Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

İstanbul-Londra-Pekin Hattında Stratejik Network

Bülent ERANDAÇ
18 Ocak 2021 20:15
A-
A+

“Türkiye, yeni dünya düzeni kuruluş sürecinden; ekonomik, siyasi, askerî ve diplomatik olarak çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır. Bu asır, Türkiye’nin yıldızının daha da parladığı bir asır olacaktır.”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2021 yılı konuşması...

Avrasya’daki gelişmelere dikkatle bakarsanız, BAŞKAN Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin, 21. yüzyılın KİLİT ÜLKESİ olacağını net bir şekilde görmektesiniz.

Libya’ya, Suriye’ye, Irak’a, Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’e, Azerbaycan-Karabağ’a bayrak diken bir Türkiye var. Türkiye, Afrika'da MÜSLÜMAN KİMLİĞİYLE ön plana çıkmaktadır. Körfez'de enerjinin kalbi, İpek Yolu'nun; Kafkasya, Kızıldeniz, Akdeniz, Balkanlar ayaklarında kendini gösteriyor.

BATI’ ya kafa tutan, Londra üzerinden Pekin'e uzanan yollarda bir Türkiye var.

Bu, haliyle Türkiye, ABD-AB ittifakının canını sıkan, elini zayıflatan bir pozisyonu ifade ediyor.

İki gün sonra görevini tamamlayacak olan, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da bu gelişmeleri dile getiriyor. Aynı zamanda da Türkiye'nin silahlanma akımına karşı çıkarak, "Türkiye'nin giderek artan askeri kabiliyetleri bir endişe kaynağıdır." ifadesini kullanıyor.  

17 Şubat 2021 günü gerçekleşecek olan NATO zirvesine, ABD’nin yeni Başkanı Biden katılmak için Brüksel’e gelecek. Bir taraftan NATO-2030 stratejisi masaya konacak, diğer yandan da Washington-Berlin hattının arka planı tartışılacak.

İşte bu noktada, ABD yeni Başkanı Biden karşısında; Batı’ya kafa tutan, bir gözünü Avrupa’ya, diğer gözünü Çin’e çevirmiş büyük lider olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile konuşacak. Yeni dünyanın olası yol haritası üzerinden fikir teatisinde bulunacak. Gelecek yılların yol haritasına konacak taşları tartışacaklar.

Evet. Brüksel’de tansiyon yüksek olacak. Masaya konacak olan WASHİNGTON-BERLİN ve LONDRA-PEKİN HATLARI dosyalarında, KİLİT ÜLKE TÜRKİYE…

Bilindiği gibi, Biden-Merkel-Macron ittifakı yanlarına KÖRFEZ'i alarak, Güney Çin Denizi'nden Doğu Akdeniz'e kadar uzanan hatta Londra-Pekin cephesiyle mücadele etmek durumunda. Türkiye’de tam merkezde... Çatışmanın da ortasında... Dünyanın tepesindeki YARILMA burada da net olarak ortadadır.

Washington-Berlin ve Londra-Pekin hatlarındaki KİLİT ÜLKE TÜRKİYE gerçeğini perçinleyen, 15 gün içinde gerçekleşen İKİ OLAYA DİKKATLE BAKMAKTA YARAR VAR:

1)Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere, hemen Türkiye ile yankı oluşturacak bir anlaşma yaptı. İngiltere, KİLİT ÜLKE TÜRKİYE’Yİ neden seçmek durumunda kaldı?

2) Almanya'da Başbakan Angele Merkel'in partisi, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin genel başkanlığına Armin Laschet seçildi. Peki, siyasilerin "Türklerin Armin'i" lakabını taktığı Laschet, NEDEN SEÇİLMİŞ OLABİLİR? Derin Almanya’nın KİLİT ÜLKE TÜRKİYE ile daha yakın ilişki kurma planı olabilir mi?

LONDRA-İSTANBUL-PEKİN Hattı

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) 1 Ocak’ta resmi olarak ayrıldı. Birleşik Krallığın, AB harici geleneksel müttefiklerine döndüğü bu süreçte öne çıkan, yeni ve güçlü müttefiklerden biri Türkiye oldu. Londra böylece Ankara ile daha güçlü ekonomik bağlar kurma arayışına girdi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan anlaşmayı, Türkiye’nin AB ile yaptığı 1995 tarihli Gümrük Birliği anlaşmasından beri yapılmış en önemli ticaret anlaşması olarak niteledi. “İnşallah, hem Türkiye hem de İngiltere’nin yararlanacağı yeni bir döneme giriyoruz.” dedi.

Başbakan Boris Johnson’un, Avrupa’ya, Doğu Akdeniz bölgesine ve Ortadoğu’ya yakınlığı ve sahip olduğu jeostratejik önemden dolayı Türkiye’yi, ciddi bir düzeyde “uygun müttefik” olarak görmesi dikkat çekicidir.

Türkiye ile ortaklık kurmak, İngiltere’nin elini bu bölgelerdeki nüfuzunu sürdürme konusunda daha da güçlü kılacağı ortadadır. Aynı zamanda gerçekleşen ekonomik anlaşma; Ankara ve Londra’nın, Çin-Doğu Akdeniz-Avrupa hattında daha geniş bir işbirliği yapmasına zemin oluşturabilecektir.

Türkiye ile İngiltere beraberliğinin; Kıbrıs’ta garantör oluşları ve İngiltere’nin Kıbrıs’taki askeri üslerini de düşünürsek, Mısır ve Libya’da etkili bir ortaklık yapmaya adaydır.

Londra-Pekin hattındaki derin bağlantıların, Türkiye’nin KİLİT ÜLKE KONUMUNA ağırlık kazandıracağı da söz konusudur.

Bilindiği gibi, Çin’in “Kuşak ve Yol Projesi'nin” önemli durağı Türkiye’dir. Pekin-İstanbul-Londra tren yolları, ilişkiler ve siyasi denklemleri çözmede hayati parametreler içermektedir.

70. kuruluş yıldönümünü kutlayan Çin’in, küresel ekonomide daha güçlü bir aktör olma yolunda tasarladığı “Kuşak ve Yol Projesi’nin” önemli durağı olan Türkiye’ye kaynak akışını hızlandırdığı gözlenmekttedır.

Geçen ay, Çin’in İstanbul Başkonsolosu’nun açıklamaları; Çin’in Türkiye’ye ekonomik düzeydeki ilgisine ilişkin güçlü sinyaller verdi. Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, ülkenin Türkiye’deki yatırımlarını 4 milyar dolara çıkaracaklarını belirtti.

Son 10 yılda, Çin’den Türkiye’ye gelen yatırımların boyutu dikkate alındığında, ülkenin Türkiye’deki yatırım hacmini dörde katlamayı planladığı görülüyor.

Çin’in Türkiye’ye yönelik bu ilgisinin temel nedeni, Avrupa’ya kesintisiz bir ticaret hattı kurması, TÜRKİYE’NİN KİLİT ÜLKE OLUŞUDUR.

İngiltere’nin, Türkiye ile yaptığı ekonomik ve nihayetinde siyasi parlak ilişkileri; Çin’in Türkiye karşı bakışının güçlenmesine yol açtığı unutulmamalıdır. Çin’in “Yol-Kuşak Projesi” kapsamında, bölge ülkelerine yatırımlarını hızlandırırken; Türkiye’ye de bu kapsamda daha da artacak biçimde yatırımlarını teşvik etmektedir.

Londra-İstanbul-Pekin hattında, Kuşak ve Yol Projesi sadece bir altyapı projesi olarak algılanmıyor. Çin için bu proje, yeni bir ekonomik düzene işaret ediyor.

Çin, Türkiye'ye yeni ekonomik politikası için kaynak akışını hızlandırırken; Türkiye’nin, Çin’e yaklaşımında kaynakları çeşitlendirme politikasının etkili olduğu görülüyor.

Türkiye farklı bölgelere yöneliyor.

Cumhurbaşkanlığı tarafından konan eylem planında da, bu strateji açıkça belirtilmişti. Bu kapsamda dış borçlanmada Çin piyasasına açılım yapılması temel hedeflerden birisi olarak konulmuştu.

SONUÇ

Türkiye, yeni dünya düzeni kuruluş sürecinden ekonomik, siyasi, askerî ve diplomatik olarak çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır. Bu asır, Türkiye’nin yıldızının daha da parladığı bir asır olacaktır.