Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

İttifaklar, İki Bloklu Partiler ve Siyasette Evrim

Bülent ERANDAÇ
24 Aralık 2018 11:42

İttifaklar ve adaylarla Türk siyaseti yeni bir evrim süreci mi geçiriyor? Herkes partisini bırakıp başka partinin adayını destekliyorsa ve bunu bilerek ve isteyerek yapıyorsa bu bir değişim sürecini mi? yoksa Başkanlık modelinin ruhunda yer alan,2 büyük parti etrafında birleşme-bütünleşme mi? İki bloklu ( 2.5 Buçuk parti  )yoksa iki bloklu partiler sistemi mi

Bazı analistlere göre, bu durum, Hem iyi ve hem de kötü. Diyorlar ki,’İyi, çünkü Türkiye'de kutuplaştırılan siyaset ve birbirine zıt olan gruplar birbirine yaklaşır. Siyasetin ortak noktaları oluşur ve insanlar bu ortak noktada buluşurlar. Böylece, kutuplaşma yerini, normalleşmeye bırakır.

Kötü, Bu gidişat sonunda iki buçuk parti sistemine varır. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin asıl amacı iki partili sistem kurmaktı. Lakin gidişat üçüncü partileri zorunlu kılmakta. Bu gelişmelere biraz daha detay kazandıralım.

Son olarak, CHP, İstanbul, Ankara, Antalya adayların ı açıkladı. İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, eski Anavatan Partili. Ankara adayı Mansur Yavaş, eski MHP’li Antalya adayı Muhittin Böcek, eski Anavatan partili.

Osmaniye, CHP tarafından. İyi Parti genel Başkanı Meral Akşener’e bırakıldı. İP’in Osmaniye adayı olarak Davut Çuhadar, bir dönem önce Akparti Osmaniye Belediye Başkanlığını yapmıştı.

İlginç değil mi? Osmaniye MHP lideri Devlet Bahçeli’nin memleketi. Akparti burasını MHP’ye bıraktı. İyi parti MHP’den kotu geldi, Osmaniye adayı olarak eski Akparti Belediye başkanının Osmaniye’ye aday gösterdi. Kimin eli kimin cebinde, durumu.

Peki, bu gelişmeler nereye evirilecek?

Rakip partilerin seçmenlerinden oy alma ötesinde muhakkak yeni gelişmelere de imza atılacak.

İTTİFAKLAR SİSTEMİ NEREYE DOĞRU EVİRECEK?

Yeni bir sisteme geçtik. BAŞKANLIK MODELİ’NE geçmiş bulunuyoruz.

Geçmişten bugüne, Başkanlık bir siyasal sisteme geçilmesi durumunda, Türkiye’de iki partili bir sistemin hâkim olacağına yönelik çok genel bir tartışma yürütülmüştü.                      

Başkanlık bir siyasal sisteme geçilmesi durumunda, iki partili bir sistemin ortaya çıkacağının teknik gerekçesi ise daha çok başkanın yüzde 50 oyla seçilecek olmasıdır. Böyle bir durumda, küçük partilerin sistemde bir etkisi olmayacağı için iki partili bir sistemin kendiliğinden oluşacağı varsayılmaktadır.

31 Mart sonrası, büyük olaylar, sürpriz gelişmeler olmadığı takdirde 2023 yılı Haziran ayına kadar Türkiye’de seçim yok.2023’te yapılacak seçimlerde, elbette ittifaklar olacak. Benim öngörülerime göre, Bu seçimlerden çıkacak sonuçlar,"Seçim ittifakı iki bloklu sistemin inşa Etmesi’ni zorunlu kılacak.

Türkiye siyasetinde 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinden itibaren partilerin merkez-çevre, sağ-sol, muhafazakâr-laik eksenlerinde konumlandı. Partilerin de kendilerini söz konusu eksenler üzerinden tanımlamalarına yol açtı.

1950’lerden bu yana, Türkiye siyasetinde partilerin pozisyonunun ağırlıklı olarak iki eksen etrafında şekillenmiş görünüyor. Şu anda içine girdiğimiz BAŞKANLIK MODELİ DE seçim ittifakları ile beraber daha da belirginlik kazanarak yürüyecek ve sistematikleşecek.

AKPARTİ BLOKU VE CHP BLOKU içerisinde yer alacak partilerin ideolojik yönelimleri ve seçmen profilleri açısından birbirine benzeyen partilerden oluşacağı gözleniyor.

Akparti ve Chp’nin merkez etrafında yer alışları nedeniyle, seçim ittifakları bundan sonraki süreçte partiler arasındaki ideolojik yakınlık ve uzaklık meselesini daha fazla gündeme getirecek.

Bu bağlamda, Akparti ile MHP düzleminde, milliyetçi-muhafazakâr-demokrat yaklaşım, rahatlık yaratacakken, CHP-HDP-İYİ Parti düzleminde partilerin ideolojileri ve seçmen tabanları arasındaki uyumsuzluk bu partilerin ittifak yapsalar bile, ideolojik yönden uyumsuz oluşları seçmen tabanlarını ellerinde tutmalarının zor olacağını işaret etmektedir.

Nitekim CHP-HDP beraberliğinin ağırlık kazanması, bu bloktan İP’in ve Saadet’in uzun vadeli beraberliğinin olumsuzluğunu göstermektedir.

Öngörüme göre, İttifak yapan partilerin toplam oyları yüzde 10’u geçtiğinde ittifakın içindeki partilerin kendi oyları yüzde 10’nun altında kalsa bile barajı geçmiş sayılacak olmasının,2023 seçimlerine giderken, CHP-HDP bloku ağırlık kazanırken, İP’in seçim barajı nedeniyle, bölünmesi, SP’nin Akparti-MHP blok’una yaklaşmasını zorlayacaktır.

Bu tip bir uygulamanın ileride partilerin bölünme motivasyonunu artırabileceğini şimdiden düşünmekte bir beis yok. Bu da seçmen davranışına yansıyacaktır.

2023 seçimlerine giderken, SEÇİM SİSTEMİ’NİN değiştirilmesi,’dar ya da daraltılmış bölge’sisteminin devreye sokulması bana göre söz konusu olacaktır.

Eğer, mevcut sistemle, yüzde 10 barajlı, D’ont sistemi ile 2023 seçimlerine girilirse,24 Haziran’da olduğu gibi, Oylarının ziyan olmayacağını düşünen seçmenlerin, cumhurbaşkanının seçilmesinin zaten istikrarı sağlayacağı düşüncesiyle milletvekilliği seçimlerinde küçük partilere oy vermek için kendilerini daha rahat hissedeceklerdir.

Bu sebeple birbirlerine ideolojik olarak çok uzak ve programları farklı olan partilerin bile sadece kâğıt üzerinde ittifak yaparak az sayıda da olsa milletvekili çıkarmak için uğraşmaları muhtemeldir.

Çünkü seçim çevresi ile ilgili (dar ya da daraltılmış bölge) bir değişikliğe gidilmediği için çok küçük oy oranına sahip partilerin büyük illerden milletvekili çıkarabilmeleri ihtimal dâhilindedir.

Bu noktada, CHP blok'unda HDP’nin pozisyonu çok önem kazanmaktadır.24 Haziran’da CHP seçmenlerinin baraj dışı kalmasın diyerek, resmen olmasa da barajı geçirdi. Peki, bu durum,2023 seçimlerinde de, seçim sistemi değişmezse söz konusu olabilir mi? Bu durumda, HDP’nin açıkça CHP ile ittifak’ı olması ağırlık kazanabilir. Yani, CHP-HDP bloku oluşur. İşte bu noktada, İYİ PARTİ VE SP, muhakkak, CHP blok'unda değil, Akparti-MHP blok'una yöneleceklerdir. MHP’den koparak gelenlerin, tamamı Akparti-MHP blokuna gidemeyeceklerinden, İP’in bölünmesi söz konusu olabilir.

SONUÇ

2023’te nasıl bir seçim Türkiye’yi bekliyor?

Başkanlık sistemi gereğince, AKPARTİ-MHP ve CHP-HDP, İki bloklu yapı üzerinden siyasal manevralar söz konusu olacak.

Partiler arasındaki ideolojik yakınlık ve uzaklık daha fazla gündeme gelecek. İttifak yapacak partilerin ideolojik uyumu, ittifakın bileşenlerinin belirlenmesi daha açık gözlenecek.

CHP-HDP beraberliği İYİ Parti ve SP’nin seçmen tabanları arasında uyumsuzluk yaratacak. Bu partilerin ittifak yapmaları, yaptıklarında ise seçmen tabanlarını ellerinde tutmaları zor görünmektedir.

CHP’nin HDP ile açıktan, belirli prosedür ve şartlara bağlı ittifak görüşmesi CHP’yi kendi ulusalcı ve Atatürkçü seçmenine karşı zor durumda bırakacaktır.

Mevcut seçim sistemi değişmezse, İttifak içindeki partilerin oyları yüzde 1’in altında olsa bile, ittifakın toplamda yüzde 10’u geçmesi durumunda barajı geçmiş sayılacağından partilerin bölünme motivasyonunu artıracaktır. Küçük partilere şans sürecek. Seçim çevresi ile ilgili (dar ya da daraltılmış bölge) bir değişikliğe gidilmediği için, çok küçük oy oranına sahip partilerin büyük illerden milletvekili çıkarabilmeleri ihtimal dâhilindedir.

Bednim öngörüme göre, İttifak düzenlemesiyle parti sisteminin çok parçalı bir yapıya dönüşmesini engellemek için, seçim sistemi değiştirilecektir. DARALTILMIŞ BÖLGE ağırlıklı sistem gündeme girecektir.