Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Doğalgazda İkinci Müjde Doğu Akdeniz’den Geliyor

Bülent ERANDAÇ
27 Mayıs 2021 10:38
A-
A+

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan (22 Mayıs 2021) KKTC Sulamaları İletim Tüneli Işık Görünme Töreni'ne canlı bağlantıyla katılarak önümüzdeki yılların en önemli jeopolitik konuşmalarından birini yaptı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Doğu Akdeniz’in yeni denklemini kuracak iki paradigma açıkladı:

1) “Karadeniz'dekine benzer güzel bir haberi de Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerimizden alacağız.’’

2) “Kıbrıs’ta yeni bir müzakere süreci olacaksa bu, artık iki toplum arasında değil, İKİ DEVLET arasında yürütülecektir.’’ (Kıbrıs Türk Devleti ve Rum Devleti)

Bu iki jeopolitik paradigmadan birincisi TÜRKİYE; DOĞU AKDENİZ’DE DOĞALGAZ BULDU.

20 Temmuz 2021 günü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Devleti’nin kuruluşuna vesile olan KIBRIS BARIŞ HAREKATI’nın 47 inci yıldönümü törenlerine katılacak ve doğalgazda ikinci müjde olarak Doğu Akdeniz’de bulunan rezervleri açıklayacak.

Harita 1:Türkiye’nin DOĞU AKDENİZ kıta sahanlığı

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan-Türk Devlet Aklı, Doğu Akdeniz denklemini değiştiren jeopolitik hamleyi 27 Kasım 2019'da yaptı. Libya ile deniz anlaşması yaptı. Bu anlaşma Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tescil edildi.

Hakkaniyet ilkesi uyarınca ve uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde düzenlenen anlaşma, iki ülkenin de Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyordu.

Doğu Akdeniz'de tek taraflı adımlara cevap verdi.

Türkiye ve Libya arasındaki anlaşma, Güney Kıbrıs Rum yönetimi(GKRY)’nin adanın tek sahibi gibi davranarak ve hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde 2003'ten bu yana deniz yetki alanını sınırlandırmaya yönelik attığı tek taraflı adımlara güçlü cevap niteliği taşıyordu.

Yunanistan’a tarihi bir tokat atıldı. Yunanistan’ın Doğu Akdeniz'de "Sevilla haritasıyla" vücut bulan maksimalist hedefleriyle Türkiye'yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret dar bir deniz alanına hapsetme planı paçavraya çevrildi.

Fatih ve Barbaros Doğu Akdeniz’de Bayrak Gösterdi

2010 yılından günümüze Fatih ve Barbaros sismik-sondaj gemilerimiz, Girit adası yakınlarına kadar Türkiye’nin kıta sahanlığında müthiş çalışmalar yaptı.

Harita 2: KKTC’nin hakkı olan, çakışan bölgeler…

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de iki doğalgaz rezervi bulduğu belirtiliyor. Yerleri açıklanmıyor. 20 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu yerlerden birisini açıklaması bekleniyor. Bu yerin KKTC’nin hakkı olan, Kıbrıs Rumlarının çökmeye çalıştığı; ama Türkiye ile Libya arasında yapılan anlaşmanın içinde kalan 5. ve 6. bölgeler ve Girit adasına yakın bir bölge olduğu tahmin ediliyor.

Son olarak Fatih ve Barbaros bu bölgede çok yoğun çalışmalar yaptı.

Evet. Türkiye’nin bölgede başından bu yana savunduğu "ne hakkımızı yediririz ne de kimsenin hakkına göz dikeriz" yaklaşımı ile bugün gelinen noktada; hem Doğu Akdeniz denklemini değiştirdi hem de Türk Milletine ait olacak Karadeniz’den sonra Akdeniz’de de doğalgaz yataklarına sahip olmamızı sağladı.

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki sondaj gemilerini donanma unsurlarıyla da destekleyerek müthiş hamleler yaptı. Açıklanacak yeni Milli Türk kaynakları, enerji denklemine doğrudan etki etti.

Rum ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz Planları Suya Düştü

Türkiye’nin yaptığı Doğu Akdeniz hamleleri, Yunanistan’ın İsrail’le beraber Girit üzerinden denizaltı boru hatlarıyla Avrupa’ya olası gaz nakline yönelik EASTMED PROJESİNİ ve Rumların KKTC’nin hakkı olan bölgelere çökme planları suya düşürdü.

Uzunluğu bin 900 km'yi bulan EastMed projesi, Türkiye'nin kara sularını da kullanmak hedefindeydi. ARTIK OLMAYACAK.

Türkiye, Bölgesel Enerji Merkezi Olacak

Türkiye’nin ‘bölgesel bir enerji ticaret merkezi olma hedefi’ doğrultusunda faaliyete geçen Enerji Borsası (EPİAŞ) piyasa rekabeti ve referans gaz fiyatının ortaya çıkacağı bir platform olmayı öngörülüyor. Bu bağlamda, Karadeniz’den sonra Doğu Akdeniz’de de gaz rezervlerini işleyecek. Türkiye, bölgesel enerji merkezi olmaya adım adım yürümektedir.

Karadeniz’de Son Durum

Karadeniz'de bulunan 405 milyar metreküplük doğalgazın çıkarılması için dev bir adım atıldı. Proje kapsamında ilk etapta 10 kuyunun sondajının tamamlanması hedefleniyor. Doğalgazı denizin altından karaya ulaştıracak boru hattı çalışmalarına başlandı.

Karadeniz açıklarında keşfedilen doğalgaz, Türkiye'nin ithalatını azaltarak elini güçlendirecek. Gazın, milli ekonomiye hızla kazandırılması büyük önem taşıyor.

Filyos Limanı'nda bunun için hummalı bir çalışma var.

Karadeniz Türk malı gazı, 2023'te Filyos işleme merkezine gelecek. Karadeniz'deki doğalgaz, deniz tabanında 150 kilometre uzunluğunda boru hattıyla karaya ulaşacak. Bu proje, ithalatı azaltacağı gibi önemli bir milli teknoloji hamlesi de olacak. Filyos hem ticari hem lojistik üs olacak.

Kanuni sondaj gemisi de Karadeniz’de göreve başladı.

Sakarya gaz sahasında ilk faz için 10 kuyunun sondajı ve kuyu tamamlama işlemlerinin bitirilmesi amaçlanıyor.

İkinci Paradigma: Kıbrıs Türk Devleti

Erdoğan, Kıbrıs Türk Devleti’nin işaretini verdi:

‘’Ömrü dolmuş formüllerle zaman kaybedilmemeli. Kıbrıs'ta bir çözüm aranıyorsa bunun ham hayaller değil, sahadaki gerçekler üzerine inşa edilmesi şarttır. Bu iki toplum arasında değil iki devlet arasında yürütülmelidir. Her iki devletin nasıl işbirliği yapabileceği belirlenmelidir.

İki devletli çözümü reddetmek KKTC'nin bağımsızlığını reddetmek demektir. Ne bizim ne de KKTC'nin böyle bir adaletsizliğe rızası yoktur. Bilhassa Kıbrıs Türk'ünün Doğu Akdeniz'deki enerjilerdeki haklarının yenilmesine asla izin verilmeyecektir.’’

Hatırlayalım.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, 30 Mart 2021’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu KIBRIS KONUSUNDA STRATEJİK BİR KARAR ALDI.

Bu karar şöyle ifade edildi: “KIBRIS meselesinde önümüzdeki günlerde yarım asırdır netice vermeyen ve TÜRK VARLIĞINI YOK SAYAN YAKLAŞIMLARIN YERİNE ADADAKİ GERÇEKLERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURAN VE HAKKANİYETİ ESAS ALAN KAPSAMLI VE KALICI ÇÖZÜMLERİN BAĞIMSIZ İKİ DEVLET TEMELİNDE GÜNDEME ALINMASI HUSUSU VAZGEÇİLMEZDİR.”

İngiltere’den sürpriz çıkış olmuştu.

26 Mart 2021 günü, İngiltere’nin, Kıbrıs gelişmelerinde bizzat yönetmiş eski Dışişleri Bakanı Jack Straw ezber bozan açıklamalar yaptı:

“Kıbrıslı Rumlar 1960’ta uygulanabilecek bir anlaşmayı ihlal etti. Yunanistan’ da 1974’te Ada’da Enosis gerçekleştirmeye çalıştı. Bunun sonucu Kıbrıslı Türklere karşı inanılmaz bir katliam yapıldı. AB’nin yaptığı en büyük yanlış, bölünmüş bir Kıbrıs’ın AB’ye tek bir toplum olarak üye olmasına izin vermekti ki buna izin verdiğim için kendime çok kızıyorum. O günden beri de ortaya çok fazla sorun çıkıyor.”

Straw, şöyle devam etti:

“İngiltere’de de iki devletli bir çözüm anlamında çalışmalar yapılması gerekiyor. İngiltere, bu noktada önemli bir role sahiptir. Kıbrıs’ta imza sahibi bir devlettir. İngiltere’nin, Kıbrıs konusunda iki devletli çözüm için Washington’u da yanına alması gerekiyor.”

Sonuç

HADİ HAYIRLISI. ADIM ADIM KIBRIS TÜRK DEVLETİ DOĞUYOR. DOĞU AKDENİZ’İN DENKLEMLERİNİ TÜRKİYE DEĞİŞTİRİYOR…