Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Güvenlikli Alanda Türk Bayrağı Dalgalansın

Bülent ERANDAÇ
23 Ocak 2019 11:12

ABD Başkanı Trump, tweet hastalığına tutulmuş durumda. Türkiye'yi küstahça tehdit etti. Kendinden geçti, “Mahvederiz, ekonomik olarak çökertiriz” gibi rezil laflar etti. Bizi yeterince tanımadığı belli. Aldı cevabını Başkan Erdoğan'dan, Türkiye'den. Bir baktık, Trump, Türkiye'nin yıllardır söylediği, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın, Başbakanlık döneminden beri binlerce defa tekrarladığı, TAMPON BÖLGEDEN bahsediyor. Paçaları yemeyince, şimdi Trump bu fikre sıcak bakmak zorunda kaldı. O tampon bölge, Türkiye için, Başkan Tayyip Erdoğan için son değil. Kuzey Suriye'de Türkiye'nin kuracağı tampon bölge, bizim için BİR RAMPA BÖLGEDİR. Anlaşıldı mı? (Rampa, Füze ve roketlerin ilk hareketlerinde destek olmak ve havaya fırlatmak için üstüne yerleştirildikleri platformlara, alanlara denir). Türk ordusu, Kuzey Suriye'nin 32 kilometre derinliğinden daha uzaklara bakacaktır.

Fırsatlar bitmez. Çünkü Türk ordusunun kontrolünde olacak 36 kilometrelik derinlikte, ABD'nin aşk yaşadıkları PKK ve PYD'nin kökü kazınacak.

Hedef Kuzey Suriye Derinliği

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Fırat'ın doğusuna operasyon yapılacağı mesajını verince, taşlar yerinden oynadı. Türkiye, her defasında Trump ve adamlarına, Fırat'ın doğusundaki YPG varlığından rahatsızlığını iletmiş, Menbiç Yol Haritası'nın hızlandırılması uyarısında bulunmuştu. 27 Kasım'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında son olarak, harekât masaya yatırılmış, 32 kilometrelik derinliğin, operasyon detayları, bölgedeki YPG mevzileri, ABD noktaları ve harekât tarzı en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmişti. Nitekim MGK bildirisinde de Suriye'de bir emrivakiye göz yumulmayacağı, Türkiye'nin Fırat'ın doğusunda, meşru müdafaa hakkını kullanacağı açıkça vurgulandı. “Gerekirse, ABD ordusu ile çarpışırız” denildi. Tarihin en büyük tahkimatı başlatıldı. Başkan Erdoğan, her konuşmasında, Türkiye'nin güneyinde bir terör koridoru oluşmasına asla müsaade edilmeyeceğini vurguladı, vurguluyor. Son gelişmelere göre, 36 kilometrelik derinlikte Türk Ordusu kontrolü ele alacak. Bu alan içinde, TEL ABYAD, RESULAYN, HASEKE, KAMIŞLI yer alacak. Zaten bu noktaları dağıtacaktık. Şimdi, Tampon Bölge parantezi içinde, Fırat'ın doğusunda Tel Abyad'dan Resulayn'a kadar uzanan hatta bir askeri kontrolü sağlama şansımız doğdu. Bu bölgeden terör örgütü PKK/PYD, aşağı atılacak. İçte temizlik yapılacak. Türk Hava unsurları çok aktif olarak 32 kilometre üzerinde dolaşabilecek. Evet. ABD-İsrail petrol (terör) koridorunun bir bacağını AFRİN'DE koparmıştık. Şimdi, TEL ABYAD-RESULAYN BACAĞINI DA KOPARACAĞIZ.

Simgesel olarak kantonların birleştirilme projesinde kritik ve sembol NOKTALAR KONTROL ALTINA ALINACAK. Burada kritik noktalar Ayn-el Arap (Kobani), Tel Abyad, Resul Ayn'a, doğu ve batı kantonlarının birleşmesine vurulmuş en büyük neşteri atabileceğiz. Irak'ın kuzeyinden gelen petrolün, Suriye-İsrail üzerinden Akdeniz'e çıkacağı proje de, 32 kilometrelik derinlikli harekâtın tamamlanmasıyla, Kerkük'ten akan petrolün Akdeniz'e çıkışı (Yani İSRAİL PROJESİ) akamete uğratılmış olacaktır.

32 kilometrelik, Türkiye'nin kontrol edeceği GÜVENLİKLİ BÖLGEDE Türkiye'nin Mülteci sorununu tersine çevirme şansı doğuyor. Fırat Kalkanı bölgesinde, Afrin'de ve İdlib'te güvenli alanlar oluşturduk. 300 bine yakın Suriyeli geriye döndü. Fırat'ın doğusunda Tampon Bölge ile Haseke'ye doğru yeni güvenli yaşam alanları kurulması, Türkiye'den milyonların geri dönmesi de söz konusu olacaktır.

Türkiye'nin amacı, sınırında güvenli ve arındırılmış bir Tampon Bölge oluşturmaktı. Dün ve bugün Kuzey Suriye'de ne olacağından çok gelecek yıllarda, nerede olacağımıza odaklanmak zorundayız. Başkanımız Tayyip Erdoğan da bunu yapıyor. Yarına kilitleniyor. 23 Ocak, Erdoğan-Putin  kader toplantısı olacak.

Bolton'u Çıldırtan Görüşme

Cumhurbaşkanımı Recep Tayyip Erdoğan, etkin ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Graham'la 2,5 saat görüştü. Evet, 2,5 saat konuştu. Adam olana adam gibi davranılır. Bir süre önce afta tafra ile Ankara'ya gelen, İsrail'den aldığı gazla ileri geri konuşan Çirkin Adam, YPG/PKK sevici John Bolton, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmemişti. Ankara'dan postalanmıştı. Senatör Graham'ın kabul edilişi ise bu bakımdan çok anlam taşıyor. Çirkin Bolton, bir hiçsin. Hikâyesin. Ankara tokatları aklını muhakkak yerine getirecektir.

19 Mayıs 2019 Samsun

Atatürk ve Erdoğan’ın Samsun yürüyüşleri, ebediyen yaşayacak Büyük Türkiye’nin rotasıdır. 19 Mayıs 2019. Atatürk’ün Samsun’dan başlattığı milli mücadelenin 100 üncü yılı. Bir başka yıldönümü olacak 19 Mayıs.

Milli mücadelenin damarlarımızda akışını hızlandıran Başkan Tayyip Erdoğan, Samsun’dan tarihi mesajlar vererek, 100 üncü yıldönümünü başlattı. Erdoğan’ın Samsun manifestosunun omurgasını, ‘Kurtuluş’tan dirilişe’ oluşturdu.

Başkanımızın sözleri anlamlıydı, derinlikliydi: “Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının 100. yıldönümünü bu yıl daha farklı bir heyecan ile kutlayacağız. Gazi, istiklâl harbimizin meşalesini burada yakmıştır.

19 Mayıs’tan başlayarak bir asırlık tüm kutlamaları gelecek nesillere bu vatanın hangi fedakârlıklarla kurulduğunu gösterecek şekilde gerçekleştireceğiz.  Samsun’da atılan ilk adım da Ankara’da faaliyete geçen Meclis de slogandan ibaret değildir. 2019’dan 2023’e kadar olan milli mücadele ve yeni devletimizin kuruluş dönemini kesintisiz kutlama programı ile kutlanacaktır’’

Atatürk’ün Samsun Ruhu’nu Başkan Erdoğan, aynı heyecanla sürdürüyor. Gerçekleri görelim. AK Parti, Atatürk'ün başlattığı milli mücadele ruhu Erdoğan’ın sürdürdüğü Milli DİRİLİŞ yürüyüşüyle aynen yaşıyor.