Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Suriye’de Petrolün Kontrolü Kimde?

Bülent ERANDAÇ
26 Kasım 2019 17:16

Derin Amerika yani Pentagon –CIA, onların arkasındaki esas güç silah –petrol lobileri, inanç eksenlerine bakmadan, onların stratejilerini takıp etmeden, dünyada ne oluyor anlamak mümkün değildir, anlaşılsa bile çok eksik kalır olayları okumamız. Bu güçlerin ABD BAŞKANLARININ etrafının nasıl çevrildiğine muhakkak dikkat kesilmek gerekiyor.

Suriye satranç tahtasında, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Barış pınarı harekâtını gerçekleştirerek bir ŞAH HAMLESİ yaptı: Dengeler oynadı. ABD-Avrupa-Rusya’nın kurduğu planlar birbirine girdi. Meydana gelen dağınıklık sürecinde bir baktık, ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan askerlerinin Suriye'deki petrol sahalarını korumak için bölgede kalacağını ve ABD'nin Suriye'nin petrol gelirlerinden her ay milyonlarca dolar fayda sağlamasını umduğunu söyledi.
ENERJİ işin içine girince tansiyon tavan yaptı belli ki. Derin ABD’nin PETROL BARONLARI AYAĞA KALKTI.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Amerikan askerlerinin bölgeyi yalnızca IŞİD'den değil, Rus birlikler ile Suriye hükümetine bağlı kuvvetlerden de koruduğunu söyledi. Rusya ne yaptı? Trump'ın petrol sahaları üzerinde kontrol sağlama girişimini 'uluslararası devlet soygunculuğu' olarak tanımladı. Bir başka hamle yok ortada.

Evet. Büyük güçler petrol için rekabet ediyor

ABD, Ekim ayında Suriye'nin kuzeyinden askerlerini çekeceğini duyurdu. Ama o tarihten bu yana, ABD askerlerinin Kuzey Suriye’de silahlandırdığı, derin planlara göre PKK GARNİZON DEVLETÇİĞİ İÇİN yetiştirdiği PKK-YPG ile birlikte petrol tesislerinin korunması için bölgede kalacağını duyurdu. Petrolden mevcut durumda en çok fayda sağlayanlar PKK-YPG, yani Derin Amerika verdiği silahların parasını bu yola ödüyorlar.

Suriye ne kadar petrol üretiyor?

Petrol ve gaz, her ne kadar rezervleri diğer Orta Doğu ülkelerine kıyasla daha az olsa da, Suriye hükümetinin gelirlerinin büyük bir kısmını oluşturuyor. Suriye, 2018 yılı verilerine göre 2.5 milyar varil petrol rezervine sahip. Suudi Arabistan'ın petrol rezervi 297 milyar, İran'ın 155 milyar, Irak'ın ise 147 milyar varil.

Petrol sahalarının büyük bölümü Suriye'nin doğusunda, Irak sınırı ile kuzeydoğuda Haseke yakınlarındaki Deyr ez Zor vilayetinde bulunuyor.

Savaşın çıktığı 2011 yılından bu yana ülkenin petrol üretimi de çöktü. Enerji İstatistikleri 2019 raporuna göre Suriye, 2008 yılında günde 406 bin varil petrol üretiyordu.2011'de Suriye'nin petrol üretimi günde 353 bin varile düştü, 2018'de de %90'dan fazla düşerek günde 24 bin varile geriledi.

Suriye hükümeti, ülkenin petrol sahalarının çoğunun kontrolünü Suriyeli muhaliflere kaybetti. Savaşın tırmanmasıyla da petrol sahaları DEAŞ’A geçmişti. 2014'te Suriye'nin doğusunda, Deyr ez Zor'daki en zengin petrol sahası el Ömer dâhil, çoğu sahanın kontrolünü ele geçirmişti. Deaş,2015'te, petrol gelirlerinden ayda yaklaşık 40 milyon dolar kazanıyordu.

2017 yılında, ABD’nin müdahaleleri sonucu petrol sahalarının kontrolünü PKK-YPG’ye yeni bir isim olarak verilen SDG’nin eline geçti. O tarihten bu yana petrol sahaları zaten ABD onun taşeronu PKK/YPG’nin elinde

Türk stratejistlerinin tespitine göre, PKK/YPG,  Suriye'nin ulusal petrol gelirlerinin yaklaşık %70'nin kontrolünü ve değerli gaz tesislerinin de bir kısmını elinde bulunduruyor. ABD, taşeronları PKK/YPG’yi koruyor.

Türkiye, Suriye'nin kuzeyine düzenlediği muhteşem bir harekâtla, ABD taşeronu PKK-YPG’yi Kuzey Suriye’den dışarı attı, bölgede büyük oranda toprak kaybetmesini gerçekleştirdi. ABD’nin apar topar yardımlarına koşması sonucu ancak, Fırat'ın doğusundaki petrol sahalarının büyük bir kısmında tutunmalarını sağlamış durumda.

Şu anda Suriye'nin en büyük petrol tedarikçisi İran. Ama bu tedarikler de ABD'nin Suriye ile ticaret yapan her türlü şirket ve ülkeye uyguladığı katı ikincil yaptırımlar nedeniyle kısıtlı kalıyor.

TÜRKİYE, ABD-İSRAİL KORİDORUNU PARÇALAYINCA…

Kerkük'ten başlayıp Lazkiye-Akdeniz'e kadar uzanan korsan ABD-Israil koridor projesini Cumhurbaşkanımız parçaladı. Kuzeyden Akdeniz’e açılma planı Afrin’de çökertildi, Barış Pınarı harekatımızla havaya uçan ABD’nin güneyden yeni koridor planları çalışmaya başladı.

İSRAİL ÜZERİNDEN AKDENİZ

ABD-Israil,  B planını devreye soktu, yeni hedef El Bukemal’den Tedmur’a uzanan güney koridorunu harekete geçirmek. ABD Başkanı Trump’ın, işgal edilmiş Suriye’ye ait Golan tepelerinin İsrail’in olduğunu açıklaması, bu tepelere TRUMP TEPELERİ denmesinin arka planında, Güney koridoru yatıyor.

Suriye ve Irak petrolleri ile doğalgazının İsrail üzerinden Akdeniz'e taşınması, atılan her adımın en önemli unsuru olarak görülmelidir. Öte yandan Akabe Körfezi'nden start verilerek İsrail'in coğrafi ve ekonomik etki alanını genişletecek Suud Neom Projesi'nin Irak ve Suriye'yi kuşatacak kısmı da 'güney koridoru' projesi ile hayata geçirilmek üzere tezgâhlar çalıştırılıyor.

Ne demiştik. ENERJİ  işin içine girince tansiyon tavan yaptı belli ki. Derin ABD’nin PETROL BARONLARI AYAĞA KALKTI. Ortadoğu’yu cetvellerle parçalayan meşhur İngiliz Başbakanı Churchil’in asla ama asla unutmayacağımız sözleri şudur: BİR DAMLA PETROL MÜSLÜMAN KANINDAN DAHA DEĞERLİDİR’

Vicdansız Churchil yıllar önce bunu söyledi. Bugun 2020’ye geliyoruz, Derin ABD’nin PETROL BARONLARI BOŞ DURMUYOR