Kazakistan, Sovyet sonrası dönemde en kapsamlı anayasa değişikliğine hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, daha önce reform sürecini “ulusal bir devrim” olarak tanımlamış, ülkenin siyasi sistemini modernize etmeyi ve devlet-toplum ilişkilerini yeniden düzenlemeyi hedeflediğini söylemişti. Bu kapsamda hazırlanan yeni anayasa taslağı; 15 Mart 2026 tarihinde referanduma sunulacak.
Yeni anayasa teklifinde en dikkat çekici değişikliklerden biri Kazakça’nın “esas dil” olarak tanımlanması. Bu tanım, hem devlet işleyişinde hem de eğitim-kültür politikalarında Kazakça’nın önceliğini resmiyet kazanacak şekilde ortaya koyuyor. Tokayev, bu düzenlemeyi daha önce “ulusal kimliğin güçlendirilmesi” açısından kritik olarak nitelendirmişti.
Anayasa taslağında bir diğer önemli yenilik ise devletin yönetim yapısında gerçekleşiyor. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri yeniden tanımlanırken, yürütme ile yasama arasındaki ilişkilerde daha güçlü bir denge oluşturulması hedefleniyor. Başkanlık sisteminin gevşetilerek güçler ayrılığı ilkesinin daha belirgin hâle getirilmesi, Tokayev’in daha önce “demokratik dönüşümün anahtarı” olarak adlandırdığı bir başka reform unsuru olarak kayda geçti.
Meclis yapısında değișiklikler de öngörülüyor. Yeni düzenlemelerle milletvekili sayısında sınırlı bir artış ve yasa yapım süreçlerinde şeffaflık artışı hedefleniyor. Ayrıca yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve seçim kurumlarının tarafsızlığı üzerine yeni mekanizmaların oluşturulmasına ilişkin maddeler taslakta yer alıyor.
Anayasa reformu süreci, Tokayev’in göreve geldiği ilk yıllardan bu yana gündemdeydi. Cumhurbaşkanı daha önce de demokratikleşme adımları, siyasi katılımın genişletilmesi ve ulusal kültürün korunması gibi hedefleri ifade etmişti. Yeni anayasa tasarısı, bu vizyon çerçevesinde Türkiye’deki benzer reform süreçlerine de atıfta bulunularak “ülke tarihinde bir dönüm noktası” olarak tanımlanıyor.
15 Mart’taki referandum, Kazakistan’ın iç politik rotasını belirleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor. Tasarının halk tarafından kabul görmesi durumunda devletin işleyişi, yönetim anlayışı ve kültürel öncelikleri uzun vadeli biçimde değişebilecek.
Diğer İçerikler