. Bu durumun muvacehesinde Türkiye’deki bütün ortak savunma tesislerinin faaliyeti, İncirlik ortak savunma tesisinin münhasıran NATO görevi mahfuz kalmak kaydıyla, yarından yani 26 Temmuz 1975 tarihinden itibaren durdurulmuştur.”

Günümüzde, ABD’nin Türkiye düşmanı mahfilleri, yaptıklarının nereye varacağını düşünmeden, terbiyesiz hazırlıklar içindedir. ABD açısından İncirlik Üssü, özellikle coğrafi konumu ve yerleşik düzeniyle kapatılırsa sadece ABD’nin değil NATO’nun da Orta Doğu bölgesindeki operasyonları için maliyet ve zaman açısından önemli avantajlar sunmasına da sekte vuracaktır.

ABD’nin Yahudi lobileri, İncirlik kapatılırsa, Yunanistan, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye ABD için İncirlik Üssü yerine kullanılabilecek diye düşünüyorlarsa yanılıyorlar.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, çok daha derinlikli olarak altın vuruşlar yapmaktadır. ABD’nin işgüzarlıklarının uzanacağı noktada NATO’nun daha akıllı olması uyarısında bulunmaktadır.

Son NATO toplantısında, ÇİN’İ hedefleyen bir NATO, kanatlarından birisinin kırılmasına razı olacak mıdır?

KÜRECİK RADARI -HAYATİYET DAMARI

Türkiye’nin elindeki en büyük kozlardan birisi Kürecik radarının faaliyetlerine son vermek söylemidir. Söz konusu radarın NATO ülkeleri ve İsrail’in güvenliği için vazgeçilmezliğinin farkında olan Türkiye, yaptırımların uygulanması durumunda Kürecik radarının faaliyetlerine son verebileceğini gündeme getirerek, dikkati çekici bir hamle yapmaktadır.

 Türkiye her ne kadar İsrail konusunu açıkça gündeme getirmese de, Kürecik radarının faal tutulması yolunda çok çabalayan Yahudi Lobisi ile Türkiye düşmanlığı yapan Yahudi lobisine, anlayacakları dilden mesaj verilmektedir.

Ayrıca, Kürecik radarının öncelikle Avrupa topraklarını koruyor olması da, NATO içerisinde sorunun diyalogla çözülmesi için ABD’ye baskı uygulanmasının yolunu açmaktadır.

Biraz daha detaya girelim.

Kürecik radarı NATO Füze Savunma Sisteminin en önemli unsurudur.

S-400 füze sisteminin tedariki ile birlikte; Türkiye-NATO, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği yoğun olarak tartışılıyor. Peki, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım seçeneklerini masada tuttuğu bir ortamda Kürecik radarı Türkiye’nin elindeki en büyük kozlardan birisi olarak küresel satranç tahtasında değerlendirmeye sokulmaktadır.

2010 yılında yapılan Lizbon Zirvesi’nde NATO üyesi ülkeler, balistik ve seyir füzelerine karşı koruma sağlayacak, ABD milli füze savunma sistemi ile entegre çalışabilecek bir füze savunma sisteminin kurulmasına karar verdiler.

Bu sisteminin en önemli unsuru olan erken ihbar ve tespit radarı Şubat 2012’te ABD tarafından Kürecik’te faal hale getirildi. Kürecik radarı da dâhil sisteminin diğer bileşenlerinin komuta ve kontrolü NATO Hava Komutanlığı tarafından Almanya’da bulunan Ramstein Üssü’nden yürütülüyor.

Kürecik’teki radar ve konumu hayati öneme haiz. Çünkü Kürecik sadece İran’ı görmüyor, aynı zamanda Kafkasları ve Rusya’yı da görüş alanı içine alıyor. Bu radarlar, Rusya veya İran’dan atılacak balistik füzeleri tespit ve takip ederek elde ettiği bilgileri, füzeleri imha edecek Polonya ve Romanya konuşlu sisteme ve denizde bulunan özellikli gemilere iletiyor.

Türkiye’ye karşı haksız, hukuksuz şekilde saldıran, ağzından salyalar akan İsrail hayranı, Haçlı-Siyonist zihinlerin akıllarını başlarına almalarından yarar var.

NATO, Balistik Füze Mimarisinin etkinliği bakımından Kürecik’teki radarı kurdurtmak için, Türkiye’nin etrafında çok dolaşmıştı. Konumu hayati öneme haiz bu radarların ABD ‘nin hasmane tavırlı adamlarına yem edilecek mi? Edilmeyecek mi?

Günün sonunda Türkiye’nin Kürecik radarının faaliyetlerine son vermesi hem kendi ihtiyaçları hem de bir eksen kaymasına neden olacağından mümkün görülmese de yaptırımlar konusunda uzlaşılması için herkesi masada tutmaya yetecek ağırlığa sahiptir.

Kürecik radarının balistik füzelerin tespitinde yerinin doldurulamayacak olması onu vazgeçilmez kılan en önemli etken. Türkiye, bu kozu ABD’li haydutlara karşı tam zamanında kullanmaktadır.

Bundan sonra o ağzından salya akan, dudaklarından kan fışkıran Haçlı-zihniyetinin temsilcilerinin ne yapacaklarına daha dikkatle takıp edeceğiz.