Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Başkan Erdoğan’ın Osaka Çantası

Bülent ERANDAÇ
11 Haziran 2019 11:42

BAŞKAN Tayyip Erdoğan, 28-29 Haziran tarihlerinde Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenecek G-20 Liderler Zirvesi'ne çok çok önemli dosyalarla gidecek. Yoğun bir diplomasi trafiği yürütecek. ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Japonya İmparatoru Naruhito ile küresel, bölgesel siyasi ve ekonomik görüşmeler yapacak. Evet. S-400, F-35, Doğu Akdeniz'deki gaz aramaları, Sudan, Libya, Kıbrıs gibi son derece hassas dosyalar üzerinde Erdoğan'ın çok iyi hazırlanmış dosyalar üzerinden gelecek aylara/yıllara damga vuracak jeopolitik hamlelerine tanık olacağız. Erdoğan- Trump konuşması, NATO ve dünya basını tarafından şimdiden heyecanla bekleniyor. Osaka'ya S-400 konusunun damga vuracağı anlaşılıyor. Erdoğan ile Trump'ın son yaptıkları telefon görüşmesinde kararlaştırılan programa göre, iki ülke arasındaki kritik gündem maddeleri ele alınacak. İki lider, Türkiye'nin Rusya'dan almayı planladığı S-400 füze savunma sistemi konusunda ortak çalışma grubu oluşturulması teklifini değerlendirecek. Erdoğan ile Trump, başta Suriye meselesi olmak üzere, Doğu Akdeniz'deki enerji alanındaki gelişmeleri, PKK, PYD, DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütleriyle ortak mücadele konularını da ele alacak. Başkan Erdoğan'ın BAĞIMSIZ TÜRKİYE kararlılığı ile CIA Pentagon'un kıskacındaki Trump'ın S-400 konusunda bulacakları ARA FORMÜL büyük merakla bekleniyor. Başkan Erdoğan'ın, Trump'tan sonra çok önemli görüşmesi ise Rusya Devlet Başkanı Putin ile olacak. Erdoğan-Putin görüşmesinde, ABD'nin alınmasına karşı çıktığı, Rusya'nın ise "Teslimatta gecikme olmayacak" dediği S-400 savunma sistemi başta olmak üzere iki ülke arasında hayata geçirilen Türk Akımı Doğal Hattı ve Akkuyu Nükleer Santral Projesi, iki liderin gündeminde bulunuyor. S-400-F-35 üzerinden yürüyen ABD manevraların yeni sürecinde Japonya kritik kavşak özelliğinde.

DETAYLI GÖRÜŞME JAPONYA'DA OLACAK

Bu kavşaktan sonra Türkiye kararlı, S-400'ler Türkiye'ye Temmuz ayı içerisinde gelecek. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan bugüne kadar, S-400 füzeleri konusunda ABD'den gelen baskılar karşısında pozisyonunu milim değiştirmedi. Bu konudaki DİK DURUŞUNU, aziz milletten aldığı destekle sürdürüyor. S-400/F-35'ler konusunda yapılmış son anketler Erdoğan'ın çantasında. Suriye, Doğu Akdeniz'den yönelen tehditlere karşı hükümete vatandaştan güçlü bir destek geliyor. Erdoğan'ın, ABD'ye karşı tavizsiz duruşu büyük destek görüyor. Aziz Türk milleti, "S-400 savunma sistemini almalı mıdır?" sorusuna, yüzde 63 "Evet" diyor. Türkiye, ABD ile gerilim/kriz/yaptırıma da sebep olsa savunma sistemi almalıdır" diyerek tavrını net biçimde ortaya koyuyor. Osaka görüşmelerinin, Japonya'nın Türkiye'deki yatırımlarını da artırması ve karşılıklı ticaretimizin daha dengeli bir yere gelebilmesi söz konusu. Türkiye, Japonya için 5 milyar dolarlık bir pazara ulaşılabilen iyi bir köprü. Japonya'nın, bu perspektifle, karayolu taşıtları için aksam, otomobil yan sanayi ve aksesuarları, balık, makarna, çinko, sebze gibi alanlarda Türkiye için ek ihracat kanalları gündeme girmiş durumda. Başkan Erdoğan, Çin'e geçecek. Çin Devlet Başkanı Şi Ping'le 2 Temmuz'da Pekin'de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirecek yollar, 24 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacminin 30 milyar dolara çıkarılmasına karar verilecek. Türkiye, Çin'in yeni yüzyıl projesi, KUŞAK YOL'da. Deniz ve demir ipek yolunda kadar ülkesi konumunda. Evet. Bütün gözler dünya liderleri Tayyip Erdoğan-Trump-Putin ŞiPing'e çevrildi...

BAĞIMSIZ TÜRKİYE DALGALARI OSAKA SAHİLLERİNİ VURACAK

Yeni Dünya kuruluyor. Emperyalist Batı’nın cilaları dökülüyor, güneş yeniden Doğu’dan doğarken, bölgesel güç Türkiye, yenidünyada stratejik konumunu tahkim ediyor. Böyle bir tarihi süreçte, Emperyalist zincirleri kıra kıra yürüyen Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, S-400’ler ve Doğu Akdeniz hamleleriyle, ABD-NATO’yu köşeye sıkıştırdı.

Dikkatinizi çekmiştir, Japonya’nın Osaka kentinde 28-29 Haziran’da yapılacak G-20 zirvesine yaklaştıkça, ABD-NATO-Batı’nın emperyalist ikiyüzlü açıklamaları artmış görünüyor. Çirkef tehditlerle, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın DİK DURUŞUNU kıracaklarını sanıyorlar.

Türkiye’ye Derin ABD küresel ayarlar vereceğini sanıyor. ABD ve NATO sözcüleri birer birer torbadan çıkıyor, pentagon küstah mektuplar yazarak, Türkiye’nin yeni dünya’nın kurucu aktörü olmasının önüne kesmek istiyor.

Sanıyorlar ki, Osaka zirvesine kadar, Bağımsız Türkiye’ye geri adım attıracaklar. Başkan Tayyip Erdoğan’ın Trump-Putin-Şiping ile ardı ardına yapacağı konuşmalardan, yeni dünya dünyanın koordinatlarının çıkacağını hissettiklerinden, manevralarını arttırmış görünüyorlar.

Zamanlaması anlamlı, küresel çıkışlar birbirini takip ediyor. Türk Savunma Bakanlığı’na ulaşan küstah Pentagon mektubunun basına yansımasından sonra en seri cevap Rusya’dan geldi... Rusya Devlet Savunma Sanayi şirketi Rostec’in CEO’su Sergey Çemezov: “Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemi teslimi 2 ay içinde başlayacak.

Çin Lideri Şiping’le Rusya lideri Putin’in çok yakın, dostane görüşmeleri sürerken, Rusya’dan Türkiye’ye destek, bahsedilen “iki ay”ın şifresi var. ABD’ye, dikkatli ol diyorlar.

Haziran sonunda gerçekleşecek G20 zirvesinde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın açacağı kartlar merakla bekleniyor. Erdoğan’ın, ramazan bayramı sürecinde, Suudi Arabistan Kralı Selman ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile yaptığı konuşmalar anlamlıdır.

Türkiye’nin Ortadoğu ve Doğu Akdeniz üzerinde yeni planlar hazırlayan, küresel güçlere ve özellikle de ABD’ye, Bölgesel güç Türkiye’nin stratejik konumunu hatırlatmadır.

Bağımsız Türkiye, Ortadoğu haritasına ve Doğu Akdeniz’e basarsa, jeopolitik hamleleri yönlendirme şansına sahiptir. Çünkü Türkiye jeo-politik açıdan Avrasya’nın Kalpgâh’ında (Heartland) yer alıyor. Yakın coğrafyamız, Akdeniz-Kıbrıs-Suriye-Irak-İran-Pakistan-Afganistan ve Doğu Akdeniz-Karadeniz deniz yolları, Başkan Erdoğan’ın Bağımsız duruşunun mercekleri altındadır.

Trump-Putin-Şipıng muhakkak farkındadırlar. İkinci Dünya savaşınsan sonra Berlin duvarının yıkıldığı 1989’lara kadar Türkiye, ABD-Avrupa-NATO zincirlerine mahkûm yaşatıldı. Başkan Erdoğan’ın ABD İslam dünyasına hançer olarak soktuğu İsrail’e karşı one mınute çekmesinden(2009)sonra, Bağımsız Türkiye bayrağı dalgalanmaya başladı.

O günden bu yana, Erdoğan emperyalist zincirleri kıra kıra yürüyor. Takvimlerin 15 Temmuz'u gösterdiği gecesi ABAD-CIA-NATO’nun gladyosu FETÖ’yü parçaladı. Devletimizin silahlarıyla milletimizin canına kast eden satılmış adamların çetesini yıkarak,  Bu ülkenin gördüğü en büyük ihaneti, yakın tarihin kaydettiği en cesur, en kahraman direnişle, milletimizle birlikte başarısızlığa uğrattı.

Ülkemizi içeriden çökertemeyince sınırlarımızı terör koridoru ile kuşatmaya kalktılar. Sınırlarımız boyunca bir terör koridoru oluşturmak isteyenlerin beslediği kiralık katillerin başını inlerinde ezdik. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe harekâtlarıyla terör koridorlarını paramparça ettik.

İşte bu gerçekler ışığında, İstanbul seçimleri sadece İstanbul’un idaresi değildir. Başkan Erdoğan’ın OSAKA ZİRVESİNE GURURLA, KARARLILIKLA OTURMASININ DA ŞİFRESİNE SAHİPTİR. Aziz Türk Milleti, Bağımsız Türkiye bayrağının İstanbul’dan dalgalandığını çok iyi bilmektedir.

23 Haziran’da Büyük Türkiye bayrağını dalgalandıran Başkan Erdoğan dalgalarının OSAKA SAHİLLERİNE varmasına da karar verilecektir. Trump Putin-Şipıng, Erdoğan’la konuşurken, yeni dünya koordinatlarını belirlerken, İstanbul’dan gelecek dalgaların sesini çok iyi duymalıdır.

SONUÇ

Başkan Tayyip Erdoğan, Ülkemizi hedef alan tüm planları nasıl büyük bir kararlılıkla bozduysa, Derin ABD-NATO’nun da, S-400’ler/F-35’ler tezgâhlarını aynı kararlılıkla bozacak.

Evet. Türkiye gücünün farkına varmıştır. Demokratik standartlarını yükselten Türkiye, karşılıklı çıkar ve saygı temelinde dünyaya açıldıkça, bölgesel bir güç pozisyonunu KÜRESEL OYUNCU olarak gösterme fırsatını kaçırmayacaktır.

Bağımsız Türkiye,   herhangi bir kampa muhtaç, mecbur ve mahkûm değildir.