Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Erdoğan’dan 2 Jeopolitik Hamle Daha

Bülent ERANDAÇ
28 Ocak 2020 11:15

Son 1 yıllık süreç, Ankara’nın bölgesel vizyonunun nereden nereye geldiğimizin net sonuçlarıyla doludur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklı’nın geçmişi bıraktım, sadece son bir yılında gerçekleştirdiği jeopolitik hamleleri yan yana yazarsak, insanın nefesini keser.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın iç politikada başarıları gölgelenemez. Ama son bir yıllık en başarılı kabul edildiği alanlardan birisi hiç kuşkusuz dış politika yönetimidir. Erdoğan’ın üçayak üstüne oturan dış politik hamleler şöyledir:

1- Bölgesel vizyon: Yakın coğrafya ile bire bir ilgilenme, azami işbirliği ve bölgesel entegrasyon

2- Proaktif eylemsellik: Bölgesel coğrafya da olduğu kadar, mazlum Müslüman dünyada da dış politika alanında yaşanan her gelişmede inisiyatif almak ve kriz çözücü roller üstlenerek süreçlerin belirleyici öznesi olmak

3- Çok taraflı network: bölgesel vizyonla elde edilen nüfuzun, küresel aktörlerle ilişkilerde kazan-kazan masasında kullanılması

Erdoğan-Putin, Erdoğan-Trump, Erdoğan-Merkel ve yakın zamanda artacak Erdoğan-Boris Johnson ilişkilerini düşünelim. Dünyanın büyük ses getiren liderler diplomasisinin sembolü Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır.

Yakın Coğrafyamızda, Azerbaycan-Iran-Irak-Suriye-Doğu Akdeniz-Libya, Bosna-Karadeniz çerçevesinde kararlı duruş, etkili jeopolitik hamleler yapan lider Erdoğan’dır.

Mazlum Müslümanların gir sesi odur. BM’de yaptığı konuşma ile dünyayı parmağında oynatan küresel liderlerin gözünün içine baka baka, Müslüman dünyaya atılan zincirleri kıracağını açıklayan lider Erdoğan’dır.

Erdoğan-Türk Devlet Aklı’nın bölgesel vizyonu, Türkiye’yi bölgesine kuşku ve tedirginlik değil güven veren bir ülke haline getirdi. Erdoğan-Putin-Ruhani’nin ASTANA BİRLİĞİ oyun kuran bir jeopolitik süreçtir.

Doğu Akdeniz’de Libya ile deniz anlaşması yapması, İsrail-Rum-Yunan-Mısır tezgâhlarını parçalaması, çok akıllı jeopolitik süreçleri içermektedir. BUGÜN

TÜRKİYE, OYUN BOZMA POZİSYONUNU OYUN KURMA POZİSYONUYLA TAKIM ETMEKTEDİR. HEM MASADA HEM SAHADADIR.

“Her masada” “kimlerle” oturduğunu iyi bilmekte, kendisini büyük aktör görenlerin  “hangi niyetlerle” bulunduğunu çok iyi gözleyerek, akıllı diplomasisi söylemiyle yoluna devam etmektedir.

Erdoğan’dan 2 Hamle Daha Geliyor

1)Oruç Reis, Şubat’ta Girit Açıklarında Gaz Arayacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Libya'daki Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladığı münhasır bölge anlaşması kapsamındaki alanları 2020 yılı içinde ruhsatlandırıp arama ve sondaj faaliyetlerine başlayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu ruhsatlandırma çalışmalarının ardından ilk olarak Oruç Reis sismik araştırma gemisinin bölgede çalışmalar yürüteceğini belirtti.

Erdoğan ayrıca Fatih ve Yavuz sondaj gemilerinin 2019 yılında Türkiye'nin ve "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sahalarında faaliyetlerini sürdürdüğünü" belirterek "İnşallah yakında bu çalışmalardan müjdeli haberler alacağımıza inanıyorum" ifadesini kullandı.

2)Ege Adalarını Uluslararası Hukuka Karşı Silahlandıran Yunanistan’a Anlayacakları Dilden Mesaj Verildi.

Milli Savunma Hulusi Akar, gayri askeri statüdeki 23 Ege adası için, "Bunlardan 16'sı anlaşmalara aykırı olarak silahlandırılmıştır. Yunanistan'dan uluslararası hukuka, imzaladığı anlaşmalara ve iyi komşuluk ilişkilerine göre davranmasını bekliyoruz. Muhataplarımızla yaptığımız temaslarda devamlı söylediğimiz gibi hiçbir şekilde hakkımızı çiğnetmeyiz. Bu bir tehdit değil; ama 'iyi komşuluktan yanayız' dememiz de bir zafiyet değil" dedi. Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de her şeyin istediği gibi olmasını istediğine de dikkat çeken Akar, "Türkiye herhangi bir oldubittiye izin vermeyecek" ifadesini kullandı.

Bu yeni 2 hamle ile Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklı’nın BÜTÜNSEL BİR STRATEJİ üzerinden yürümekte olduğu görülüyor.

Iran-Irak-Suriye-Akdeniz arasında ABD-İSRAİL’IN KURGULADIĞI PKK UYDU KORİDORUNU PARÇALADIK.

IRAK’TA PKK EMPERYALİST BATI APARATLARI PKK’NIN YÖNETİLDİĞİ KANDİL’İN NEFES BORUSUNU (PENÇE HAREKÂTLARI) KESTİK

Doğu Akdeniz’de, Rum-Yunan-Mısır-İsrail tezgâhlarını parçaladık.

BÜTÜNCÜL STRATEJİ’NİN YENİ 2 HAMLESİYLE, YUNANİSTAN’A anlayacakları dilden mesaj verildi.

EVET. DOĞU AKDENİZ BABALARININ ÇİFTLİĞİ DEĞİL.

Türkiye-Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, jeopolitik hamleler ile bölgesel devletlere yönelmiş gibi görülmesine karşın esasında Türkiye düşmanı perde gerisindeki küresel devletlere, ağababalara mesaj vermektedir.

BÜYÜK RESİM DİYOR Kİ

HÜRMÜZ-KIZILDENİZ-DOĞU AKDENİZ’E BAKINIZ.

HÜRMÜZ BOĞAZI: Ortadoğu'daki petrol üreticisi ülkelerin Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve ötesine ikmal yaptığı kritik bir güzergâh. On yıllardır süregelen bölgesel gerilimlerin de hep merkezi konumunu sürdürüyor.

Batı ve Türk, istihbarat raporlarına göre, Hürmüz Boğaz'ından 2018 yılında günde 17,5 milyon varil taşındı. Küresel petrol tüketimi günlük 100 milyon varil.

ABD ile İran arasında, psikolojik savaş sürüyor. Derin ABD'nin esas derdi, ÇİN’İ kuşatmak. Çin'in İran'dan aldığı büyük miktarlı petrol akışını kontrol etmek.

SOMALİ’DE NEDEN BOMBALAR PATLIYOR?

Yemen'in Hint Okyanusu'ndan Kızıldeniz'e (Süveyş Kanalı'na) girişindeki coğrafi konumu ülkeye (uluslararası deniz yollarının kontrolü açısından) büyük bir stratejik önem kazandırmaktadır.

Türkiye’nin Somali’de kurduğu üs ve Cibuti’de kuracağı üs, Kızıldeniz’de kilit ülke konumumuzu tahkim etmektedir.

DOĞU AKDENİZ: 21. YÜZYILIN DENİZ TİCARETİ VE ENERJİ REZERVLERİYLE EN KRİTİK HAVZASIDIR.

KATAR üssümüzle HÜRMÜZ’de varız. Somali ve(kurulacak Cibuti) üslerimizle Kızıldeniz'de varız.  MAVİ VATAN’DA DOĞU AKDENİZ'DE VARIZ.

Yukarıdan aşağıya yazdıklarımızı bir bütün içinde okursak, ÇOK IYI HAZIRLANMIŞ, BİR GRAND STRATEJİ uyguluyor, Türkiye…

EVET. OYUN KOYAN TÜRKİYE VAR ARTIK. OLMAYAYA DEVAM EDECEK.