Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Mursi’yi Deviren Darbenin Ardından İsrail Çıktı

Bülent ERANDAÇ
08 Nisan 2019 10:47

Dünyada hiçbir şey tesadüfen olmaz. Ve hiçbir şey gizli kalmaz.

1) TARİH 14 OCAK 2019

ABD’nin diplomatik olarak desteklediği; İsrail, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi arasında Eastmed doğalgaz boru hattının inşası, İsrail ve Kıbrıs gazının AB’ye taşınması gibi konularda iş birliğini içeren koalisyon anlaşması yapıldı

2) TARİH 20 MART 2019

ABD Dışişleri Bakanı Pompeii Güney Kıbrıs, Yunanistan, İsrail arasında Kudüs’te Doğu Akdeniz gazı stratejisi çizdi. Mısır lideri Sisi ile Mısır merkezli taktikler değerlendirildi.

3) 5 NİSAN 2019

Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi’yi deviren darbenin arkasından İsrail(mossad) çıktı.
Yukarıda sıraladığım 3 konu birbiri ile üst üste oturan, Doğu Akdeniz’de ABD patronajında yürütülen Mısır darbesi –Gaz ilişkisi derin planlarının ortaya çıkışıdır.

MISIR DARBESİNE İLİŞKİN HABER ÇOK ÇOK ÖNEMLİ

İsrailli General Mısır’ın eski devlet başkanı Muhammed Mursi’ye yapılan darbenin arkasında İsrail’in olduğunu iddia etti. İsrail Ordu Komutanlarından Aryeh Eldad, yerel bir gazeteye yazdığı yazıda 2013 yılında Mısır'ın demokratik yollarla seçilerek başa gelen Devlet Başkanı Muhammed Mursi'yi devirmeye ve ona karşı yapılan darbeyi yönetmeye çalıştığını yazdı. Maariv adlı yayın organı için yazı kaleme alan Eldad, "Ocak ayında gerçekleşen devrim İsrail'in güvenlik değerlendirmesiyle aynı zamana denk geldi. Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi İsrail'le barış antlaşmasını iptal etmek ve Sina Yarımadasına daha fazla Mısır askeri göndermek istedi” ifadelerini kullandı.

"OBAMA'YI İKNA ETTİK"

“Bu aşamada İsrail hızlı davrandı, diplomatik araçları harekete geçirmek, daha da önemlisi Abdel Fattah Al-Sisi'yi iktidara getirmek istedik ve dönemim ABD Başkanı Barack Obama'yı bu eyleme muhalefet etmemeye ikna ettik” diye yazarak perdeyi kaldırdı.

NEREDEN NEREYE?

Uzun bir tarihe ve köklü bir devlet geleneğine sahip olan Mısır'da ordunun bir darbeyle, seçimle gelen Cumhurbaşkanı Mursi'yi alaşağı etmesi tek kelimeyle demokrasi tarihine kara leke olarak geçti.

Darbenin arka planına dikkatle bakılırsa, Ortadoğu'ya şekil vermeye çalışan küresel güçlerin, Türkiye- Mısır hattına mayın döşediklerini anlarız.

Mursi'nin Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Ankara'ya gelerek AK Parti kongresinde yaptığı konuşmaya dikkatle bakarsak, aylar sonra gerçekleşen Mısır'daki darbenin bölge dengelerine önemli etkilerini anlamak ve hem ittifakların değişmesine hem de geleceği nasıl değiştireceğini daha iyi okumak mümkün olacaktır. Mursi, Ankara'da, "Bütün dünya şu anda bizim gözümüzün içine bakıyor. Bu toplantıda bir araya gelmemize vesile olan Allah'a hamdolsun.

Türkiye ve Mısır halkı arasındaki güzel ilişkilere bütün dünya şahit olmalıdır. Türkiye'nin desteği çok önemli. Türkiye ve Mısır halklarının arasındaki ilişkiler çok güçlü ve derindir. Biz bununla gurur duyuyoruz. Kardeş ülke Türkiye ile ortak hedeflere ilerlerken, Filistin meselesine destek olacağız" demişti.

30 Eylül 2012 ila 4 Temmuz 2013 arasındaki, 10 aylık zaman dilimi içinde, Türkiye ve Mısır birçok alanda ortak ses oldu. Ortadoğu tezgâhlarına karşı ortak hareket etti. Arap Baharı'nı dağıtmaya yönelik gelişmelerin büyük etkileri, Mısır'ın da ötesinde, bütün bölge için ciddi sonuçlar doğuracaktır.

Türkiye-Mısır hattının derinliğinden kimler rahatsız du? Başta, İngiltere, İsrail, Almanya, Fransa ve Amerikan Neo-Con'ları. Ortadoğu'da ne oluyorsa İsrail ve Mossad, öyle veya böyle muhakkak işin arkasındadır.

BATI’NIN MASKESİ DÜŞÜYOR

TARİH 21 TEMMUZ 2013

Türkiye’miz, yabancı istihbarat örgütlerinin organize ettiği Taksim/ Gezi derin operasyonunun fırtınası altında. Derin odakların daha hangi iğrenç senaryolar hazırladıklarından haberdar değiliz. Nitekim fazla gecikmiyorlar. 17/25 Aralık'ta CIA-Pentagon'un kuklası FETÖ emniyet-savcı-hakim kumpaslarıyla Yeni Türkiye lideri Tayyip Erdoğan'ı ortadan kaldırmaya teşebbüs ediliyor.
Rahmetli Hasan Karakaya, 2013'te CIA-Pentagon- NATO kuklası Fetullah'ın sanki 17-25 Aralık darbe teşebbüsünü hisseden bir yazıya imza atmıştı:

"Mursi’yi deviren darbenin perdesi de aralanmaya başladı. CIA eski yöneticilerinden Philip Giraldi'nin yazdıklarından anlıyoruz ki; 'Tahrir satılmış!' Ya da; 'Mısır'ın satılık generalleri!' ABD istihbarat örgütü CIA'in eski yöneticisi Philip Giraldi, Mursi'nin göreve geldikten sonra bazı ülkelerin bölgeye para aktararak muhaliflerin isyan gösterileri yapmasını teşvik ettiğini ifade ediyor. ABD yönetiminin bu para akışından haberdar olduğunu ve paranın Mursi'ye karşı ayaklanmayı örgütleyen Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Sisi ile ona yakın subaylara gittiğini söylüyor.

Görüyorsunuz; Sisi, 1 milyar dolara satılmış. Demek oluyor ki; 'Satılık generaller' olunca, onları 'satın alacak birileri' de oluyor! Mısır'daki darbenin altında 'satılık generaller' var. Diyeceğimiz o ki; 'görülenlere' ve 'gösterilmek istenenlere' değil, 'perde arkası'na bakın!

MISIR VE TÜRKİYE’DE DARBE PLANLARI AYNI SÜREÇTE DEVREYE SOKULMUŞTUR

Mısır ve Türkiye’de Mayıs-2013’te darbenin düğmelerine basılmıştır. 4 Temmuz 2013 günü Sisi, Mısır ‘da Cumhurbaşkanı yapılmış, ancak Türkiye’de büyük lider Tayyip Erdoğan, Taksim-gezi darbe planıyla devrilememiştir.

Bugün, Doğu Akdeniz’de ABD patronajındaki Mısır merkezli gelişmelerin arka planında, Türkiye ve Mısır’da 2013 yılında aynı zaman diliminde düzenlenen darbelerin büyük rolü vardır.

İsrail Ordu Komutanlarından Aryeh Eldad’ın, bir gazeteye yazdığı yazıda 2013 yılında Mısır'ın demokratik yollarla seçilerek başa gelen Devlet Başkanı Muhammed Mursi'yi devirmeye ve ona karşı yapılan darbeyi yönetmeye çalıştığını yazması, Batı’nın maskesinin düşmesidir.

TÜRKİYE KARARLI

Denizlerdeki haydutlara günlerini göstereceğiz.

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan kararlı ve net konuştu: "Türkiye'yi adeta denize ayak basamayacak hale getirmeyi amaçlayan çabalara asla izin vermeyeceğiz. Aynı şekilde Doğu Akdeniz'deki doğal kaynakların ülkemiz ve KKTC dışlanarak adeta gasbedilmesine yönelik girişimleri kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Türkiye'ye rağmen Doğu Akdeniz'de veya Ege'de adım atabileceklerini sananlar ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlayacaklardır. Suriye’deki teröristlere nasıl günlerini gösterdiysek denizlerdeki haydutlara da meydanı bırakmayacağız"

ANLAŞILDI MI?