Nisan ayındaki seçim zaferinin ardından iktidara gelen Başbakan Péter Magyar, selefi Viktor Orbán tarafından göreve atanan Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok'u uzun süredir "Orbán'ın kuklası" olmakla suçluyordu. Seçim kampanyası dönemindeki vaatlerini yerine getirmek adına harekete geçen Magyar, cumartesi günü parlamentoya radikal bir anayasa değişikliği teklifi sundu. Sunulan metinde, "Görevdeki Cumhurbaşkanı'nın görev süresi, Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği günü izleyen gün sona erer" ifadesi açıkça yer aldı.
Tisza Partisi'nin parlamentoda nitelikli çoğunluğa sahip olması nedeniyle kabul edilmesine kesin gözüyle bakılan bu anayasa değişikliği paketi, sadece cumhurbaşkanının görevden alınmasıyla da sınırlı değil. Meclis kaynaklarına göre gelecek hafta oylanması beklenen paket kapsamında, mevcut Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok'un görev süresi anayasa zoruyla sonlandırılacak. Bunun yanı sıra anayasa mahkemesi üyeleri için emeklilik yaşının 70'e indirilmesi planlanıyor ve bu düzenlemeyle birlikte mevcut dört anayasa yargıcının doğrudan görevden ayrılması öngörülüyor. Ayrıca yeni anayasa paketiyle birlikte, Macaristan parlamentosundaki milletvekillerinin görev sürelerine toplamda 12 yıllık bir üst sınır getirilmesi hedefleniyor.
Gelişmeler karşısında geri adım atmayacağını ilan eden Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok, Başbakan Magyar'ın anayasal girişimini doğrudan demokrasiye ve hukuk devletine yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi. Pazar günü sert bir açıklama yapan Sulyok, "Asıl soru, bu gücün uluslararası alanda kabul gören ve zorunlu sayılan hukuk devleti ilkeleri ile gerçek temsili demokrasiyi ortadan kaldırıp kaldırmayacağıdır" diyerek görevinden asla istifa etmeyeceğini vurguladı. Başbakan Magyar ise Sulyok'un anayasal görevlerini yapmadığını ve Orbán döneminde muhaliflerin haklarını savunmadığını iddia ederek, "Viktor Orbán Macar halkını, onun atadığı Tamás Sulyok da Macar Cumhuriyeti'ni hayal kırıklığına uğrattı" sözleriyle hamlesini savundu.
Seçimleri kaybederek muhalefet sıralarına çekilen Fidesz Partisi, cumhurbaşkanının bu şekilde tasfiye edilmesinin ülkeyi açık bir zorbalığa sürükleyeceğini iddia etti. Perşembe günü Cumhurbaşkanı Sulyok'a destek vermek amacıyla tüm destekçilerini sokaklara ve gösterilere çağıran Fidesz cephesinde, eski Başbakan Viktor Orbán da sessizliğini bozdu. Orbán, "Tisza Partisi insani, ahlaki ve hukuki tüm sınırları aşıyor. Macar seçmenler buna yetki vermedi" diyerek yeni hükümete yüklendi.
Budapeşte'de yaşanan bu anayasa krizi, Brüksel ve uluslararası hukuk kurumları tarafından da çok yakından takip ediliyor. Anayasal konularda en üst danışma organı olan Avrupa Konseyi Venedik Komisyonundan bir heyet, geçtiğimiz hafta apar topar Macaristan'ı ziyaret ederek hem Cumhurbaşkanı Sulyok hem de hükümet yetkilileriyle kritik görüşmeler gerçekleştirdi. Heyetin raporu henüz yayımlanmazken, Avrupa Komisyonu da Macaristan'daki kuvvetler ayrılığı dengesini sarsabilecek bu anayasa değişikliği sürecini anlık olarak izlediklerini duyurdu.
Diğer İçerikler