Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Anlam Ve Önemi

Bülent ERANDAÇ
20 Temmuz 2020 11:53
A-
A+

Kıbrıs Harekâtı Cumhuriyetimizin yakın tarihindeki unutulmaz olaylardan birisidir. Türk milletini eşi benzeri olmayan bir biçimde kenetleyen, başarılı bir zaferdir. Buradaki amacımız da, ardından 46 yıl geçmiş olan bu zaferi yeniden anmak ve o gün yaşananları hatırlayabilmektir.

20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46.yıldönümümü kutluyoruz. Kıbrıs’taki hem Türklerin hem de kendi soydaşlarınca katledilen Rumların çektiği acıları dindirmek ve adaya barış götürmek üzere 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın anlam ve önemini, bugünlerde daha iyi anlıyoruz.

Doğu Akdeniz kaynıyor. Akdeniz yeniden paylaşım mücadelesine konu oluyor. Donanmalar, sismik ve sondaj gemileri, devamlı geliştirilen deniz stratejileri birbirini kovalıyor.

Akdeniz denkleminin merkezinde KIBRIS VAR.

Türkiye’yi ALLAH KORUDU. Kıbrıs Barış Harekâtı’nı iyi ki yapmışız. Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan hakkını kullanarak gerçekleştirdiği Askeri müdahale sonucunda Kuzey Lefkoşa dâhil olmak üzere adanın yüzde 37'si Türk kontrolüne geçti.

Eğer yapmasaydık, Ada’yla belki hiçbir organik bağımız kalmayacaktı. Antalya Körfezi’nde kuşatılmıştık. Akdeniz’e açılan daracık bir bölgede emperyalist devletlerin ne acı kumpaslarına, oyun planlarına muhatap olurduk.

Bugün Doğu Akdeniz’in petrol ve gaz rezervleri göz kamaştırıcı. Türk Donanmasının ve sismik-sondaj gemilerimiz Türk Bayrakları dalgalandırıyor Akdeniz’de. Barbaros’un torunları olarak Akdeniz’de varız. Var olacağız.

Londra anlaşmasını imzalayarak Türkiye’ye Kıbrıs’a müdahale hakkı verilmesini sağlayan Rahmetli Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Kıbrıs barış harekâtını yapan Rahmetli Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit nur içinde yatsın. Kıbrıs Barış harekâtının kahramanları Rauf Denktaş, Fazıl Küçük’ün mekânı cennet olsun.

Türk donanmasını Akdeniz’in güçlü armadası haline getiren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarız. Allah razı olsun.

Kıbrıs Barış Harekâtı sonucunda, günümüzdeki sınırlar çizildi ve 1975 yılında Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk Federe Devleti''nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. 1983'te isim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak kabul edildi. Denktaş 2005 yılına kadar art arda görevine tekrar seçildi. 3 Ocak 2012'de 88 yaşında hayata veda etti.

Tarıhten ders almak ıçın, Kıbrıs Barış harekâtına kadar gelişen olaylara kısaca bakalım.

İNGİLİZLER KIBRIS’A NASIL ÇÖKTÜ?

1877-78 (93 harbi) Osmanlı Rus savaşında Osmanlı Devleti’nin yenilmesi üzerine Ayestefanos Barış Antlaşması (Yeşilköy) imzalanmıştı. İlgili antlaşma oldukça ağır hükümler içermesi üzerine İngiltere kurduğu tezgâhlarla, Osmanlı’ya yardım etme vaadiyle KIBRIS’a çöktü.

Böylece 1878 yılından itibaren 1960 yılına kadar sürecek olan Kıbrıs’ta İngiltere hâkimiyeti başlamış oluyordu. İngiltere, Akdeniz’in stratejik konumlu uçak gemisine sinsice el koyuyordu. Bu durum, Kıbrıslı Türkleri derinden etkiledi. Dolayısıyla Kıbrıs’ın İngiltere’nin idaresine girmesiyle birlikte bir kısım Kıbrıslı Türk adadan ayrılarak Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı.

5 Kasım 1914 tarihinde Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na kendisinin aleyhine girdiği için İngiltere, Kıbrıs adasını ilhak etti.

İngiltere 1915 yılında ise adayı kendi yanında savaşa dâhil olması şartıyla Yunanistan’a teklif etti. Yunan hükümetinin I. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru savaşa kendi lehine dâhil olmasına karşın İngiltere adayı Yunanistan’a vermekten vazgeçti.

Bu arada adada, Rumların Enosisçi faaliyetlerine karşın Kıbrıslı Türkler de adanın Türkiye’ye geri iade edilmesi yönünde faaliyet göstermekteydiler. Adaya artık resmen sahip olan İngiltere, 10 Mart 1925 yılında adanın İngiltere’nin bir Taç Kolonisi olduğunu ilan eder. Adada Taç kolonisinin kurulmasıyla birlikte adada en yüksek yönetici olarak görev yapan Yüksek Komiser vali olarak atanır. Kıbrıs adasında 1925 yılında kurulan Taç kolonisi 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kadar devam edecektir.

1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumlar Yunanistan’ın da desteğiyle Enosisi gerçekleştirmek için harekete geçer. Silahla Enosisi gerçekleştirmek için 1955 yılında EOKA adlı yeraltı örgütünü kurarlar. Kıbrıslı Türkleri hedef olarak görmeye başlayınca, Kıbrıslı Türkler Türkiye’nin de desteğiyle TMT’yi kurarlar.

1959 yılında yapılan görüşmeler ve Londra ile Zürih Antlaşmaları sonucunda adada iki toplumlu bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 yılında ilan edilir. 1960 yılında ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Rumlar %70 Kıbrıslı Türkler ise %30 temsiliyet hakkına sahiptiler. Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kıbrıslı Rumlardan Cumhurbaşkanı muavinini ise Kıbrıslı Türklerden seçilecekti.

Ancak 1963 yılı Aralık ayından itibaren Kıbrıslı Rumların başlattığı şiddet hareketleri sonucunda Kıbrıs Cumhuriyeti artık iki toplumlu olmaktan çıkar. 1963 yılının sonu ve 1964 yılının başında devam eden çatışmalar sonucunda Birleşmiş Milletler adaya Barış Gücü askerlerini gönderir.

4 Nisan 1964 günü Makarios Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran anlaşmaları feshettiğini açıklamıştır.

Yunanistan’daki albaylar cuntasının direktifleri sonucunda Rumlar enosis ilan eder. Darbeyi Türkiye Cumhuriyeti kabul etmez ve 20 Temmuz 1974 tarihinde garantör devlet olarak adaya müdahale eder.

Harekâttan sonra neler oldu?

Harekât sonrası Sampson'ın gönderilmesiyle Enosis için çabalayan Makarios Aralık ayında adaya dönerek yeniden cumhurbaşkanı oldu. Şubat 1975'te   'Kıbrıs Türk Federe Devleti' iki kesimli bir federasyon hedefi ile kuruldu.

Bugün dahi adada Türk tarafının hedefi siyasi eşitlik üzerine kurulu iki kesimli bir federasyondur. Adada daha önce 234 bin Türk bulunuyordu ancak yaşanan göçler, saldırılar ve harekât sonrası Türk tarafında 70 bin kişinin kaldığı tespit edildi.

Bağımsız KKTC'nin doğumu.1983 yılı Mayıs ayında BM'de alınan bir karar, Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) dönüşmesini tetikledi.

Bu karar "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tüm ada toprakları üzerinde egemenlik ve denetim hakkı olduğunu belirtiyor ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti Halkı' ifadesi kullanılıyordu. Ayrıca kararda 'İşgal kuvvetlerinin çekilmesi' isteniyordu. Türkiye ve Kıbrıslı Türkler kararı reddetti ve kendi kaderini tayin hakkını kullanma yolunun seçildiği duyurularak Kasım 1983'te Bağımsız KKTC ilan edildi.

Rumların AB üyeliği

Sınır sorunları yaşayan ülkeler bu sorunu çözmeden AB'ye üye olamıyorlar. Avrupa, ikiyüzlü bir kararla, Rum kesimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB üyesi yaptı.

Annan Planı

BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan plan 24 Nisan 2004'te referanduma sunuldu.

Rumlar reddetti. Yüzde 75,8 ile 'hayır' dediler. Çünkü Rumlar AB üyesi olmuşlardı. Türk tarafı yüzde 64,9 ile 'evet' dedi.

Sorun devam ediyor

 Üç garantör ülke olan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan'ın adaya ilişkin beklentileri görüşmelerin gidişatını belirlemeye devam ediyor.

SONUÇ

20 Temmuz, Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin dünyaya meydan okuyuşunun simgesidir. Ada’da bağımsız bir devlet olan KKTC’nin ulusal egemenliğinin temelinin atıldığı ilk adımıdır.

Barış Harekâtı olmasaydı, bugün Kıbrıs’ta Türk varlığından, egemen ve özgür Kıbrıs Türk halkından söz etmemiz mümkün değildi.

Bu yüzden, 20 Temmuz 1974 yılında verilen mücadele ne kadar kıymetli ve manevi açıdan önemliyse, bugün KKTC’nin bağımsızlığının muhafaza edilmesi için verilecek mücadele de en az o kadar önemli ve kıymetlidir.

Kıbrıs Türk halkı, geçmişin acı tecrübelerini bir kez daha yaşamamak ve egemen bir şekilde varlığını sürdürmek için sahip olduğu hak ve çıkarları en üst düzeyde koruyacak ve her şartta devletine sahip çıkarak geleceğe taşıyacaktır.

Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, kurtuluş mücadelesinde canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükran ve saygıyla anıyoruz.

GELECEK YAZI: KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE KIBRIS’IN JEOPOLİTİK GELİŞMELERDE ROLÜ…