Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

S-400’lerin Sinop Denemesinin Sembolik Anlamı

Bülent ERANDAÇ
26 Ekim 2020 10:50
A-
A+

Sembollerle mesaj vermek, iç ve dış siyasetin çok önemli bir enstrümanıdır. Bazen binlerce kelimeyle ifade edilemeyecek olanı açıklamak için basitçe bir işaret yeterli gelir. İnsanlar bir yandan aklıyla, diğer yandan duygularıyla hareket eder.

Semboller duygulara, dolayısıyla da bilinçaltına tesir eder. Böyle olunca da bir sembolün verdiği bilinci, ansiklopediler dolusu yazılar ya da konuşmalar veremeyebilir.

Tarihsel deneyler, siyasal sembollerin küçümsenemeyecek kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir.

Jeopolitik bağlamda S-400‘lerle Türkiye’miz çok anlamlı mesajlar veriyor. S-400’lerin alınmasıyla verilen BAĞIMSIZ TÜRKİYE MESAJI, yeni hamlelerle yeni mesajlara konu oluyor.

Bu bağlamda, S-400’lerin Sinop’ta denenmesi de derin jeopolitik mesajlar içermektedir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklının Sinop’u özellikle seçmesinin anlam ve öneminin arka planına bakmadan önce, S-400’lerin alınmasıyla Türkiye’nin verdiği jeopolitik mesajları hatırlayalım.

S-400’ler Türkiye’nin bağımsızlığı için hayati bir karardı. Bu                                                                   Türkiye ulusal güvenliğiyle ilgili önemli konularda karar alırken ABD ve diğer NATO ülkelerinden bağımsız hareket ettiğini gösterdi.

Türkiye, balistik füze tehdidine karşı hava ve füze savunma sisteminin takviye edilmesi amacıyla NATO'dan talepte bulunmuştu. Bu kapsamda, 2013-2015 yılları arası Gaziantep’te ABD, Kahramanmaraş’ta Alman ve Adana’da Hollanda Patriotları görev yaparak geri döndü.

Bu geçici çözümün, Türkiye'nin hava savunma ihtiyacının karşılanmasında yetersiz kaldığı değerlendirilerek, stratejik ihtiyaç olan ve başka bir ülkenin inisiyatifine bırakılamayacak kadar önem taşıyan hava savunma sisteminin üretilmesi ve geliştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.

Bu kapsamda Türkiye, uzun menzilli hava savunma sisteminin milli imkanlarla tasarlanıp üretilmesine ilişkin projelerin yanı sıra farklı ülkelerden hava ve füze savunma sistemi tedarikine de olumlu yaklaştı.

Hava sahası güvenliğini önceleyen Türkiye, ilk olarak acil ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla Rusya'nın cazip teklifine olumlu yanıt vererek, Rus üretimi ileri teknoloji S-400 hava savunma sistemlerinin tedarikini gündemine aldı.

Türkiye, günümüzde en önemli askeri teknolojilerin başında gelen S-400 sistemlerini satın alarak, hava sahasını muhtemel tehditlerden korumayı ve modern savunma sistemlerini güçlendirerek güvenliğini sağlamayı hedefliyordu.

Hava Savunma Sistemleri; bir ülkeye yapılabilecek bir saldırıya karşılık caydırıcılık sağlar, saldırıların etkisini azaltır, sınırlandırır, geciktirir ve önler. Bu sistemler adından da kolayca anlaşılacağı üzere savunma amaçlıdır.

Savaşa değil, barışa hizmet eder. Sistemin başka bir ülkeye taarruz etme gücü olmadığından ve sistem sadece bir ülkeye karşı saldırı olması durumunda kullanılacak şekilde tasarlandığından, herhangi bir endişe duymaya da gerek yoktu.

Türkiye’ye saldırı amacı taşımayan hiçbir ülke zaten bundan zarar görmeyecektir. Bu bakımdan Rusya’dan alınan savunma amaçlı S-400 füzeleri ile ilgili tepkileri anlamak mümkün değildir.

S-400’lerin Önce Ankara Sonra Sinop’ta Denenmesiyle Verilen Mesajlar

1)S-400’lerin ilk denemesi Ankara’da yapıldı. Ankara başkentimiz. Burada ilk deneme yapılarak, dünyaya ANKARA DAİMA KORUNACAK. ANKARA’YA SALDIRAN CEVAPSIZ KALMAYACAK MESAJI verildi.

2)Sinop denemesi yapıldı. Sinop’tan jeopolitik mesajlar verildi. Şöyle:

Sinop bir Karadeniz kenti. ABD-NATO, uzun süreden beri Karadeniz’i gözüne kestirdi. Bulgaristan ve Romanya’yı NATO’ya alarak, Karadeniz’de Rusya’yı kuşatmaya başladılar.

Sık sık Karadeniz’e savaş gemilerini göndererek, tatbikatlar yaparak Rusya’ya mesaj verdiler. Ama ABD-NATO uçak gemilerini Karadeniz’e geçirmiyordu. Montrö anlaşmasına göre sayılı ve tonajı ballı savaş gemileri Karadeniz’e gidiyor, ancak belirli süre kalarak çıkmak zorunda.

3) S-400’ler Karadeniz kıyısında denenerek, ABD-NATO-Avrupa’ya ‘’dikkatli olun, Türkiye S-400’lerle sizi takip edecek’’ denildi.

4)Sinop, ABD-NATO’nun üs kurduğu, en güçlü Rusya’yı dinleyen istasyonun bulunduğu yerdir... Türkiye Rus malı S-400’leri Sinop’ta deneyerek, ‘istediğimiz her yerde bu füzeleri kullanırız ''mesajı verdi.

5)Sinop, Türkiye’nin ikinci nükleer santralini kuracağı yerdir. Geleceğin stratejik konumlu yeridir. S-400’leri Sinop’ta deneyerek, burasını S-400’lerle koruyacağız, akıllı olun'' mesajını şimdiden verdi.

Sinop’ta S-400’ler denenirken, “Azerbaycan, Ermenistan hava sahası kontrolümüz altındadır, Sinop’tan bugün ve yarın Ermenistan’ı gözleriz, gerekirse kullanırız’’ denilerek, caydırıcılık mesajı verildi. Azerbaycan’ın da havalarının güvenliğine dikkat çekildi.

6)Türkiye’miz Karadeniz’de Akçakoca(Sakarya)havzasında doğal gaz yatakları keşfetti. Tuna-1 kulelerini Fatih kuruyor. Sinop’ta S-400’ler denenerek,’’Tuna-1 kuyuları, S-400’lerin koruması altındadır. Yeni kuyuları da yine S-400’lerle koruruz’ mesajı net ve açık verildi...

S-400‘Lerin Yeni Deneme Sahası Güney Sınırlarımız Olacak

S-400’lerin en büyük özelliklerinden birisi mobil olmalarıdır. Sinop’ta deneme yapan sistemler yeniden Ankara’ya döndü. Türkiye s-400 sistemlerini isterse mobil isterse sabit kullanabilir.

Bilindiği gibi, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu, Akdeniz’in incisi Mersin’de. Nükleer santral S-400’lerle korunurken, Doğu Akdeniz’in S-400’ler gözü kulağı, silahı olacak.

Mersin’de gelecekte göreceğimiz S-400’ler, Kıbrıs Türklerinin de güvenliğini sağlayacaktır.

İsrail ve Kıbrıs’taki Ağrotur üssünden kalkan, uçan F-35’ler, Akdeniz kıyılarında görevlendirilecek S-400’lerin mercekleri altına girecektir. Özellikle Suriye’yi sık sık vuran Israil’in kabusu olacaktır.

Burada manidar bir durum da var. Rusya’nın Suriye’nin Akdeniz kıyısındaki Tartus’ta ve Humeymim üssünde S-400’ler var. İsrail‘in F-35’leri Suriye’yi giriyor, vuruyor, Ruslar S-400 radarlarıyla takip ediyor. Vurmuyorlar, kendi üslerini koruyorlar. Ancak Doğu Akdeniz’deki F-35 hareketlerini takip ediyorlar. Derinliği olan bir konu bu.

ABD-NATO, Türkiye’ye F-35 varmıyor. Neden? S-400’ler, bu uçakların derinliğini çözmesin'' 'diyorlar. Peki, Rusya, Humeymim üssündeki S-400’leriyle İsrail F-35 savaş uçaklarını gözlüyor, okuyor. Buna ne demek lazım.

Hadi oradan ABD-NATO? … Gerisi teferruat …