Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

‘Soçi-Roma-Glasgow’ Hattında Başkan Erdoğan’ın Hamleleri

Bülent ERANDAÇ
04 Ekim 2021 17:16
A-
A+

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 33 gün içinde, Soçi-Roma-Glasgow hattında müthiş bir görüşme trafiği yürüterek dünyanın önde gelen liderleri ile buluşuyor ve KÜRESEL LİDERLİK özelliklerini konuşturuyor.

Rusya Soçi-İtalya Roma (G20)-İskoçya Glasgow hattındaki küresel temas ve derinlikli görüşmelerin anlam ve önemini anlamak için Başkan Erdoğan’ın gerçekleştireceği hamlelere bakalım.

Erdoğan, 29 Eylül 2021’de Rusya lideri Putin ile Soçi’de buluştu. Yakın Coğrafyamızı ilgilendiren kritik kavşakları enine boyuna konuştu.

Erdoğan, 30-31 Ekim 2021'de İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşecek Yirmiler Grubu (G20) zirvesinde hem ABD Başkanı Biden ile buluşacak hem de Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerinin köşe başlarını belirleyecek.

Erdoğan, 1-12 Kasım 2021’de İskoçya’nın Glasgow’da düzenlenecek, İklim Konferansı’nda ABD Başkanı Biden ile bir kez daha buluşacak ve uluslararası İklim Anlaşması’nı Türkiye adına imzalayacak.

Göründüğü gibi, 29 Eylül Soçi- 29 Ekim Roma ve 1 Kasım Glasgow Zirveleri olmak üzere 33 gün içinde baş döndürücü bir sürecin içindeyiz.

SOÇİ-ERDOĞAN-PUTİN ZİRVESİ

Soçi’de iki lider baş başa ÇOK KRİTİK bir görüşme yaptılar. Nefeslerin tutulduğu Soçi Zirvesi’nden tam mutabakat: ‘Geri adım yok’ kararı çıktı.

Rusya lideri Putin 'çok yararlı ve önemli', Başkan Erdoğan 'verimli' dedi. Devamında ise “Türkiye’nin, Suriye konusunda Rusya’yla kararlaştırdığı her hususa bağlılığının sürdüğünü, bunlardan geri adımın söz konusu olmadığını belirterek, ikili görüşmemizde hemen hemen bütün konularda bir birlikteliğin olduğunu gördük” ifadesinde bulundu.

Başkan Erdoğan’ın Putin ile yaptığı görüşmenin orta ve uzun vadeli ‘BİRLİKTELİK’ pozisyonu, ABD ve Avrupa’ya müthiş mesajlar iletiyor ve herkesin zihninde kalacak özellikte…

İdlip’te daha önce gerçekleşen Astana Anlaşması hükümleri yürüyecek, yeni gelişmeler iki lider arasında günlük değerlendirmelere tabı tutulacak.

Türkiye ve Rusya, Amerikan güçlerinin Suriye’den çekilmesini istiyorlar.

Türkiye, Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sisteminden asla vazgeçmeyecek. İkinci paket alım temasları sürecek.

Erdoğan Soçi ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevaplarken; “Stratejik bir iş birliği alanı olarak gördüğümüz enerji sahasında da mevcut iş birliğini ilerletme hususunda mutabık kaldık. Nasip olursa, 2023’ün Mayıs ayında birinci üniteyi bitirme sözünü kendilerinden aldık. Ondan sonra iki, üç, dört numaralı üniteler var. Tabi bizim üç nükleer santral yapma hedefimiz var. Sayın Putin’le ‘Bu iki nükleer santrali de sizinle birlikte yapabilir miyiz?’ diye de görüştük. O zaman Türkiye üç tane nükleer enerji santraline sahip olacak. ‘Bu konuyla ilgili çalışalımdediler.” açıklamasında bulundu.

Sinop ve İğneada santralları için Rusya’ya yeşil ışık yakıldı.

“Türkiye'nin dış ticaretinde Rusya çok önemli yer tutuyor. Sonuçta Rusya'nın Türkiye yatırımları 6.5 milyar dolara ulaşmış durumda. Türkiye de Rusya'da 1.5 milyar dolar yatırım yapmış. 21 milyar doları aşan ticaret hacmimizi, ortak hedefimiz olan 100 milyar dolar seviyesine ulaştırmak için atılacak adımlara odaklandık.”

“Türkiye’nin uzay çalışmalarını konuştuk. Sayın Putin, uzayla ilgili Türkiye ile beraber çalışmaya var. Uzayla ilgili atılabilecek adımlarla ilgili de heyetlerimizi, ekiplerimizi çalıştıracağız. Yapılacak çalışmayla da bunun zamanlamasını, yol haritası belirleyeceğiz.

Uzay çalışmalarında da çok daha ileri boyutta bir teklif var. Bir tane karada, bir tane denizde platform oluşturmak suretiyle, buradan uzaya roket fırlatma çalışmalarını beraber yapabileceğimizin teklifini sağ olsun yaptılar.”

“Türkiye, 1 milyar 400 milyon dolar ödediği için F-35'leri mutlaka Amerika'dan istiyor. Yerli ve Milli savaş uçağımız 2029 yılında devreye gireceğinden, acil ihtiyaç olarak Rusya’nın yeni savaş uçakları ‘Mig’ Türkiye objektifi içine girmiştir.”

“S-400 konusunda bizim sürecimiz devam ediyor. Geri adım atmak gibi bir şey söz konusu değil. Bu yararlı görüşmemizde tabi ki bunları da etraflıca konuştuk ve bunları daha ileri boyutlara nasıl taşıyacağımızı görüştük.”

“Uçak motorları yapımında ve savaş uçaklarıyla ne gibi adımlar atacağız; bunları da yine etraflıca konuşma imkanımız oldu. Allah nasip ederse uçak motorları konusunda da aynı adımı atacağız.”

“Gemi inşasında da yine beraber birçok adım atabiliriz. Denizaltılara varıncaya kadar, burada da yine Rusya ile müşterek adımlarımız olacaktır.

Almanya Reis serisi denizaltı işini biraz gevşekten alıyor. Almanya eğer bu işte bize verdiği sözü yerine getirmezse yapacağımız iş, alternatifleri bulmaktır. Alternatifler tükenmez.”

Sözleri Cumhurbaşkanının önemli açıklamalarındandı.

ZENGEZUR KORİDORU: Bütün bölge için önemli bir imkan olacak. Burada hayata geçecek kara ve demir yolu hatları tüm bölge ülkeleri için ticari ve ekonomik fırsatlar getirecek. Azerbaycan bu koridor için geniş çaplı çalışmalar yürütüyor.

6’LI PLATFORM: Bölge ülkeleri için Türkiye’nin önerdiği 6’lı platform (Türkiye-Rusya-Azerbaycan-Gürcistan-Iran-Ermenistan) konusuna Putin hazır.

Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı 2021 Aralık ayında Türkiye’de yapılacak. Putin Ankara’ya gelecek.

SOÇİ ZİRVESİ’Nİ DÜNYA BASINI NASIL GÖRDÜ?

İngiltere’nin önemli gazetelerinden Guardian’ın haberinde, Putin ve Erdoğan'ın "itidalli ve yapıcı üslubunun iki ülkenin de Suriye'deki tansiyonu azaltmak için en azından kısa bir süre de olsa ortak çalışmaya hazır olabileceği sinyalini verdiği" değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde, Rusya ve Türkiye arasında turizm, enerji ve ticaret alanlarında sıkı bağların bulunduğu ve Batılı ülkelerin Ankara ve Moskova'da yarattığı gerginlikler nedeniyle iki ülkenin son yıllarda ilişkilerini daha da güçlendirdiği ifade edildi.

ABD'nin en etkili gazetelerinden Washington Post, "Erdoğan'ın ne Doğu'ya ne de Batı'ya tam olarak güvendiği, büyük bir güç oyununda kendine yer aramaya çalıştığı ve bu doğrultuda uzun zamandır Rusya ve ABD'yi karşı karşıya getirecek stratejik hamleler izlediği" yorumunda bulunuldu.

New York Times'daki (NYT) yazıda, görüşmelere yön veren temel unsurun ABD-Türkiye arasındaki ilişkilerin son dönemde ivme kaybetmesi olduğu ifade edildi.

ABD'deki Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde, görüşmelerde "her iki tarafın da kaybedecek çok şeyi bulunduğu" savunuldu. Bununla birlikte, Putin'in Suriye'deki savaş ve mülteci kriziyle ilgili Erdoğan'ın pozisyonunu rahatlatabilecek doğrudan bir güvence sunup sunmadığının belli olmadığı ifade edildi.

Bloomberg'de yer alan yazıda, Türkiye ve Rusya arasındaki görüşmelerin temel konusunun Suriye olduğu, iki ülkenin yaşanan askeri ve siyasi gerginlikte karşıt cephelerde olmasına rağmen Erdoğan'ın Putin'in desteğini kazanmaya çalıştığı savunuldu.

Rusya'da devlete ait kanallardan Russia Today'in (RT) haberindeyse iki liderin görüşmesinin olumlu geçtiği, Biden yönetimiyle iyi geçinemeyen Erdoğan'ın Putin'le ilişkisini güçlendirmeye çalıştığı belirtildi. Haberde ayrıca Erdoğan'ın Putin'le daha yakın ilişkiler kurmaya yönelik adımlarının NATO müttefiği Biden'la anlaşmazlığının ardından gelmesinin önemli olduğu da ifade edildi.

Rusya devlet ajansı TASS'ta da "Putin'in iki ülkenin de Libya'da ve Suriye'de başarılı işbirliği yaptığını ifade ettiği" belirtildi. Ayrıca Rusya Devlet Başkanı'nın "Dağlık Karabağ bölgesindeki ateşkesi denetlemek için bir gözlem merkezi kurulduğunu vurguladığı ve bunun bölgenin istikrarı açısından 'ciddi bir teminat olduğunu' söylediği" ifade edildi.

İsrail'de sağcı çizgisiyle tanınan The Jerusalem Post gazetesinde yer alan haberde, "Türkiye'nin Suriye'nin doğusundaki ABD güçlerini bölgeden uzaklaştırmak için Rusya'yla ilişkilerini güçlendirmeyi amaçladığı" yorumunda bulunuldu.

"Türkiye'yle Rusya, ABD'ye karşı birlikte hareket ediyor. Soçi'deki görüşmede Suriye'de barışın Ankara ve Moskova ilişkilerine bağlı olduğunu söylenmesi de bunu açıkça gösterdi" ifadelerine yer verildi.

GÖZLER G20 ZİRVESİ-ERDOĞAN-BİDEN BULUŞMASINDA

30-31 Ekim’de Roma’da yapılacak G20 Zirvesi’nde Erdoğan ile Biden buluşacak.

Başkan Erdoğan, Roma buluşmasıyla ilgili konuştu:

“Biden ile gidişat pek hayra alamet değil demiştim. Bunları söyledik, cevap geldi zaten. Nasip olursa Romada görüşeceğiz. Oradan da inşallah Glasgowa gideceğiz. Glasgowda da büyük ihtimalle görüşeceğiz. Demek ki hayra alamet bazı adımlar atılıyor

Zirveye katılacak G20 ülkeleri:

Türkiye- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Amerika Birleşik Devletleri- ABD Başkanı Joe Biden

Rusya- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

Çin- Başkan Şi Cinping

İngiltere- Başbakan Boris Johnson

Almanya- Başbakan Merkel veya yeni Başbakan

Fransa- Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron

Endonezya- Başkan Joko Widodo

İtalya- Başbakan Mario Draghi

Japonya- Seçimler sonrası yeni Başbakanı

Suudi Arabistan- Kral Selman Bin Abdülaziz El-Suud

Davetli olarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev

Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Meksika, Güney Afrika, Güney Kore Cumhurbaşkanları ve Başbakanları

Avrupa Birliği Konsey Başkanı Michel ve Komisyon Başkanı Ursula Von Der Leyen

Davetliler:

Brunei, Cezayir, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Filipinler, İspanya, İsviçre, Malezya, Ruanda, Yeni Zelanda Cumhurbaşkanları…

SOÇİ-ROMA HATTININ SON DURAĞI GLASGOW…

İskoçya’nın Glasgow kentinde, 1-12 Kasım tarihlerindeki konferans sırasında Başkan Erdoğan, ABD Başkanı Biden ile bir kez daha buluşacak. Toplantıda, Türkiye’nin uluslararası İklim Anlaşması’na Türkiye adına imza atacak.

ABD’nin Başkanı Joe Biden’ın ilk icraatlarından biri, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın ayrıldığı Paris İklim Anlaşması’nı yeniden imzalayıp yürürlüğe sokmak oldu.

Biden’ın imzaladığı kararnameler arasında, kamuya ait federal arazilerde yeni petrol ve doğalgaz işletim sözleşmelerinin dondurulması, rüzgar enerjisi üretiminin 2030’a kadar iki katına çıkarılması, fosil yakıtlara sağlanan devlet desteğinin azaltılması da yer alıyor.

Glasgow BM İklim Zirvesi’nin dünyanın çevre sorunlarının üstesinden gelebilmesi için ‘son şans’ olduğu söyleniyor.

SONUÇ

ABD’nin Afganistan’dan çekilmek zorunda kalışı, Asya-Pasifik’e yönelişi, Ortadoğu ölçeğindeki başarısızlıklarının getirdiği bölgesel boşluğun doldurulmasına yönelik güç rekabetini hızlandırdı.

Bu rekabette Türkiye-BAŞKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği STRATEJİK HAMLELERLE, Irak, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Azerbaycan, Ukrayna, Kırım ve Doğu Avrupa’da BÖLGESEL GÜÇ KONUMUNU TAHKİM EDİYOR.

Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa, Karadeniz ve Orta Asya bağlamında kendi milli çıkarları için askeri varlığını genişletiyor, ticari atılımlarda bulunuyor ve savunma sanayisini dış politikasında öncü bir sektöre dönüştürmeye çalışıyor. 

Sonuçta Türkiye küresel etkide bulunacak bir güç profili oluşturuyor.

Evet. ABD dünyaya yön verme özelliğini kaybetti. Artık Rusya ve Çin küresel, Türkiye bölgesel güç olarak daha etkili konuma gelmiş bulunuyor.

İnşallah, Başkan Erdoğan'ın lider diplomasisi sayesinde birçok kriz ve atılım alanında Türkiye'nin etkin varlığı sürecektir.

HEDEF. BÜYÜK TÜRKİYE…