Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Orta Doğu’nun Kaderini Belirleyecek 3 Seçim

Bülent ERANDAÇ
22 Nisan 2021 09:32
A-
A+

Derin ABD’nin 2001 çakma ikiz kuleler saldırısını bahane ederek, Afganistan ve Irak’a çökmesi ve ardından genişletilmiş Orta Doğu planıyla Müslüman ülkeleri bölmeye kalkışmasıyla kan ve gözyaşlarına sebep olan Orta Doğu’nun kaderini belirleyecek 3 SEÇİM; Suriye, İran ve Irak’ta arka arkaya gerçekleşecek.

Türkiye’nin çok dikkatle takip ettiği küresel 3 devlet, ABD, Rusya ve Çin’in oyun planları kurguladığı; İngiltere, Almanya, İsrail, Fransa’nın ayak oyunlarını kışkırttığı ve Suudi Arabistan ve Mısır’ın fırsatları değerlendirdiği üç kritik seçim şöyle:

1) SURİYE’DE 26 MAYIS 2021’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri

2) İRAN’DA 18 HAZİRAN 2021'de Cumhurbaşkanlığı seçimleri

3) IRAK’TA 10 EKİM 2021 genel seçimleri

Suriye Nereye Evrilecek?

Suriye parlamentosu, ülkede devlet başkanlığı seçimlerinin 26 Mayıs’ta düzenleneceğini açıkladı.

Suriye Parlamentosu Sözcüsü Hammude Sabah, ülke dışında bulunan Suriye vatandaşlarının 20 Mayıs’ta elçiliklerde oy kullanabileceklerini söyledi.

Esad yeniden aday olacak mı?

Suriye’nin mevcut lideri Beşar Esad, 16 Temmuz 2014’te devlet başkanlığı görevine gelmişti. Ülkede 2012’de kabul edilen anayasaya göre Esad, yedi senelik yeni bir dönem için aday olacak.

2021 yılının Nisan ayına göre 4 milyonu Türkiye’de olmak üzere 5,6 milyon kayıtlı mülteci ve 6,2 milyon yerinden edilmiş insan uluslararası hukuka uygun olarak değişik ülkelerde yaşıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre 11’inci yılına giren Suriye Savaşı boyunca 388 binden fazla insan öldü. Sivil kayıplar arasında 16 binden fazla insanın rejimin gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde öldüğü biliniyor. Bu sayı, rejimin cezaevlerinde işkence altında ölen yaklaşık 88 bin kişiyi kapsamıyor.

Buna ek olarak çatışmanın bölge genelinde ve ötesinde risk oluşturmasına ve terör örgütlerini harekete geçirmesine neden oluyor.

Geçtiğimiz yıl yapılan milletvekili seçimleri ve bu yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi Suriye rejiminin düzenlediği seçimler meşru kuralları karşılamıyor.

Suriye Anayasa Çıkmazı

Suriye'de devlet başkanlığı seçiminden önce anayasa taslağının hazırlanması hedefleniyordu. Ancak anayasa görüşmeleri tıkanmış durumda.

Suriye'de 2011 yılından beri iç savaş yaşanıyor.

Suriye'de siyasi çözümün sağlanması amacıyla Birleşmiş Milletler’in (BM) arabuluculuğunda Şubat ayı başında Cenevre'de devam eden anayasa komitesi görüşmeleri bir kez daha sonuçsuz kaldı.

Beşinci kez toplanan komite, yeni anayasanın çerçevesine veya içeriğine dair herhangi bir madde üzerinde uzlaşamadı. Komiteyi oluşturan muhalefet, yönetim ve sivil toplum heyetleri ilerleme sağlanamamasından dolayı birbirlerini suçluyor.

Komitenin muhalefet heyetinden Suriye Ulusal Koalisyon Başkan Yardımcısı Dima Moussa, Şam yönetimi tarafından belirlenen heyetin anayasanın temel ilkelerine dair önerilerini sunmadığını; önceki oturumlarda tartışılan başlıkları gündemde tutmaya devam ettiklerini ve bu nedenle görüşmelerde ilerleme sağlanamadığını söyledi.

Anayasa komitesinin Şam hükümeti heyetinde yer alan hukukçu Muhammed Akkam ise "muhalefet ve sivil toplum heyetlerinin anayasanın temelini ve çerçevesini oluşturan ulusal ilkeleri tartışmaktan kaçındıklarını" öne sürdü.

150 kişilik komitenin 50 üyesini muhalefetin, 50 üyesini Şam yönetiminin belirlemesi ve 50 üyenin de sivil toplumdan seçilmesi öngörülmüştü.

Türkiye, Rusya, Suudi Arabistan gibi ülkelerin de aktif olduğu bu dönemin ardından komitenin ilk görüşmesine ülke adının ne olacağına dair tartışmalar damgasını vurdu.

Türkiye, muhalefet ve sivil toplum heyetlerine uygun gördüğü isimlerin yer alması için yoğun çaba gösterdi. Ayrıca Şam yönetiminin heyeti için önerilen bazı isimler için de Rusya ile görüştü.

Muhalefet, hâlâ Suriye Arap Cumhuriyeti olan ülke adının Suriye Cumhuriyeti olarak değiştirilmesi gerektiğini savunurken, Şam yönetimine bağlı heyet mevcut ismin korunması gerektiğinde ısrar etti.

Yönetim Biçimi Ne Olacak?

Devletin yönetim biçimi de hâlâ uzlaşma sağlanamayan başlıklardan biri oldu. Şam yönetimi heyetinden Akkam, "Tek ve merkezi devlet mi istiyorlar yoksa federal sistem mi? Bu da açık değil ve biz federal sistemi istemiyoruz, çünkü bunu bölünmenin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz" dedi.

Muhalefet ise, yasama-yürütme-yargı güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı, eşit vatandaşlık haklarının sağlanması, çoğulculuğu ve vatandaşlık hak ve özgürlüklerini garanti altına alan bir anayasanın hazırlanmasına odaklanılması gerektiğini savunuyor.

Evet. Seçimler yapılsa da Suriye dışında bulunan yaklaşık 6 milyonluk kitle, İdlib ve Fırat’ın doğusunda hâkim olunamayan bölgeler gibi sorunlar var ve bu sorunlar halledilmeden girilecek bir seçimin sonucu sorun yaratmaya devam edecek.

İran’da Ruhani Aday Olamıyor.

Yeni Bir İsim Cumhurbaşkanı Seçilecek (18 Haziran)

İran’da adaylık süreci 11 Mayıs'ta başlayacak. İran halkı yeni bir cumhurbaşkanı seçmeye hazırlanıyor. Çünkü mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani üst üste iki dönem seçildiği için yeniden aday olamıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin öne çıkan muhtemel adayları şöyle:

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, eski Meclis Başkanı Ali Laricani ve eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad cumhurbaşkanlığı seçimleri için muhtemel adaylar arasında gösteriliyor.

Adaylık sürecinin 11 Mayıs'ta başlayacağı cumhurbaşkanlığı seçimleri için ilk olarak eski Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu duyurdu.

Reformist Merdomsalari (Demokrasi) Partisi Genel Sekreteri Mustafa Kevakabiyan ve Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde Eğitim ve Öğretim Bakanlığı görevinde bulunan Milletvekili Hamid Rıza Hacıbabayi cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacaklarını açıkladılar.

Seçimlerde aday olmak isteyenlerin din adamları ve hukukçulardan oluşan AKK (Anayasayı Koruyucular Konseyi)’ne bağlı Denetleme Heyetinden onay alması gerekiyor. Denetleme Heyeti, adayları devletin değerlerine bağlılıkları yönünden değerlendiren yapıdır.

İran’da cumhurbaşkanlığı seçimleri kulisi canlanmış durumda.

İran’da muhafazakâr kanadın en büyük grubu olarak bilinen Devrimci Güçler Koalisyonu Başkanı Haddad Adil, 18 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağı yönünde mesajlar veren eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'a adaylık izni verilmeyeceğini söyledi. Adil, "Böyle bir şey olmayacak. Bir önceki seçimde de olmamıştı. Şu anda 4 yıl geçti ve bu durum daha da kötüleşti. Hangi sebeplerle (Ahmedinejad'ın adaylığı) olmamışsa bu kez bu sebepler daha da arttı" dedi.

İran’da 2005-2013 yılları arasında iki dönem görev yapan muhafazakâr siyasetçi Ahmedinejad’ın, öncelikle Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden (AKK) onay alması gerekiyor.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, Eylül 2016'da Ahmedinejad'a seçimlere katılmamasını tavsiye ettiğini açıklamıştı. Seçimlerde aday olmak isteyenlerin yeterliliğini denetleyen AKK da 2017'de mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye karşı yarışmak isteyen Ahmedinejad'ın adaylığını reddetmişti.

Hamid Bekayi ve Rahim Meşai gibi yakınları 'yolsuzluk' suçlamalarıyla hapse atılan Ahmedinejad, son yıllarda sık sık Ruhani hükümetine sert suçlamalar yöneltiyor. 

Ahmedinejad, Hamaney ve ölümünden önce General Kasım Süleymani'yi eleştiren açıklamalar yapmaktan kaçınmamıştı.

Eski Cumhurbaşkanı, Mart 2018'de Süleymani'ye yazdığı mektupta, Bekayi'nin 'hapis cezasına çarptırılmasına sessiz kalmakla' suçladığı Kasım Süleymani'yi 'iş ilişkilerini' açıklamakla tehdit etmişti.

Ahmedinejad'ı destekleyenler Tahran'daki evinin yakınlarında toplanarak, kendisinden cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmasını istiyorlar.

İran’da Seçimlere iki ay süre kaldı.

Muhtemel cumhurbaşkanı adayları üzerine yürütülen tartışmalar ivme kazanacak.

Bu noktada Devrim Rehberi Hameney’in tekrarladığı genç ve devrimci bir hükümet çağrısı, adayları okumada önemli bir etken olacak.

Devrim Rehberi Hameney, 11 Şubat 2019’da (Devrim’in 40. yılı) “Devrim’in İkinci Aşaması” başlıklı açıklamasında gençlerin devlet kademelerinde yer almasına ve siyasete atılmasına yönelik bir vizyon ortaya koymuştu. Hameney’in yönetim kademelerinin gençleşmesi ve devrimci bir iktidar arayışını vurgulayan mesajları, 2021 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine de zemin hazırlamıştı.

Devrim’den 40 yıl sonra devrim değerleri ile arasına mesafe giren genç kuşağın etkisi göz önüne alındığında Hameney, arzuladığı cumhurbaşkanı ve kabinenin profilini çizmişti.

Reformcular

Reform cephesinde Muhsin Haşimi, İshak Cihangiri, Hasan Humeyni, Muhammed Cevad Azeri Cehromi ve Ali Laricani ön plana çıkıyor.

39 yaşındaki Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Azeri Cehromi’nin Ruhani’nin kabinesindeki en genç bakan olması, gençlere sosyal medyaya erişimlerinin kısıtlanmaması yönünde sözler vermesi ve bakanlığında daima şeffaf bir politika vurgusu yapması adaylığının önünü açıyor.

Adaylığını açıklayan Eski Meclis Başkanı Ali Laricani reformculara sistemde alan açacak bir figür olarak değerlendirilıyor.

Asker Kökenli Bir Cumhurbaşkanı mı?

Asker kökenli bir cumhurbaşkanı adayının birleştirici bir aktör olarak halktan destek alması da konuşuluyor. Bu bağlamda değerlendirilen adaylarda Hüseyin Dehkan, Said Muhammed, Rüstem Kasımi ve Muhsin Rızai isimleri öne çıkıyor.

Hüseyin Dehkan, Devrim Rehberi’nin askerî danışmanı ve eski Savunma Bakanıydı. Üç hükûmetle de çalışmış olması (Hatemi, Ahmedinejad, Ruhani) sonucu ılımlı bir aday profili hâline geldiği söyleniyor.

52 yaşındaki Hatemu’l-Enbiya İmar Karargâhı Komutanı Said Muhammed’in de son dönemlerde ismi ön plana çıkıyor. Düzenin Yararını Teşhis Konseyi sekreteri 66 yaşındaki Muhsin Rızai’nin de ismi adaylar arasında geçiyor.

Radikaller

2017 yılında Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, seçimlere girerek Hasan Ruhani’ye karşı kaybetmişti. 18 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik adaylığını açıklayan Reisi’nin atakları göze batıyor.

60 yaşındaki Reisi’nin, yargı makamlarında bulunduğu görevler ve Velayet-i Fakih’in destekçisi olması göz önüne alındığında potansiyel cumhurbaşkanı adaylığında şansını artırıyor. Nitekim Reisi’nin ismi Hameney’in halefi olarak da geçiyor. Hameney de cumhurbaşkanlığı görevinden sonra Devrim Rehberi olmuştu.

İsmi son dönem hem İran medyasında hem de uluslararası medyada geçen 59 yaşındaki Mustazaflar Vakfı Başkanı Perviz Fettah, yeni bir figür olarak öne çıkıyor.

Perviz Fettah’ın başkanlığını yürüttüğü vakıf vasıtasıyla yoksullarla arasında kurduğu bağ ve yolsuzlukla mücadele vurgusunun adaylığını kuvvetlendirdiği konuşuluyor.

Fettah’ın, Devrim Rehberi Hameney’e sadakatiyle bilindiği ve Hameney’in güvenini kazanmış teknokrat kökenli bir siyasetçi olduğu vurgulanıyor.

İran’da muhtemel cumhurbaşkanı adaylarına bakıldığında genç, askerî kanada mensup ve Devrim değerlerinin taşıyıcısı radikal isimlerin ön plana çıktığını belirtmek mümkündür. Nitekim İran rejimi bugüne kadar 12 hükümet dönemi gördü. 40 yıl sonra, seçimlerde “Devrim’in İkinci Aşamasını” tamamlayacak yeni nesli temsil eden genç bir cumhurbaşkanı aranmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle siyasal mekanizmalara yabancılaşan ve seçimlere katılmayan halkı sisteme dâhil ederek ve özellikle Devrim’den sonra doğan ve Devrim değerlerinden uzaklaşan genç nüfusun sisteme entegresini sağlayarak devrimci ruhun yeniden biçimlendirilmesinin hedeflendiği gözlenmektedir.

Irak, Tarihi Bir Kavşakta (10 Ekim)

Irak Parlamentosu, 6 Haziran 2021’de yapılması planlanan erken seçimin 10 Ekim 2021’ye ertelendiğini açıkladı.

Son yapılan 2018 seçimlerine çok sayıda siyasi parti ve koalisyon katıldı. 143 parti ve 27 koalisyon olarak kayıtlara geçti. Genel seçimlerin sonuçlarına göre, Şii lider Mukteda es-Sadr'ın desteklediği Sairun koalisyonu 329 sandalyeli mecliste 54 milletvekili kazanmıştı.

Haşdi Şabi komutanlarından Hadi Amiri liderliğindeki Fetih koalisyonu 47 sandalye ile ikinci, Başbakan Haydar el İbadi başkanlığındaki Nasır koalisyonu da 42 sandalye ile üçüncü olmuştu.

Türkmenler Kerkük'te 3 sandalye kazanırken, Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) 25, Kürdistan Yurtseverler Birliği 17, Goran da 5 sandalye elde etmişti.

Irak'ta 10 Ekim’de yapılması beklenen erken seçimlerin önemli bir dönemeç olduğu söyleniyor. Seçimlerin ülkede değişime yol açıp açmayacağı tartışılıyor. ‘Bu seçimler sadece Irak'ı kimin yöneteceğine değil, ülkenin geleceği ve demokrasi seçiminin de kararı verilecek’ vurgusunda bulunuluyor.

230 partinin seçime gireceği Irak'ta oy pusulasına çözüm aranıyor.

Seçime katılmaya hak kazanan 230 siyasi partinin oy pusulasında nasıl yer alacağına yönelik seçim kurulu tarafından çalışma sürdürülürken, oy verecek halkın uzun bir oy pusulası ile kafaların karışabileceği belirtiliyor.

Irak’ta Yeni Hükümet

Irak’ta 6 Mayıs 2020’de Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Mustafa Kazimi liderliğinde yeni bir hükümet kuruldu.

Önceki dönemlerin aksine, İçişleri ve Savunma bakanlıklarına önerilen isimlerin parlamentoda ilk oylamada güvenoyu alması Irak siyaseti adına önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Mevcut şartlar altında Mustafa Kazimi hükümetinden temel beklenti; 10 Ekim 2021’de yapılması planlanan genel seçimlere kadar ülkede siyasi süreçleri ve devlet kurumlarının çalışmasını sağlamaktı.

Irak’ın son yıllarda yaşadığı siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik krizleri ülkede bir yönetim sorunu olduğunu göstermektedir. Ülkenin etnik ve mezhebe dayalı bölünmüş yapısı siyasi süreçleri tıkarken hükümetin devlet kurumlarını etkin bir biçimde çalıştırmasını engellemektedir.

Sünni ve Şii siyasetçilerin birbiriyle rekabetinin yanında ülkenin kuzeyinde bulunan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) de siyasi dengelerin belirlenmesinde önemli bir referans noktası.

Kürt grupların kendi aralarında çekişmeleri, Bağdat-Erbil ilişkileri, Kerkük meselesi, IKBY’nin federal bütçeden alacağı pay ve petrol gelirlerinin dağılımı gibi konular Bağdat hükümeti için önem arz ediyor.

Bu bölünmüş ve kırılgan yapı içerisinde siyasi süreçler kolaylıkla tıkanabilmekte ve devlet kurumları işlevsiz hale gelebilmektedir.

Irak’ta istikrarlı bir yönetimin oluşması kolay değildir. Mevcut yapı istikrardan çok çatışmacı bir ortama müsaittir.

Başbakan Mustafa Kazimi Irak toplumuna değişim vadetti. Bu vaadin yerine getirilmesi için siyasi süreçlerin ve kurumların çalışması gerekmektedir. Irak’ın yeniden çatışmacı ve istikrarsız bir yapıya savrulması, Irak’ın bir yönetim krizi yaşaması sadece Iraklıları değil bütün bölgeyi ilgilendirmektedir.

Irak’ta yapılacak seçimler Orta Doğu’daki gelişmelerin gölgesinde gelişiyor. Orta Doğu içinden geçtiği dönemin ruhuna uygun olarak önceliklerini de dünya gündemine sokuyor.

Orta Doğu’nun öncelikleri arasında Irak seçimleri ilk sırada yer almıyor gibi görünse de öyle değil. Irak seçim sonuçlarının Suriye’deki gelişmeleri etkileyeceği kadar bölgenin geleceği üzerinde de etkisi olacağı aşikâr. 

Bölgenin eski statükosunun belirleyicisi Irak, eski gücünde olmasa bile, bugün Irak’tan bağımsız olarak yükselen mezhepçilik bölge ülkelerinin oluşturduğu dengede belirleyici olma kapasitesine sahip.

Irak seçimleri bu açıdan önemli. Çünkü ülkenin içinde yaratılamayan ulusal bir kimliğin yerini mezhepçilik ve etnik kimlik sorunun almış olduğu ortada. 2021 seçimlerinin bu manzaraya derman olup olmayacağı bilenmese de seçim öncesi ortaya çıkan siyasi manzara pek iç açıcı değil.