Tibetli Aktivist Kendisini BM Merkezi Önünde Yaktı

New York’ta ikamet eden Tibetli aktivist Lobga Rangzen, Çin’i protesto etmek amacıyla kendini yakarak hayatına son verdi.

h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

2 Haziran 2026 Perşembe günü Birleşmiş Milletler’in New York'taki genel merkezi önünde gerçekleşen olayda Tibetli aktivist Lobga Rangzen, Çin’in Tibet halkına karşı uyguladığı politikaları protesto etmek amacıyla kendini ateşe verdi. Müdahalelere rağmen Lobga Rangzen hayatını kaybetti.

Perşembe günü sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklamada, Tibetli yurttaşlarını birleşmeye ve Tibet’in bağımsızlığı için savaşmaya davet etti ve yapacağı eyleme dair ipucu verdi. "Eğer bugün büyük bir eylem gerçekleştirirsem, bilmenizi isterim ki bu herhangi bir kişisel sebepten dolayı değildir. Yiyecek veya giyecek hiçbir şeyim olmadığından değil, bunu ülkem için yaptığımdandır. Tibet ulusu için." ifadesini kullandı.

Protesto, Çin’in “Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik” yasasını yürürlüğe soktuktan bir gün sonra gerçekleşti. 

2009’dan beri 150 Tibetli protestocu, Çin’in Tibet üstünde uyguladığı politikalara karşı kendini yaktı. Çin ise Tibet’teki keşiş ve manastırları Mandarin Çincesini kullanmaya zorlamakta. 2012’de BM insan hakları temsilcisi Navi Pillay, Çin’e karşı yapılan kendini yakma protestolarını “Çaresiz protesto yöntemi” olarak değerlendirmişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Cuma günkü olağan basın toplantısında kendini yakma eylemine ilişkin yaptığı açıklamada, Tibet'in çok eski zamanlardan bu yana ülke topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Pekin'in 'ilgili ülkelerin meseleyi kendi iç hukukları çerçevesinde çözeceğine' inandığını ifade etti.

Tibet İçin Uluslararası Kampanya Başkanı Tencho Gyatso, Rangzen'i 'Tibet için yılmaz bir savunucu' olarak tanımlayarak, vefatından dolayı 'derin bir üzüntü' içinde olduğunu söyledi.

Çin’in “Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik” yasası

Çin’in etnik işlere ilişkin temel yasası olan Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası yürürlüğe girdi. Mart ayında Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından kabul edilen yasa, ülkenin 56 etnik grubu arasında dayanışmayı ve ortak refahı artırmayı hedeflediğini iddia ediyor.

Düzenleme, “Çin ulusu için güçlü bir ortak kimlik bilinci oluşturma” ve “Çin ulusu topluluğu inşası” kavramlarını hukuki çerçeveye dahil ediyor. Yasa, ulusal birliği ve etnik dayanışmayı tüm vatandaşların sorumluluğu olarak tanımlarken, herhangi bir etnik gruba yönelik ayrımcılık ve baskıyı yasaklıyor.

Yetkililer, yasa kapsamında etnik azınlık bölgelerinde altyapının güçlendirilmesi, sanayi gelişiminin teşvik edilmesi, kamu hizmetlerine erişimin artırılması ve çevre koruma çalışmalarının geliştirilmesi gibi adımların uygulanacağını savunuyor.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde geçen hafta düzenlenen toplantıda Tibetli ve Uygur temsilciler, yeni düzenlemenin azınlık topluluklarını hedef aldığını savundu.

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA