Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

ABD-İngiltere’nin Çin Kuşatması

Bülent ERANDAÇ
09 Haziran 2022 23:19
A-
A+

ABD Başkanı Biden, Güney Kore ve Japonya gezisini sürdürürken yeni dünya düzeninde kurguladıkları “Çin Kuşatması” planlarını uygulamaya soktu. 
Ocak 2021'de göreve gelmesi sonrası çıktığı ilk Asya turunun ikinci durağı Japonya'da bulunan Biden, Tokyo'da IPEF'in lansmanını yaptı. ABD Başkanı Joe Biden, Japonya dahil 13 ülkeyle "Hint-Pasifik Ekonomik Çerçevesi"ni (IPEF) başlattıklarını duyurdu. IPEF'te ABD ve Japonya'nın yanı sıra Hindistan, Güney Kore, Avustralya, Endonezya, Tayland, Singapur, Malezya, Filipinler, Vietnam, Yeni Zelanda ve Brunei yer alıyor.
"Yeni kuralları yazıyoruz" diyen Biden, "Bugün bir amaç için buradayız. 21. yüzyılın ekonomisinin geleceği büyük oranda Hint-Pasifik'te yazılacak" ifadelerini kullandı. Biden, IPEF'in yeni üyelerin katılımına açık olduğunu aktardı. Ekonomik vizyon yarışında çekişme yaşanacağını kaydeden Biden, IPEF'in yarışı zirveye taşıması gerektiğini kaydetti. 'Bölgede iş birliği, istikrar, refah, kalkınma ve barış hedefliyoruz' Halihazırda üye hacmiyle IPEF, dünya gayrisafi milli hasılasının yüzde 40'ına denk geliyor. Kyodo ajansına göre, 13 ülkenin IPEF'e yönelik ortak açıklamasında, "Ekonomilerimizi geleceğe hazırlamak için IPEF'in kuruluş sürecini başlatıyoruz. Bu inisiyatifle bölgede iş birliği, istikrar, refah, kalkınma ve barış hedefliyoruz" dedi. 'Yeni partnerlik' şeklinde tanımlanan inisiyatif, yüksek standartlarda ticaret, ekonomilerin dijitalleşmesi, tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve altyapı yatırımlarının kolaylaştırılmasını kapsıyor.

NATO 2030 STRATEJİSİ HEDEF: ÇİN

14 Haziran’da Brüksel’de yapılan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde 2030 Stratejisi kabul edildi. Stratejide, Rusya’dan daha çok, Çin ağırlıklı olarak NATO’nun hedefi haline getirildi. ABD açısından Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi stratejik bir sorun olarak görüldü. Amerika’nın Sesi, NATO 2030 stratejisi kabul edildikten sonra, Derin ABD’nin görüşü şöyle dile getirdi:

“Kuşak Yol Girişimi'nin hedefi Türkmenistan değil, Batı Avrupa ve pazarı. Çin'in ticari nüfuzunu görüyoruz. Bu askeri bir nüfuz değil. Ulaşım ağları, telekomünikasyon ağları, enerji sistemleri üzerinden ticari nüfuzunu göstermek. Buradaki fikir, Avrupa ekonomisine ayak basmak. Ulusal hükümetler ve NATO gibi uluslararası kuruluşlar tarafından ticari olarak birden fazla düzeyde ele alınması gereken bir Çin etkisi mevcut.”

İŞARET FİŞEĞİ AUKUS PAKTI

ABD Başkanı Joe Biden, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Avustralya Başbakanı Scott Morrison, yeni güvenlik iş birliği anlaşmasını ortak bir açıklama ile dünya kamuoyuna duyurdu. AUKUS, ABD,IINGILTRE ,Avustralya’nın İngilizce kısaltmalarından (A-UK-US) oluşuyor. Anlaşma ile üç ülke; teknolojinin yanı sıra, endüstri merkezleri ve tedarik zincirlerini de paylaşıma açıyor. Üç ülke, anlaşmanın öneminden bahsederken, Çin'in de giderek büyüyen bir askeri varlığı bulunan, Hint-Pasifik bölgesindeki çıkarlarını korumak istediklerinin altını çiziyor. Biden, Johnson ve Morrison tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadeler öne çıkıyor:
"AUKUS şemsiyesi altındaki bu ilk girişimle, Avustralya Kraliyet Donanması'nın nükleer enerji ile çalışan denizaltı elde etmesi konusunda Avustralya'yı desteklemek için ortak bir kararlılık içindeyiz.
"Avustralya'nın bu kapasitesi, Hint-Pasifik bölgesindeki istikrarı destekleyecek ve ortak değerlerimiz ve çıkarlarımız doğrultusunda da konuşlandırılacaktır."
Ortak liderler açıklamasında, Avustralya'nın nükleer denizaltı kapasitesini elde edeceği tarih için de "mümkün olan en kısa sürede" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, Avustralya'nın nükleer silah sahibi olmayan ülkelerin uymak zorunda olduğu kurallara bağlı olmayı sürdürdüğü de vurgulandı.
Savunma anlaşmasının, siber güvenlik ile yapay zeka başlıklarının yanında ve "ek denizaltı kapasiteleri" noktasında da işbirliğini içerdiği kaydedildi.

BBC ANALİZİ

İngiltere hükümeti, bunun çok önemli bir savunma anlaşması olduğunu söylüyor. Üç ülke lideri, bu anlaşmanın önemini göstermek, iş birliği açıklamasının yapılacağı video konferansta birlikte yer aldı. Anlaşma aynı zamanda, Hint-Pasifik bölgesinin İngiltere ve ABD için artan önemini de gösteriyor. Bu anlaşmanın iki ülke için sonuçları olacak. Birinci etkisi, dizel elektrikli denizaltı filosu yapımı için Avustralya ordusu ile anlaşma imzalamış olan NATO müttefiki olan Fransa'ya olacak. O anlaşma artık öldü. İkincisi ise Çin. İngiliz yetkililer, her ne kadar bu savunma anlaşmasının herhangi bir ülkeye karşı olmadığında ısrar etse de İngiltere hükümeti anlaşmanın, bu bölgede güvenlik ve istikrar ile yasalara bağlı düzeni korumakla ilgili olduğunu söylüyor. ABD, İngiltere ve Avustralya'nın, Hint-Pasifik bölgesinde giderek artan Çin askeri varlığından ortak bir endişe duydukları sır değil.

BU HATTA ÇOK DİKKAT...

'NATO-ISVEÇ- FINLANDIYA-ARKTİK- KUZEY KUTBU''

İsveç ve İskandinavya’nın NATO’ya girişi değil, ABD’nin İskandinavya’ya girişinin arka planı “Çin Kuşatmasına” kadar giden bir süreci içermektedir.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği bağlamında, ABD, Kuzey denizini Baltık denizini-Kuzey Kutbunu tam kontla alacak.

Kuzey Kutbunun ABD tarafından kontrolü bir taraftan bölgenin donmuş deniz altındaki enerji kaynakları, üstünde hava deniz üslerine imkân verecek.

RUSYA UYARISI:
Rus Dışişleri: Kuzey Kutbu bölgesi uluslararası bir çatışma alanına dönüşüyor
Rusya Dışişleri Bakanlığı Özel Yetkili Elçisi Korçunov, Kuzey Kutbu bölgesinin uluslararası bir çatışma alanına dönüştüğünü, bunun çok endişe verici bir eğilim olduğunu belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Özel Yetkili Elçisi ve Rusya'nın Arktik Konseyi'ndeki Baş Yetkilisi Nikolay Korçunov, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurularına ilişkin yorumunda Kuzey Kutbu bölgesinin uluslararası bir çatışma alanına dönüştüğünü, bunun çok endişe verici bir eğilim olduğunu söyledi.
Korçunov, “Yüksek enlemlerde uluslararası askeri faaliyetlerin arttığını görüyoruz. Askeri faaliyetler uluslararası hale getiriliyor. Bu elbette çok endişe verici bir eğilim, Kuzey Kutbu bölgesi uluslararası çatışma alanına dönüşüyor. Bundan endişe duymamamız mümkün değil” diye konuştu.
Rus diplomat, “Finlandiya ve İsveç'in geleneksel politikası, askeri ittifaklarla katılmama politikası uzun zamandır yüksek enlemlerde barış ve istikrarı korumaya yönelik sağlam bir temel oluşturuyordu. Söz konusu ülkelerin beklenen NATO katılımının bu hedefe ulaşmada katkıda bulunması mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.

ARKTİK BÖLGESİNİN ÖNEMİ

Eski Yunan’ın kıymetli kâşiflerinden Pytheas’ın gördüğü kutup ayılarından esinlenerek Arctos yani “Ayı” adını verdiği Arktik, dünyanın kaderini de belirleyecek.

Bölgeyi jeopolitik açıdan önemli kılan unsur ise buzulların erimesiyle Avrupa-Asya arasında yeni deniz yollarının ortaya çıkması.

STRATEJİK MERKEZLERE GÖRE, “Rus Süveyş Kanalı” olarak, Çin’e göre ise ‘Kuzey Kutbundaki İpek Yolu’ olarak nitelendirilen Kuzey Buz Denizi, Kuzey Kutbu, Soğuk Savaş sırasında Rus ve Amerikan deniz kuvvetleri arasındaki satranç tahtası idi ve şimdi daha ziyade Ortadoğu’yu aratmayacak yeni ticari, siyasi, askeri ve diplomatik bir çatışma alanı olacak gibi görünüyor.

Arktik Okyanusu’na kıyıdaş olan Rusya, ABD, Kanada, Norveç ve Danimarka, Arktik Beşlisi (veya Arktik ülkeleri) sessiz bir rekabetin içinde.

İzlanda, İsveç ve Finlandiya ise Arktik Okyanusu’na doğrudan sınırları olmamalarına rağmen bu bölgede statüyü kazanmak için mücadele eden ülkeler arasında.

Arktik Okyanusu güzergahı, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda artan buz erimeleri sebebiyle sadece Temmuz-Ekim ayları arası dönemde kullanılabiliyor. Asya, Avrupa ve Amerika kıtaları arasında nakliye için kullanılan deniz yollarına kıyasla zaman ve yakıt tasarrufu sağlıyor.


Zira Güney Kore ile Almanya arasındaki yolculuk, Ümit Burnu güzergahı üzerinden 46 gün, Süveyş Kanalı üzerinden 34 gün sürerken, Kuzey Deniz Hattı (Arktik rotası) üzerinden sadece 16 ila 23 gün sürüyor.

Çin’in yaptığı araştırmaya göre iklim politikaları ve küresel ısınma seviyeleri böyle sürerse 2054-2058 arasında Kuzey Buz Denizi tamamen erimiş ve %100 kullanıma hazır hale gelmiş olacak.

Rotanın geçtiği Rusya’ya ait arktik bölgenin kullanıldığı deniz seferi, Çin, Rusya ve Avrupa arasında yeni bir stratejik ticaret rotasının doğmasının da önünü açtı.


Dünyanın en büyük nükleer buzkıran filosuna sahip Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu (Rosatom), son yıllarda Aden Körfezi’nde meydana gelen korsanlık olaylarına atıfta bulunarak, korsanların olmadığı ve güvenlik gerekçesini ileri sürerek söz konusu rotanın kullanılmasını destekliyor ve teşvik ediyor.

Güzergahın çoğunun Rus ekonomik bölgesine bitişik sulardan geçtiğinden ve bundan dolayı geçmek isteyen gemilerin, Rus hükümetine bağlı Kuzey Denizi Yolu İdaresi’nden izin almaları gerekiyor.

Yamal üretim tesisinden sıvılaştırılmış gaz taşıyan ilk Rus kargo gemisi ise, Arktik Okyanusu yolu üzerinden 19 günlük bir seferle geçen yıl temmuz ayında Çin’e ulaşmıştı. Bu, Süveyş Kanalı yolundan gerçekleştirilen seferden 16 gün daha kısa süre.

Bu pek bahsedilmeyen adım, dünya ticaretinin yüzde 90’ının deniz yolları üzerinden yapıldığı göz önüne alındığında, küresel ticaretin seyrini değiştirmeye aday.


Yeni rota ABD kontrolündeki, Kanada’ya ait Kuzeybatı geçidinden (Northwestern Passage) sağlanan, Atlantik-Pasifik geçişine de bir alternatif yarattı.

Kuzey Buz Deniz yolu sadece ticari açıdan değil enerji taşımacılığı ve güvenliği açısından da önemli. Rusya, Kuzey Deniz hattını Avrupa’ya doğalgaz ihracı için hayati önemde görüyor.


16.yüzyılda şartlardan dolayı sadece 3 ay kullanılabilen bu ticaret hattı 2018 itibariyle gelişen teknoloji kullanımı ile 8 ay boyunca kullanılabilecek hale getirildi.

Bahsettiğim gibi bölgenin rekabet alanı haline gelmesini sağlayan bir diğer temel etken enerji kaynakları. ABD, Jeolojik Araştırma Kurumu’nun (USGS) çalışmasına göre, bölgede 90 milyar varil petrol, 48 trilyon metre küp doğalgaz ve 44 milyar varil doğalgaz sıvısı olduğu tespit edildi.

2018 yılının kanıtlanmış toplam üretilebilir petrol rezervi olan 1,7 trilyon varile ve 193.5 trilyon metre küp doğalgaz rezervine göre değerlendirildiğinde Arktik bölge, dünya petrol rezervinin & 6’lık, dünya doğalgaz rezervinin de yaklaşık & 25’lik kısmına tekabül ediyor.

SONUÇ

ABD Başkanı BİDEN’İN Rusya ve Çin’e yönelik derin ABD planlarını uyguladığı gözleniyor. Nitekim Ukrayna savaşı sürecinde, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi yapılması girişimlerinin arka planında bu bölgenin geleceği de yatıyor.

Yeni Dünya düzeninde de Cebelitarık, Süveyş Kanalı, Kızıl Deniz, Bab-ül Mendeb ve Güney Çin Denizi gibi su yolları, küresel ticaret ve enerji piyasasını kontrol altında tutmayı hedefleyen ABD-İngiltere’nin Ukrayna savaşı sonrası PROJLERI hızlandırması dikkatlerden kaçmamalıdır.

Kuzey Kutbu bölgesi uluslararası bir çatışma alanına dönüşüyor. Kuzey denizindeki donmuş bölgelerden çok artacak deniz trafiği, ABD- İngiltere-Rusya-Çin-Avrupa-Atlantik bağlantılarındaki Arktik Bölgesi, tam bir ABD-Çin 21. Yüzyıl savaşı sahası olarak gündeme girecek.