Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Başkan Erdoğan’ın Kudüs Manifestosu

Bülent ERANDAÇ
19 Mayıs 2021 18:50
A-
A+

Milli şair, düşünce ve fikir adamı Sezai Karakoç ‘un Türk Milletinin hislerine tercüman olan Kudüs şiirini bir daha okuyalım. Okutalım.

Ve Kudüs şehri.

Gökte yapılıp yere indirilen şehir.

Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri.

Altında bir krater saklayan şehir.

Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi.

Ne diyor ne diyor Kudüs bana şimdi

Hani Şam’dan bir şamdan getirecektin

Dikecektin Süleyman Peygamberin kabrine

Ruhları aydınlatan bir lamba

İfriti döndürecek insana:

Söndürecek canavarın gözlerini

İfriti döndürecek insana

Ve Kudüs'ü terk ettiğin o ikindi

Birinci Cihan Harbi günü vakti

Kan sızdırıyor kaburga kemikleri

Karlı dağlardan indirdiğin atların

Bir evde perdeyi indiriyor bir kadın

Mahşerin perdesini kıyametin perdesini

Ağlıyor yere inen saçları

Göğü yırtan kefen beyazı elleri

Ve Kudüs şehri. 

Gökte yapılıp yere indirilen şehir.

Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri.

Yeşile dönmüş türbelerin demiri

Zamanın rüzgâr gibi esen zehriyle

Ve yatırlar patır patır kaçıyor geceleri

Boşaltıyorlar işgal edilmiş bir şehri boşaltır gibi

Kaçıyorlar Lût şehrinden kaçıyor gibi

Tuz heykele dönüşmemek için Tanrı gazabıyla

Susmuş minarelerin azabıyla

Yıkılmış cami kubbelerinin ıstırabıyla

Ve şehit kemiklerinin bakışı bir başka bakış

Artık burada taş bile durmak istemez

Ve ayı görmek istemez zeytin ağaçları

Eğilerek selâmlamazlar hilâli hurmalar

Artık ne Zekeriya ve ne İsa var

Sararmış bir tomar mı mucizeler

Ölülerin dirilişi şifa veren kelimeler

Ve ne de Miraçtan bir iz

Yerden yükselen kaya

Ve Kudüs şehri. 

Artık yer şehri, toprak şehri.

Bakır yaprakların, çelik göğdelerin, acımasız yüreklerin

Demir köklerin, tunçtan ve uranyumdan dalların.

Kurşundan çiçeklerin şehri.

Gülle kusuyor ana rahmi

Bomba parçalıyor beynini bebeğin

Tanklar saldırıyor evlere bir anda ev yok tank var

Uçak var gök yok utanç var

Ve kime karşı bütün bunlar

Masum Müslümanlara karşı

Binlerce yıl oturdukları yurtta kalmak isteyenlere karşı

Ve kim tarafından bütün bunlar

Romanın, Babilin, Asurun ve Firavunların

Ve nice milletlerin zulmünü görenler tarafından

Zalime olan öcünü mazlûmdan almak

Zalim olmak ve en zalim olmak

Ve artık ne İbrahim ne Yakup ve ne Musa var

Tersinden okunan Tevrat hükümleri

Karaya boyanmış mezmurlar

Ve Kudüs şehri. 

İçiyle ve ruhuyla suskun

Göklere kaçmış hayaliyle

Bir pervane gibi ışığa uçmuş gönlüyle

Bir başka âleme göçmüş hakikati

Tanrı katına varmış

İki elini kavuşturup divana durmuş

Hüküm istemiş

Yeryüzüne yeryüzü kadısına

Hüküm ki:

Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir

Ve haksız yere insan öldürenin cezası ölüm

Ve fitne, arzı fesada verme, daha büyük suç adam öldürmekten

Fitne bastırılıncaya kadar savaşın!

Yeryüzünden fesat kalkıncaya kadar

Ey insanlık, ey insanlar

Ey gündüzden daha gündüz,

Hakikatten daha hakikat

Müslümanlar.

Manifesto

Kadir gecesinden başlayarak bütün Müslüman âlemine bayramı zehir eden İsrail’in zulmü ve katliamı yaşanıyor. Amerika ve Avrupa seyrediyor. Arap Birliği, İslam İş birliği Teşkilatı dağınık ve kararsız. Dünyada 1,8 milyar Müslüman yaşarken 17 milyon da Yahudi var. 1948’den bu yana Filistin’i adım adım yutuyor.

Bu durum nasıl oluyor diye sadece konuşuluyor. Her şeyi bir tarafa bırakınız. Müslümanların ilk kıblemizi koruyamaması ızdırap vericidir. İnsanlık dramı ve acizliktir.

Böyle bir perişan tablo içinde sadece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan isyan ediyor. Müslümanların intifada duygularını canlandırmak için çırpınıyor.

Başkan Erdoğan dünyaya seslendi:

‘’Kudüs’ten ve Filistin’den gelen acı haberlerin burukluğu içerisinde geçirdik. Maalesef birilerinin “Kudüs’ten bize ne” yaklaşımlarına şahit olabiliyorsunuz. Hz. İbrahim’den Hz. Süleyman’a kadar, Resulü Ekrem’in Miraç’a çıktığı yer Mescid-i Aksa’dadır. Hz. Ömer Kudüs’ü fethettiğinde Hristiyanlara dokunmamıştır.

Sayın Biden, sözde Ermeni soykırımında Ermenilerin yanında yer aldın. Şimdi de ciddi manada orantısız bir saldırı ile Gazze’ye saldıran ve yüz binlerce insanın şehadetine vesile olan bu olayda siz kanlı ellerinizde bir tarih yazıyorsunuz.

Filistin toprakları da kanla zulümle yıkanıyor. Siz de buna destek veriyorsunuz.

Filistin halkının intifada olan İsrail saldırılarına karşı hep yanında olduk, olmayı da sürdüreceğiz. Sınırları belli olmayan İsrail devleti, insanlığa karşı suç işlemeyi sayanların elinde terör aygıtına dönüşmüştü.

Kendi başbakanlarını dahi öldürmekten çekinmeyecek kadar işi ileri götürmüşlerdir.

Bir Yahudi başbakan bana öyle demiştir. “Generalliğimde ne zaman ki Filistinlileri öldürüyordum, bana en büyük zevki o veriyordu.” Türkiye ziyaretinde bu şahıs Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına bunları söylüyordu.

Bunlar zaten terörden gelmişlerdir. Hepsi terör içerisinde yetişmiştir. Şu anki de aynı.

Filistinli çocukların bombalarla ölmesiyle ilgilenmeyenler, İsrailli çocukların siren sesleriyle korkmasını göstermektedir. Filistin’de yaşanan trajediye arkasını dönenler aslında yarın başlarına geleceklerin tohumlarını ekmektedir.

Şu anda Avrupa’ya sesleniyorum, şu anda onlara bir şey hatırlatıyorum: Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çeken Avusturya devletini telin ediyorum.

Böyle bir resmi makama bir terör devletinin bayrağını çekmek terörle izdüşümü bir hayat yaşamak demektir. Avusturya devleti herhalde soykırıma tabi tuttukları Yahudilerin faturasını Müslümanlara bırakmak istiyor.

Aynı şekilde İsrail'in Kudüs'te ve Gazze'de yaptıklarına destek veren diğer ülkelerde çocuk katillerinin günahlarına ortak olmak suretiyle tarihe, insanlığa karşı işledikleri bu suçun karasıyla anılacaklardır.

Türkiye tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi Filistin’de de iki devletli adil çözümden yana olduğunu belirtmektedir. Başkenti Kudüs olan Filistin devleti kurulması için her platformda çaba göstereceğiz. BMGK, İslam İş Birliği Teşkilatı ve diğer tüm uluslararası kuruluşları harekete geçmeye çağırıyoruz…”

Büyük Resme Bakalım

Bir daha açık konuşalım. Karşımızda Emperyalist Üst Aklın Siyonist planı adım adım yürütülüyor. Emperyalistlerin derin odakları, 1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde topladıkları dünya Siyonistlerinin ortaya koydukları BÜYÜK İSRAİL PROJESİ’NİN gözleri kan bürümüş biçimde kararlıkla sürdürüyor.

Katolik bir Hristiyan olan ABD Başkanı Biden ‘Ben Siyonistim ve Siyonist olmak için Yahudi olmaya gerek yok’ diyorsa, derin ABD’nin bu planın arkasındaki odaktır. ABD’yi, Siyonist olduğunu söyleyen Biden idare ediyorsa; İsrail’in Orta Doğu’yu ateş gölüne çevrilmesi ve İslam dünyasını yakacakları bellidir.

Siyonist Planın 7 Aşaması

İlk Dünya Siyonist Kongresi, 29-31 Ağustos 1897 tarihinde İsviçre’nin Basel kentinde toplandı. Siyonist planı açıkladı. Bu plan derin ABD-Emperyalist Siyonistler tarafından 7 aşama olarak geliştiriliyor:

1) Yahudiler’in Filistin'e geri dönmeleri.

2) Yahudi Devleti'nin kurulması. (14 Mayıs 1948 kuruldu.) 

3) Kudüs'ün başkent ilan edilmesi. (ABD'nin Kudüs'te büyükelçilik açması ile bu aşama tamamlandı.) 

4) MESCİD-İ AKSA’nın yıkılması; eski Süleyman Tapınağı’nın yerine yeni Süleyman Tapınağı inşa edilmesi.

5) Dünyanın İsrailoğulları dâhil, tüm uluslarına İncil'in vaaz edilmesi.

6) Türbülasyon (Felaket dönemi). Yedi yıl sürecek olan felaket dönemi ve Deccal'in gelişi. 

7) Armagedon savaşı. Hatay ovasında yapılacak savaş. (Deccal'in yenilmesi ve Mesih'in krallığını kurması.  Başkenti Kudüs olan Yahudi Krallığının dünyayı yönetmesi.)

Artık Yeter

İsrail’i durdurmak için mücadele edelim, tamam. Yeter değil. Yarın durdurulsa bile ondan sonra yine kan kusacak. Önemli olan Siyonizmin ne olduğunu açık açık konuşalım. Bilmeyenlere öğretelim.

Emperyalistlerin üst aklın ‘Siyonist plan’ adı altında; terör, ırkçılık, milliyetçilik temelli çatışma tezgâhlarının aslında bir emperyalist planı yürüttüğünü, yürütmekten vazgeçmeyeceklerini görelim.

Karşımızda; Müslüman dünyaya, Müslüman coğrafyaya derin bir operasyon demeti ile karşı karşıya bulunduğumuzu bilerek, daha etkili olabilmek için ne yapılacağına karar verelim.

Derin ABD’nin Siyonist planı yürütülürken, mücadele tek tek olmaz. Artık yeter. Müslüman dünyanın sosyolojik, güvenlik, ekonomik, ideolojik ve din boyutuyla masaya oturması ve ortak mücadele kararlarının alınmasından başka önemli bir yol yoktur.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yıllardır isyan ediyor. “Dünya Beşten Büyüktür” diyerek haykırıyor. İşte İsrail, Müslüman Filistin’i boğuyor, Gazze’ye bomba yağdırıyor. BM’nin beş devletinden oluşan (ABD-İngiltere-Fransa-Rusya –Çin) güvenlik konseyi ne yapıyor?

BM Güvenlik Konsey’inden İsrail’e karşı alınan hangi karar uygulandı?

Ortak karar çıkmaz. Alınan kararlar da uygulanmadı. Uygulanmaz. Derin ABD-Avrupa uygulatmaz.

TARİHİ KARAR-TARİHİ DURUŞ YOKSA belli ki derin ABD-Avrupa ve İsrail jeopolitik, jeoteolojik ve jeoekonomik planı uygulayacaklar.

Son Söz

“Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Ve haksız yere insan öldürenin cezası ölümdür.

Fitne bastırılıncaya kadar savaşın! Yeryüzünden fesat kalkıncaya kadar. Ey insanlık, ey insanlar. En gündüzden daha gündüz, Hakikatten daha hakikat, Müslümanlar’’

(Sezai Karakoç)