İngiltere merkezli New Statesman dergisi, Trump’ın İran politikalarını ve ABD’nin küresel güç kaybını dikkat çekici bir kapakla ele alarak Beyaz Saray'ı bekleyen sonu yazdı.
“Düşüş” kapağıyla çıkan dergi, Washington yönetiminin izlediği stratejinin bir felakete sürüklendiğini ve ABD’nin küresel liderlik rolünü hızla aşındırdığını yazdı.
Kapakta, ABD’nin simgesi olan kartalın sırtından okla vurulmuş şekilde tasvir edilmesiyle ülkenin kendi politikalarının sonuçlarıyla sonunu getirdiğinin mesajının verildiği aktarıldı.
"Amerikan İmparatorluğu'nun sonu" başlıklı John Gray imzalı analizde, Trump’ın İran’a yönelik operasyonlarının başlangıçta hedeflenen “yok edilmiş nükleer kapasite” iddiasından saptığına dikkat çekildi. Analizde, ABD liderinin şimdi Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve savaş öncesi düzene dönme çabasında olduğu belirtilerek, bunun “geri dönüşü olmayan bir yol” olduğu vurgulandı.
Yazıda, Orta Doğu’daki savaşın yalnızca askeri dengeleri değil, ABD’nin finansal hegemonyasının temelini de sarstığı ifade edildi. İran’ın bölgedeki etkisini yeniden artırdığına dikkat çekilirken, olası bir ABD kara harekatının Vietnam, Afganistan ve Irak savaşlarının toplamından daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Analizde, Trump yönetiminin zafer ilan ederek geri çekilmesinin de mümkün olmadığı belirtildi. Böyle bir senaryonun, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün fiilen İran’a bırakılması anlamına geleceği kaydedildi.
Bloomberg: İran savaşı ABD’nin küresel konumunu zayıflattı
Bloomberg’in analizine göre, Donald Trump yönetiminin İran'a karşı yürüttüğü askeri kampanya ve ardından gelen kırılgan ateşkes sürecinin, uluslararası kamuoyunda ABD'nin stratejik bir gerileme yaşadığı yorumlarına neden olduğuna yer verildi.
Avrupa ve Orta Doğu'daki diplomatik kaynaklar, bu durumun Çin ve Rusya gibi rakip güçleri cesaretlendirirken Amerikan gücünü yıprattığı görüşünde birleşti.
Pekin ve Moskova'nın, ABD'nin askeri üstünlüğüne rağmen İran rejimini dize getirememesini dikkatle izlediği belirtildi.
Öte yandan, Trump'ın NATO müttefiklerine yönelik sert eleştirileri ve ittifaktan ayrılma tehditleri, Batı bloku içindeki savunma bağlılığına dair kalıcı şüpheler uyandırdı.
Diğer İçerikler