Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Rusya-Ukrayna Savaşında Şaşırtanlar, Şaşırtmayanlar

Bülent ERANDAÇ
04 Mart 2022 17:03
A-
A+

Rusya, Ukrayna’yı işgale başladı, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları ikinci haftasını yaşarken, Rusya Ukrayna şehirlerini bombalıyor, Başkent Kiev’i adım adım kuşatıyor. Ukrayna lideri Zelenskiy sokaklarda direnişi bir kahraman olarak bizzat yönetiyor. Putin’in Rusya’sı, batı yaptırımları karşısında sallanırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi felç olurken, BM Genel Kurulu dünya vicdanını biraz olsun yansıtırken, Rusya’yı 144 ülke kınama kararı alıyor.

Üçüncü Dünya Savaşı tartışmaları enine boyuna konuşulurken sarsılan dünya dengelerinin kilit taşları oynuyor.

Ukrayna Sadece Ukrayna Değil

Bütün gelişmeleri BÜYÜK RESİM içinde değerlendirirsek, yeni dünya düzeni inşası sürüyor. 21. yüzyılın jeopolitik haritaları çiziliyor. Bir tarafta, Amerika-Avrupa, diğer tarafta Rusya-Çin. İki kutup arasında Türkiye, Hindistan ve Brezilya’nın başı çektiği BÖLGESEL İTTİFAKLAR ZİNCİRLERİ gelişiyor.

Rusya’nın Ukrayna işgali sürerken, şaşırtan ve şaşırtmayan gelişmeler yaşanıyor. Bu iki başlık altında yaşananları analiz edelim. Dünyanın nereye doğru gittiğini daha sağlam parametrelere göre öngörüde bulunmak söz konusu olacak.

Şaşırtanlar

“Rusya kısa zamanda Ukrayna’yı ezer geçer” deniyordu, ezemedi. “Kiev’i beş gün de alırlar” deniyordu. Alamadı. “Ukrayna Lideri Zelenskiy kaçar” deniyordu. Zelenskiy kaçmadı. Bir kahraman olarak direniş yönetiyor.

“Putin’in hedefi Dombas” denmişti. Putin, Ukrayna’yı işgale başladı. Ukrayna Lideri Zelenskiy’i yıldırım saldırı ile bitirmeye teşebbüs etti. Şaşırttı, ama hedefine halen ulaşamadı.

Ukrayna’nın direnişi, Avrupa’nın sert tepkisi şaşırttı. Belli ki, Ukrayna halkının kahramanca direneceğini Putin iyi hesap etmemiş.

Putin Ukrayna’yı işgale başlarken, NATO ve Avrupa Birliği birlik içinde değildi. Özellikle Almanya’nın Rusya’ya enerji bağımlılığı had safhada olduğundan, “Almanya, Rusya’ya yönelik hareketlere katılmaz” diye konuşuluyordu. Almanya müthiş bir dönüş yaptı. Büyük şaşkınlığa neden oldu. Hem Putin, hem Fransa “u dönüşü” yaptı.

İngilizlerin Amerika’ya tam rampalaması ve şahin politikalarla Rusya’ya hücumları da şaşırtıcı oldu.

Amerika yaptırımlarda ‘çok ileri gitmez’ diye düşünülüyordu. NATO ve Avrupa Birliği’ndeki parçalanmanın kısa zamanda sona ermesi karşısında, Amerika da şahinliğe döndü. SWIFT gibi son derece kritik kararla Rusya’yı köşeye sıkıştırmaya soyundu.

Almanya’nın Şaşırtıcı Dönüşü

Almanya, bugüne kadar Moskova ile gerilimleri düşürme, diyalogu ve ekonomik işbirliğini geliştirme politikasının sonunu getirdi.

Sosyal Demokrat yeni Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Biden’ı çok sevindirecek şekilde önce Rusya’dan Almanya’ya direkt gaz getirecek Kuzey Akım-2 projesini durdurdu. Ardından Alman ordusunu yeniden kurmak üzere 100 milyar EURO (1 trilyon 600 milyar lira) rekor fon ayırdı.

Almanya'nın son 30 yıldır izlediği, Rusya'ya yönelik temkinli politikanın terk edildiği mesajını veren Scholz, dış politikada ve savunma politikalarında da köklü değişikler getiren, uzmanlar tarafından "devrim" niteliğinde görülen kararlar açıkladı.

Scholz müthiş dönüş kararlarını açıklarken ilginç bir ayrım yaptı. Rusları ve Rusya'yı değil, Devlet Başkanı Putin'i ve politikalarını bir tehdit olarak gördüklerini vurgulayan Scholz, "Bu savaş, Putin'in savaşıdır" ifadesini kullandı.

Almanya Başbakanı Scholz, "Rus İmparatorluğu" inşa etme planları olan, bu hedefi için askeri güç kullanmaktan çekinmeyen Putin'in oluşturduğu tehdide karşı, ülke güvenliğine çok daha büyük yatırımlar yaparak, Alman ordusu Bundeswehr'in yetkinliklerini güçlendirmek zorunda olduklarını söyledi.

Scholz ayrıca Almanya'nın bundan sonra NATO'nun gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 2'sinin savunmaya ayrılması kriterini karşılayacaklarını da söyledi.

NATO ve AB Nasıl Oldu da Titredi?

Rusya-Putin’in bir hesap hatası yaparak, Ukrayna’yı işgale kalkmasının, NATO ve AB içindeki bölünmeleri ortadan kaldırdığı değerlendiriliyor.

ÇİN de Şaşırtıyor…

Şaşırtanlar içinde ÇİN’in gösterdiği tavırlar dikkati çekiyor.

Rusya Lideri Putin, Ukrayna’ya çökmeye kalkmadan önce, Pekin’e gitti. Çin Lideri ile tarihi bir görüşme yaptılar. Ortak resim verirken, ‘yeni dünyanın büyük ekseni’ olduklarını ortaklaşa açıkladılar.

Bu açıklama sonrası, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye başlamasından sonra, Çin’in Rusya’nın yanında duracağı söyleniyordu.

Çin şaşırtıcı hamleler yaptı.

Dünya Rusya’yı kınarken, Çin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden bahsetti. BM Güvenlik Konseyi’nde ÇEKİMSER OY kullandı. Rusya veto ettiğinden yaptırım kararı çıkmadı.

BM Genel Kurulu’na Rusya’nın şiddetle kınanması tasarısı getırıldı.144 ülke RUSYA ‘YI KINARKEN, ÇİN HAYIR OYU VERMEDİ, ÇEKİMSER KALDI.

Ukrayna'nın güneydeki kalelerinden Herson düştü. New York Times'ın aktardığına göre Herson artık tamamen Rus kontrolünde. Dünkü görüşmelerin 'ertelenmesinin ardından Rus ve Ukrayna heyetlerinin bugün Belarus sınırında masaya oturmayı planlanıyor.

Rusya’nın Hedefi

Rusya-Putin’in Ukrayna’ya girmeyeceği konuşuluyordu. Bırakın girmeyi, yepyeni bir UKRAYNA HARİTASI ortaya çıkarmaya çalıştığı gözleniyor.

Ukrayna-Rusya Savaşında Türkiye Tarafsız

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklı, “Ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçeriz" tavrıyla şimdiye kadar doğru ve dengeli bir politika izledi.

Bu savaşta yaklaşım tarzı merak edilen ülkelerin başında gelen Türkiye idi.  Malum Türkiye'nin üyesi olduğu NATO, Rusya'ya adeta savaş açtı. Türkiye aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi olmak için de çabalarını sürdüren bir devlet. Üyesi olmak istediği AB de Rusya karşıtı. Yani Türkiye'nin ilişkileri nedeni ve üyesi olduğu örgütler nedeniyle Batı'nın almış olduğu taraftan durma gibi bir zorunluluğu yoktur.

Rusya ve Ukrayna ile güçlü ilişkilerimiz var. Ankara hem Kiev hem de Moskova yönetimiyle yabana atılmayacak ticari işbirliği geliştirmiş durumda.

İşte bu nedenle bu savaşta bir taraf olmak istemiyor. Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok net açıklamalarda bulunuyor... "Bölgesel ve küresel dengeleri ihmal etmeyeceğiz. Rusya'dan veya Ukrayna'dan yana bir tercih yapmak istemiyoruz. Ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçeriz" diyor.

Son olarak; Montrö anlaşmasını harfiyen uygulayarak, egemenlik haklarını icra ediyor. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında takındığı tutum dengeli ve doğru bir dış politikayı işaret ediyor.

Ortaya çıkan sorunun insancıl ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için Başkan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, ortaklaşa büyük gayret gösteriyor.

Bir tarafı tutup diğer tarafı eleştirmek Türkiye'ye zarar verecektir. Şu anda saldırıda bulunan Rusya'dır. Bu apaçık görünüyor. Türkiye ise Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını savunan bir tutum izliyor. Bu da doğrudur ama Türkiye, Rusya'yla çok yoğun ve çok boyutlu ilişkileri olan bir ülkedir. Bu ilişkilere halel gelmeyecek nitelikte bir dış politika yürütüyor.

Evet. Yeni bir uluslararası düzenin doğuşuna şahit olmaktayız. Türkiye bir Karadeniz ülkesi olarak, Doğu Avrupa’nın kalbindeki Ukrayna-Rusya savaşında tarafsız kalarak önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak jeopolitiğe göre daha esnek hareket etmeyi başaracaktır.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan-Türk Aklı, yakın coğrafyasında yaptığı çok akıllı, Libya, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kıbrıs Türk Devleti, Azerbaycan-Karadağ, Balkanlarda Bosna Hersek’i, Kosova’yı koruma gibi her biri zaferle sonuçlanan jeopolitik hamlelerle BÖLGESEL GÜÇ KONUMUNU TAHKİM ediyor.

Türk Devletleri Birliği ve Müslüman Ülkeler iş birliğini candan geliştirmekte olan Türkiye, yeni dünya düzeninin parlayan yıldızı olma şansına sahiptir.