Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

31 Mart’ta Aziz Milletin Feraseti

Bülent ERANDAÇ
01 Nisan 2019 17:01

AZİZ Türk milleti, daha güçlü, daha müreffeh ve daha istikrarlı bir Türkiye için oylarını kullandı.

Verdiği kararla, Başkanımız Tayyip Erdoğan'ın önünü açtı, 16 Nisan ve 24 Haziran'da yerine oturan 2 ayak, bu seçimle 3'üncü ayağına kavuştu.

Erdoğan'ın 17 yıldır adım adım getirdiği halk devrimini tamamlaması ve 2023 hedeflerine ulaşması yolunda yürümesi mesajını verdi.

Bugünden itibaren içte ve dışta, Başkan Tayyip Erdoğan'ın, maratonu başlıyor.

Aziz milletin oylarının içe yönelik verdiği mesajlar şöyledir.

Aziz millet Başkan Erdoğan'a verdiği destekle, küresel odakların FETÖ, PKK, YPG, SDG ve DEAŞ'LA etkin mücadeleyi desteklediğini, Yeni Türkiye'nin kurumsal yapılandırmasında hızla yol almasını, son 17 yıldır gösterdiği ezber bozan kararlılıkla yola devam etmesini istedi.

Yeniden canlanan "direniş bilinci"nden çok memnun olduğunu, sadece kendi kaderini değil, İslam dünyasının geleceğini de tayin etme yolunda yürümesini, Türkiye'ye karşı yürütülen şeytani stratejileri parçalayacağına olan inancını bir kez daha deklare etti.

Aziz millet, uzun yıllar ilk kez seçimsiz 4 buçuk yıllık gelecekte, demokrasi destanı yazması için Başkan Tayyip Erdoğan'a inandığını ilan etti. Verdiği mesajlarla, nasıl bir siyasetin takip edileceğini hissettirdi.

Aziz Türk milleti, ülkemizin kaderini Erdoğan'a bağlamıştır.

Önünü açmış, "Önden sen yürüyecek, biz arkandan geleceğiz" demiştir.

Evet, Başkan Erdoğan gelecek seçimsiz geçecek 4 buçuk yılda koştukça, Aziz millet de millet arkandan koşacaktır.

Başkanımız Erdoğan için, önümüzdeki 4 buçuk sene büyük Türkiye olma yolunda çok önemlidir.

Aziz millet arkasında olduğunu açıkça gösterdiği için Erdoğan, Türkiye'nin tamamının Başkanı olarak, 17 senedir sürdürdüğü bağımsız ve dik duruşu aynen devam ettirecektir.

Cumhurbaşkanımız aziz milletten aldığı destekle, bekamıza kast edenlere hak ettikleri dersi layıkıyla verme yolunda emin adımlarla yürüyecektir.

Daha müreffeh bir ülke inşa edilmesi, siyasi ve ekonomik reformlarını hızla devreye sokması, dış politika konularını milli birlik ve beraberlik duygusuyla yönetme kararlılığı, dünyanın önde gelen bağımsız ülkelerinden biri olma halimizi tahkim etmesi, milletle devlet kucaklaşmasını kökleştirmesi, önümüzdeki 4 buçuk yılın hayati başlıkları olacaktır.

Yeni Türkiye'de özgürlükleri garanti altına almak ve demokratik konsolidasyonu sağlayacak şekilde yeni sistemin "güçlü" kurumsallaşmasını sağlamak Başkan Erdoğan için önemli hedeflerdir.

Nisan ayından başlayarak Başkan Erdoğan'ın ajandası çok yüklü.

DIŞ POLİTİKA gündeminde sıcak konular var. ABD'nin ve Rusya'nın yakın coğrafyamızı dizayn etme yolundaki açık ve gizli senaryoları, ABD-Avrupa ve ABDÇin çekişmelerinin Türkiye'nin gönül coğrafyasındaki koordinatlarına dokunuşu, başlı başına büyük liderlik gerektiren konulardır.

ABD Başkanı Trump'ın son Golan kararı, Ortadoğu'da yeni çatışmaların fitilini ateşleyecektir.

Washington ile Ankara arasındaki S-400 uzlaşmazlığı-F-35 uçaklarını vermeme kararındaki Pentagon'un hasmane tutumu, Başkanımız Erdoğan'ın başlıca manevralarını etkileyecektir.

Önümüzdeki 4.5 yıllık seçimsiz dönemde, Başkanımız Erdoğan'ın, ABD-İsrail koridorunu parçalayan hamlelerinin devamını getirecek, Suriye'de yeni anayasa-yeni hükümet konularında, tarihi ataklarına konu olacaktır..

GOLAN İŞGALİNİN SON PERDESİ VE YENİ DİNAMİKLER

GOLAN İŞGALİ, SÖZ DE ‘NİL’DEN FIRAT’A SİYONİST PROJESİDİR

Evanjelist Hıristiyan Trump’ın Golan kararı, bu kararı sağlayan Haçlı-Siyonist senaryo, Türkiye’den bağımsız değildir. Osmanlı coğrafyasını paylaşanların yeni tezgâhlarının ardında ki, Nil’den Fırat’a kadar sözde vaat edilmiş topraklar rüyası gören Evanjelist hiristiyanların rüyasıdır. Büyük İsrail’i n adım adım kurulmasıdır.

Unutmayacağız.Müslüman dünyayı cetvelle çizen Sykes-Pıcot, Anadolu’ya çökmeye çalışan Sevr,revize edilerek her an karşımıza çıkabilir.Anadolu ve Mezopotamya’da,Doğu Akdeniz’de,Balkanlarda,Kafkasya’daa hiçbir mesele, Türkiye’den bağımsız değildir.

Yüzlerce yıllık hesaplar masalarda dolaşıyor. Yakın tarihe dikkatle bakılmalı.1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgedeki bütün savaşlar Arap topraklarında yaşanıyor. O tarihten bu yana bütün bu savaşlarda Müslümanlar kaybetti.  Şimdilerde, ABD ve İsrail, jeopolitik adımlarını, petropolitik senaryolarla takviye ederek, Büyük İsrail’i kurmaktadırlar. Trump’ın “Golan” çıkışı, sözde, Yahudilere, vaat edilmiş topraklar felsefesine göre, yürüyüşün habercisidir.

Irak’ı işgal eden Bush,’Haçlı seferi başlamıştır’demişti. Suriye’de PKK ile kolkola yürüyen Trump, Suriye savaşının arkasındaki hesaplarını Golan’la daha ileriye taşımıştır. Irak işgalinin jeopolitik sonuçları yeni gelişmeler göstermektedir. Suriye-Akdeniz, sonrasında İran ve Türkiye vardır.

Trump’ın ruhuna dikkat. Suriye’nin Kuzeyi için, Türkiye’nin güneyinde kalan yüzlerce kilometrelik koridor için kurguladıkları senaryonun, artık,’Büyük İsrail’olduğunu görmeyen kördür.Fırat-Dicle, sözde ,’Nil’den Fırat’a kadar bir Müslüman dünya projesi olarak evanjelist hiristiyan Trump ve derin Amerika’nın gündeminde devamlı yer almaktadır.

Yüz yıllık,  hesaplar, dosyalar Evanjelist Hıristiyan mahfillerde masalarda konuşulmaktadır.Golan’ın işgalinin tamamlanması, Türkiye’nin Güney sınırlarının değiştirilmesi ile örtüşmektedir.Kudus’ü işgal eden,Golan’ı işgal eden,Haçlı Siyonistlerin gözü HATAY’DADIR.FIRAT’TADIR

SONUÇ

Evanjelist Hıristiyan, haçlı-Siyonist mahfillerin hedefinde neden Cumhurbaşkanımız Erdoğan olduğunu çok iyi anlamalıyız. Golan işgali kararının merkezinde, senaryolar gereği Türkiye vardır. Erdoğan vardır.

Erdoğan’ın ABD-İsrail Irak-Suriye koridorunu parçalamasının altında ezilmektedirler. Erdoğan’ın gür sesi var oldukça, tavrımız, Müslüman dünyanın kılcal damarlarına kan olarak gittikçe, Türkiye’yi yöneten bağımsız Türkiye kararlı Erdoğan var oldukça daha çok haçlı-Siyonist senaryoyu paçavraya çevirme gücümüz olacaktır.

Evet. Nil’den Fırat’a kadar, sözde Yahudilere, vaat edilmiş topraklar paylaşımına Erdoğan-Türkiye engel olmuştur, olacaktır. Bu nedenle GOLAN’A SADECE BİR TOPRAK PARÇASI OLARAK BAKMAYINIZ.