Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Biden Buluşmasının ’Roma’ Şifreleri

Bülent ERANDAÇ
05 Kasım 2021 11:46
A-
A+

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’la ikinci yüz yüze görüşmesini yaptı. İkinci buluşmanın da adresi dikkat çekiciydi. İlk görüşme 15 Haziran’da BRÜKSEL’DE NATO ZİRVESİ’nde, ikinci görüşme ise ROMA G20 ZİRVESİ’nde gerçekleşti.

Erdoğan-Biden ve Erdoğan-Putin görüşmeleri bugün dünya olaylarına bakışta çok önemli bir diplomatik kanal haline gelen “LİDER DİPLOMASİSİ”nin güzel bir örneğidir.

Lider diplomasisi sürecinde Başkan Erdoğan faktörü üzerinde dikkatle değerlendirme yapmak gerekiyor.

Çünkü, TÜRKİYE Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın en tecrübeli lideri. Dünya olaylarının bugün seyrini değiştirici özellikli lider diplomasisinin ustası...

Başkan Erdoğan'ın son derece başarıyla icra ettiği lider diplomasisi, Türkiye'nin BÖLGESEL GÜÇ-KÜRESEL AKTÖR özelliğini tahkim ediyor.

Başkan Erdoğan'ın, 21 EYLÜL 2021 tarihinde, Birleşmiş Milletler toplantısında yaptığı konuşma ve 12 liderle baş başa yaptığı görüşmelerden başlayarak, son 45 gün içinde (21 Eylül-1 Kasım 2021 arası) gerçekleştirdiği lider buluşmaları temaslarına bakınca, Türkiye'nin BAŞKANLIK MODELİYLE yürüttüğü diplomasi seferberliği dikkati çekiyor.

Başkan Erdoğan, başta ABD Başkanı Biden ve Rusya lideri Putin başta olmak üzere, son 45 gün içinde, Birleşmiş Milletler‘de, New York'ta, Ankara'da, Moskova'da, Afrika'da, Azerbaycan'da ve Avrupa'da birçok liderle yaptığı görüşmeler bir başarılı diplomasi hikâyesidir.

Başkan Erdoğan dış siyasetteki 20 yıllık verimli tecrübesiyle dünyanın önde gelen ülkelerin liderlerinin özelliklerini biliyor ve uluslararası sistemin gidişatını erkenden okuyarak, jeopolitik hamlelerin farkına varıyor.

Başkan Erdoğan'ın özellikle dünyanın 2 küresel güç konumundaki ABD Başkanı ve Rusya lideri Putin'le arka arkaya görüşmeleri LİDER DİPLOMASİSİ'nin çarpıcı bir örneği olarak diplomasi tarihindeki yerini almaktadır.

Yeni dünya düzeni kurulurken, ülkemizin konumunu belirleme konusunda Erdoğan'ın başarılı LİDER DİPLOMASİSİ, Türkiye'nin şansıdır.

2023'E GİDERKEN...

20'nci yüzyıl liberal dünya düzeninin ve ürettiği ittifakların erozyonu devam ediyor.

Transatlantik İttifakı'ndaki çatlağın büyümesi, ABD, Avrupa ile Rusya ve Çin arasındaki gizli savaşın sürmesi ve Ortadoğu'da yeni krizlerin çıkması gündemdedir.

Küresel dalgalanmanın bölgemizde etkileri son derece kritik gelişmelere konu olmaktadır. ABD-İsrail'in, Ortadoğu'da böl-yönet/ böl-yut stratejileri sürerken, Başkan Erdoğan tecrübesiyle, derin gelişmeleri çok iyi okumaktadır.

Türkiye, Erdoğan'ın liderliğinde boşlukları iyi değerlendirerek, Libya- Doğu Akdeniz-Suriye-Irak- Azerbaycan-Balkanlarda tarihi jeopolitik hamleler yaparak, yeni dünya masasına etkili aktör olarak oturma şansını yakalamıştır.

Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Ortadoğu'ya kadar dünya olaylarına stratejik açıdan bakarsak, Başkan Erdoğan'ın TÜRK DÜNYASI VE AFRİKA PARADİGMALARI hayati gelişmelere konu olacaktır.

Nitekim Başkan Erdoğan'ın LİDER DİPLOMASİSİ, TÜRK DÜNYASI’NIN BİRLEŞMESİNİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİRMEKTEDİR.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in önceki gün yaptığı konuşma çok önemlidir.

Aliyev, "Öz kardeşim Erdoğan, Türkiye iç işlerine müdahale etmek isteyenlere öyle cevap verdi ki bu bütün siyasetçiler için örnektir. Öz halkını, devletini, halkının çıkarlarını, gururunu koruyan ve savunan lider bugün Azerbaycan'dadır.

Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Erdoğan faktörü, bütün Türk dünyası için en önemli faktörlerden biridir" demiştir.

ERDOĞAN AFRİKA DERİNLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR AKTÖR

42 Türk Büyükelçiliği ile Türkiye, Afrika'nın kılcal damarlarına taze kan olarak akmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 30 ayrı Afrika ülkesine toplam 41 ziyaret gerçekleştirdi.

Sadece bu tablo bile tek başına Türkiye'nin Afrika kıtasıyla ilişkilerini geliştirme konusundaki kararlılığının somut bir göstergesidir. Son sefer, Angola, Togo, Burkina Faso, Liberya ve Nijerya'ya gerçekleşti

Gelişmeleri genel bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra, Başkan Erdoğan ile Biden arasında gerçekleşen Roma görüşmesinin şifrelerine bakalım.

ROMA ŞİFRELERİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Joe Biden ile bir saati aşan bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada görüşmenin pozitif bir atmosferde gerçekleştirildiği belirtildi.

Görüşmede iki ülke ilişkilerini güçlendirmek ve geliştirmek için ortak mekanizma kurulması konusunda mutabık kalındığı bildirildi.

NATO ittifakı ve stratejik ortaklık zeminine vurgu yapılan Erdoğan-Biden görüşmesinde iklim değişikliği konusunda karşılıklı atılan adımlardan duyulan memnuniyet de dile getirildi

Beyaz saraydan yapılan açıklamada Biden'ın yapıcı ilişkilerin sürmesi, işbirliği alanlarının genişlemesi ve farklılıkların etkin bir şekilde yönetimi isteğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: Liderler Suriye'deki politik süreçleri, Afganistan'ın ihtiyaç duyduğu insani yardımın ulaştırılmasını, Libya seçimlerini, Doğu Akdeniz'deki durumu ve Kuzey Kafkasya'daki diplomatik girişimleri ele aldı.

Başkan Biden savunma alanındaki ortaklığı ve bir NATO müttefiki olarak Türkiye'nin önemini yeniden teyit etti

Açıklamanın içinde, üzerinde önemle durmamızı gerektiren bir ifade daha vardı: “Ancak Türkiye'nin S-400 savunma sistemine sahip olmasına ilişkin ABD'nin endişeleri aktarıldı”

Bu noktada Amerikan’ın iki yüzünü masaya yatırmakta büyük fayda var.

HİNDİSTAN S-400‘LERİ KONUSUNDA İKİYÜZLÜ AMERİKA…

Türkiye gibi Hindistan’da Rus malı S-400 sistemi almak üzere. Biden’ın Amerika’sı, Türkiye’ye haksız, hadsiz, küstahça ambargolar uygularken, Hindistan’a bir başka yüzüyle bakıyor.

Türkiye düşmanlığı yapan Amerika KONGRESİ, Hindistan konusunda “S-400 yüzünden Hindistan’a yaptırım uygulamak ABD’nin çıkarlarına aykırı” tezgâhlarına geçmiş durumda.

Derin Amerika’nın gerekçesi:’ Çin ile rekabet eden ABD’nin Hindistan’ı yanında tutması gerekliliği ‘olarak gösteriliyor.

Son olarak, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, Yeni Delhi’de Hindistan Dışişleri Bakanı Harsh Shringla ile görüştü.

Görüşmeden sonra yaptırımlara ilişkin kararın Başkan Biden ve Dışişleri Bakanı Blinken tarafından verileceğini söyledi.

Yani Türkiye’ye S-400 yaptırımında etkin olan Senato kararı, Hindistan söz konusu olduğunda görmezden gelecekler.

Şu ikiyüzlülüğe bakar mısınız? ABD, Çin ile rekabetten dolayı Hindistan’ın S-400’lerini görmezden geliyor, ama başta Rusya olmak üzere NATO’nun en büyük savunucusu Türkiye’yi F-35 programından çıkartıyor.

ABD, Çin’e karşı NATO’nun daha fazla sorumluluk almasını istiyor ama NATO üyesi Türkiye’ye ne hava savunma sistemi patriot satışına onay vermiyor, ne  parasını ödediğimiz  5. nesil F-35  uçakları teslim etmıyor,1 milyar 400 milyon dolarımıza çökmenin peşinde.

Türkiye yeni F-16 almak ve filosunu modernize etmek için başvuruda bulunduğunda Amerikalı senatörler hemen mektuplar yazıp, buna engel olmaya çalışıyor ama ABD yönetiminin onayıyla Hindistan’da F-16 Block 70’in üst versiyonuna benzeyen F-21 üretmek için fabrika kuruluyor.

Türkıye,1 milyar 400 milyon doların karşılığı olarak F-16 savaş uçakları isterken, bizi ’S-400 ‘leri bahane ederek, ABD kongresinin tezgâhlarına sokmak istiyorlar.

SONUÇ

DEMOKRASİLERDE ÇARE TÜKENMEZ.

ABD F-16 LARI VERMEZSE DE ÇARE TÜKENMEZ…

YERLİ VE MİLLİ MUHARİP UÇAK 2029 yılında semalarda olacak.

F-16 savaş uçakları, hâlihazırda TUSAŞ tarafından yapısal modernizasyonu sürüyor. Ömürlerini tamamlayacak F-4 uçaklarının bir kısmı modernize ediliyor. İnsansız hava araçları filosuyla açığın kapatılması hedefleniyor.

Diğer taraftan, alternatif olarak Türkiye, İngiltere’den Eurofighter Typhoon, çok amaçlı, çift motorlu, delta kanatlı avcı uçağı alabilir.

RUSYA'DAN Su-35 ve Su-57 uçaklarını devreye sokabilir, ÇİN malı 5. Nesil Avcısı J-20 alma şansına sahip görünüyor.

BÜYÜK TÜRKİYE YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ KİMSE DURDURAMAZ

TEK DİŞİ KALMAKTA OLAN EMPERYALİST BATI’YA, ÇANAKKALE’Yİ, KOCATEPE’Yİ, KIBRIS HAREKÂTINI, FIRAT KALKANLARINI, MAVİ VATANLARI, IRAK PENÇELERİNİ VE KARABAĞ İŞGALİNİ SONA ERDİREN AZEERBAYCAN-TÜRKİYE BERABERLİĞİNİ TEKRAR HATIRLATIRIZ.